1919 Mısır Devrimi sürecinde, İngiliz işgaline karşı gösteriler sırasında ölenlerin cenaze alayını belgeleyen fotoğraflar.

Hilal-yıldızlı örtüler ve kalabalık tören düzeni, dönemin Mısır milliyetçi hareketi ve 1919 Devrimi ikonografisiyle ilişkilidir.

14×8,5 cm.


Kondisyon:9/10

Gümüş aynalanma (Silver mirroring) yok. Nem hasarı bulunmuyor. Kimyasal yaşlanmaya bağlı olarak kenarlarda hafifçe yukarı doğru (içe doğru) kıvrılma mevcut.


Değerlendirme notu:

Mısır milliyetçiliğinin ve sömürgecilik karşıtı direnişin en ikonik simgesi olan “dinler arası birlik” olgusunu somut olarak kanıtlayan, Orta Doğu tarihi açısından yüksek araştırma ve koleksiyon değerine sahip belge.

1919 Mısır Devrimi, dünya tarihinin en sıra dışı sömürge karşıtı hareketlerinden biridir. Bu fotoğraflardan birisinde bulunan tabut üzerindeki üç bayrak ile somutlaşan Müslüman, Hristiyan (Kıpti) ve Yahudi ittifakının arkasındaki tarihi süreç şu şekildedir: Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’na girince, İngiltere 1914 yılında Mısır’ı tamamen ilhak ettiğini açıkladı ve tek taraflı bir “protektora” (sömürge yönetimi) kurdu. Savaş boyunca Mısır halkının mahsulüne el konuldu, binlerce Mısırlı zorla cephe gerisinde çalıştırıldı.Savaş bitince, Saad Zağlul önderliğindeki Mısırlı milliyetçiler, Mısır’ın bağımsızlığını savunmak için Paris Barış Konferansı’na gitmek istedi. İngiliz yönetimi, 8 Mart 1919’da Saad Zağlul ve arkadaşlarını tutuklayıp Malta’ya sürgün etti. Bu olay, Mısır sokaklarında fitili ateşleyen hamle oldu. İngiliz sömürge yönetimi, Mısır’ı daha rahat yönetebilmek için yıllarca “Böl ve Yönet” taktiğini uygulamış, Müslüman çoğunluk ile Kıpti Hristiyan azınlığı karşı karşıya getirmeye çalışmıştı. Ancak 1919 Devrimi bu oyunu tamamen bozdu.

Minberde Papazlar, Mihrapta İmamlar: Devrim sırasında Kahire’deki meşhur Müslüman üniversitesi El-Ezher Camii’nin minberine Kıpti Hristiyan din adamları (papazlar) çıktı ve İngiliz karşıtı vaazlar verdi. Aynı şekilde Kıpti Katedrali’nde de Müslüman imamlar ve ulema halka hitap etti.

“Hilal ve Haç” Sloganı: Sokaklarda milyonlarca insan “Yaşasın Hilal ve Haç” (Long live the Crescent and the Cross) sloganlarıyla yürüdü. Fotoğrafınızda tabutun üzerinde gördüğünüz yeşil bayrak, bu birliğin resmi sembolü haline geldi.

Kadınların ve Azınlıkların Rolü: Devrim sadece erkeklerin değil; Mısırlı kadınların, köylülerin, işçilerin ve Mısır Yahudi cemaatinin de katıldığı topyekûn bir halk hareketine dönüştü.

Fotoğraftaki Cenazenin Önemi: İngiliz ordusu protestoları bastırmak için halkın üzerine ateş açtı ve yaklaşık 800 civarı Mısırlı hayatını kaybetti.

Bu fotoğraf, muhtemelen bu sokak çatışmalarında İngiliz kurşunuyla şehit düşen bir direnişçinin cenazesidir.O dönemde ölen kişi Müslüman da olsa Kıpti de olsa, tabutu bu ortak Hilal-Haç-Yıldız bayrağına sarılır, cenaze töreni siyasi bir protestoya dönüşürdü. İngilizler, karşılarında din ayrımı gözetmeyen tek bir “Mısır Milleti” gördükleri için geri adım atmak zorunda kaldılar. Bu muazzam direniş karşısında İngiltere, 1922 yılında Mısır’ın bağımsızlığını (kağıt üzerinde de olsa) tanımak ve Saad Zağlul’un ülkeye dönmesine izin vermek zorunda kaldı. 1923 yılında Mısır’ın ilk anayasası yapıldığında, bayrağın felsefesine uygun olarak “Mısır’da tüm vatandaşlar din ve ırk ayrımı olmaksızın kanun önünde eşittir” maddesi eklendi.

Bu tarihsel arka plan, bu 14×8.5 cm boyutlarındaki iki küçük kartpostalın aslında ne kadar büyük bir bağımsızlık ve kardeşlik mücadelesinin sessiz bir tanığı olduğunu gösteriyor.