• Müzayedemizdeki bu eser, Türk sanat tarihinin önemli ismi, Aliye Berger'in (1903-1974) kendisne özgü, düşündürücü ve melankolik dünyasını yansıtan değerli bir parça. Sanatçının insan figürlerine ve hissiyata olan yoğun ilgisini yansıtan bu gravür, uzun ve akıcı çizgilerle oluşturulan bedensiz figürler ve arka plandaki eski İstanbul'u anımsatan yerleşimle birleşerek psikolojik bir derinlik taşır. Bu eser, Aliye Berger'in evrensel dışavurumcu dilini, kişisel ve duygusal bir ifadeyle birleştirdiği nadir ve düşündürücü bir koleksiyon parçası. Eser Tipi: Orijinal Bakır Levha Baskısı. Sanatçı: Aliye Berger (1903-1974) Konu: Anne-kız temasına benzer, uzun, gizemli figürler, arka planda küçük çocuğunu kucaklayan, oturan bir erkek figürü ile bahçe ve arka planda geleneksel İstanbul evleri. Duygusallık ve lirik bir atmosfer hâkim. Dönem: Orijinal levha, 1950'ler veya 1960'lar civarında yapılmış olabilir. Baskının sanatçının vefatından sonra alınmış olduğu tahmin edilmektedir. Stil: Eser, Aliye Berger'in birçok eserlerinde olduğu gibi, Dışavurumculuk (Expressionism) akımının güçlü etkilerini taşıyor. Figürlerin belirsizliği, onların bir rüya, hafıza ya da bilinçaltı imgesi olduğu hissini veriyor. Sanatsal Analiz: Aliye Berger'in doğa ve figürü birleştiren, duygusal yoğunluk taşıyan Lirik Ekspresyonizm üslubunun güzel bir örneğidir. Uzun, ince ve geçirgen biçimli figürler ve arka plandaki tanıdık şehir detayı, rüya ile gerçeklik arasında bir köprü kurar. Bu teknik ve üslup, onun sanatının en aranan yönlerinden biridir. Aliye Berger'in İstanbul manzaraları daha popüler olsa da, figüratif ve duygusal yoğunluklu kompozisyonları, sanatçının iç dünyasına ve gravür dilindeki ustalığına dair önemli birer kanıttır. Teknik Analiz: Eser, gravür ve kuru iğne tekniğiyle hayat bulmuş, yüksek kaliteli, kalın gravür kâğıt üzerine basılmış. Kullanılan mürekkep, koyu kahverengi veya siyahımsı kahverengi bir tonda. Sanatçı, bakır plağı kazıyarak elde ettiği güçlü ve ifadeci çizgileri kullanıyor. Özellikle hayaletimsi insan figürleri ve akıcı dikey çizgiler dikkat çekiyor. Kondisyon: 7/10  Eserin sol üst, sol alt ve orta kısımlarında, hafif yüzeysel lekeler bulunuyor. Bununla birlikte, gravür çizgileri genel olarak keskinliğini koruyor. Sonradan yenilenmiş olan çerçeve ve paspartu ise iyi durumda.
  • Müzayedemizde yer alan bu eser, Türk resim sanatının özgün ve evrensel isimlerinden Aliye Berger’in (1903–1974) imzasını taşıyan, İstanbul manzarası temalı bir gravür baskıdır. Sanatçının fırçasından bakır plakaya taşıdığı derin duyguyu ve dinamizmi yansıtan bu çalışma, sanatçının orijinal bakır plakasından, Mustafa Pilevneli’nin denetiminde basılmıştır. Baskı işlemi sonrasında plakanın imha edilmesi, eserin özgünlüğünü ve koleksiyon değerini artırmıştır. Dinamik çizgileri, coşkulu ışık dağılımı ve nostaljik İstanbul siluetiyle bu parça, Berger’in sanatsal evreninin güçlü bir yansımasıdır. Eser Tipi: Orijinal Bakır Levha Baskısı, yüksek kaliteli, kalın, pamuk bazlı gravür kâğıdı üzerine basılmıştır. Kâğıdın hafif krem veya fil dişi tonları, baskının teknik ciddiyetini desteklerken, kullanılan koyu kahverengi mürekkep esere derinlik kazandırır. Sanatçı: Aliye Berger (1903-1974) Konu: İstanbul’da gün doğumu (veya gün batımı) manzarası. Merkezi bir noktadan yayılan ışınlar ve İstanbul silueti, dramatik bir atmosfer yaratır. Dönem: Orijinal levhanın 1950’ler veya 1960’lar civarında hazırlandığı, baskının ise sanatçının ölümünden (1974) sonra, sınırlı özel bir edisyon olarak üretildiği anlaşılmaktadır. Sanatsal Analiz: Eser, "Dışavurumculuk" (Expressionism) akımının güçlü etkisi altında üretilmiş. Sanatçı, manzarayı olduğu gibi değil, güneşin doğuşunun yarattığı coşku ve mistik etkiyi vurgulayarak resmetmiş. Minareler ve kulelerden oluşan İstanbul silueti ve denizdeki tekne görüntüsü, tanıdık bir mekanı evrensel bir duyguya dönüştürüyor. Işınların merkezden yayılarak gökyüzünü yırtması, klasik manzara betimlemesinden uzaktır; sanatçının ruh halini ve sahneye olan duygusal tepkisini yansıtır. Berger'in İstanbul manzaraları, bu enerjik ve duygusal üslubuyla ünlüdür. Teknik Analiz: Gravür tekniğinde, sanatçı doğrudan bakır plakayı keskin aletlerle kazıyor ve kendine has keskin ve kontrollü çizgiler yaratıyor. Kuru iğne tekniği ile ise daha kabarık ve yumuşak çizgiler kullanıyor. Berger'in bu eseri, her iki tekniğin dinamik bir birleşimini sergiliyor. Özellikle gökyüzündeki patlayan ışık huzmeleri ve ön plandaki figür ile topraktaki yoğun çapraz taramalar (cross-hatching), gravürün gücünü ve enerjisini gözler önüne seriyor. Eserin arka yüzünde şu not yer almaktadır: “This engraving was printed in a numbered limited edition under the direction of Mustafa Pilevneli from the artist’s original copper plate, which was then destroyed.” Bu ifade, baskının Mustafa Pilevneli denetiminde, Aliye Berger’in orijinal bakır plakasından üretildiğini ve baskı sürecinin ardından plakanın imha edildiğini doğrular. Bu uygulama, baskı sayısının (maksimum 100) kesinlikle aşılmayacağını ve her bir kopyanın özgünlük değerinin korunacağını garanti eder. Gravür sanatında plakanın imhası, serinin tamamlanmış ve sınırlı olduğunun bir göstergesidir. Kondisyon: 8/10 Baskı alanı oldukça net ve temiz olarak saklanmış ve gravür çizgileri halen keskinliğini koruyor. Kağıtta ciddi bir leke veya yıpranma belirtisi bulunmamakta. Eserin yerleştirildiği arka-plan rengi kahverengi tonlarında ve baskıyı iyi vurguluyor. Çerçeve ise hafif aşınmış veya çiziklere sahip olması ile birlikte, muhtemelen orijinal baskı çerçevesi değil.