Harp bitmeden inmeyen tuğ…
Gövdesi el oyması ve pirinç kakmalarla işlenmiş masif ağaç üzerine pirinç giydirme, el yapımı üç ay tuğu.
Uçlar ve bağlantı noktaları pirinçten.
132 x 69 cm.
Kondisyon: 10/10
Provenance: S. Güven koleksiyonu.
Değerlendirme notu:
Türk tarihinde tuğ hükümranlık ve bağımsızlık anlamları taşıyan, bayrak, sancak, alem gibi askerî ve siyasî bir güç ve yetki işaretidir. İslâmiyet’in kabulünden önceki devirlerde sancakla beraber ve aynı makamda kullanılır, bayrakla birlikte ordu ve birliklerin önünde taşınarak yol gösterir. Tuğ kaynaklarda tepesine at kuyruğu bağlanmış, ucuna altın yaldızlı top geçirilmiş, mızrak türünden bir alâmetin adı olarak açıklanır.
Kâşgarlı Mahmud’un sözlüğünde tuğ, davul (kös), bayrak aynı anlama gelmekte ve bağımsızlık alâmeti kabul edilmektedir ve bu nedenle de bir hâkimiyet ve tanınma sembolü olarak kullanılmış ve özellikle beyliğin tanınması aşamasında tuğ, davul beraber bir sembol değer ifade etmiştir. Bu uygulama Osmanlı dönemine kadar devam etmiştir. Savaş ilânı, tuğ veya bayrak merasimi ile başlamıştır. Bundan sonra artık savaş hazırlıkları yapılır ve akına çıkılır. Tuğlar savaşlar başladığında kaldırılır ve savaş bitmeden indirilmez. Osmanlı geleneğinde Padişah yedi, sadrazam beş, vezirler üç, beylerbeyi iki, sancak beyleri ise bir tuğ sahibi olurlar.
Müzayedeye sunduğumuz tuğ ise geleneklere uygun olarak yeniden üretilmiş, Osmanlı’nın kullandığı Üç Ay Tuğu’nun türevlerinden birisidir. Üç Ay Tuğuna yıldızlar eklenmiş, Türklerin en eski tuğ geleneklerinden biri olan at kuyruğu bağlanarak oluşturulmuş, benzersiz bir parçadır.

