• Cafer Bater (1940–1996), bu tablosunda bir deniz manzarası veya kıyı şeridini tuvale yansıtmış. 1980 yılında ürettiği bu eserde, ortada ve ön planda iskele babalarına bağlı birkaç balıkçı teknesi/kayık görülmektedir. Arka planda deniz, karşı sahil veya bir ada ve üzerinde bir dağ silueti yer almaktadır. Cafer Bater, suluboya tekniğinde spontane ve lirik bir anlatımı benimsemiştir. Görüntülerde yer yer boyanın akışkanlığı korunmuş, kontürler kesin çizgiler yerine suyun ve pigmentin hareketiyle oluşmuştur. Özellikle su yüzeyindeki teknelerin yansıması ve gölgelendirmeler, sanatçının tekniğe olan hakimiyetini göstermektedir. Renk paleti genellikle pastel ve kırık tonlardan oluşur; kahverengiler, griler, kirli maviler ve hafif yeşiller baskındır. Eser, figüratif bir tarza sahiptir ancak ekspresyonist suluboya yaklaşımını yansıtır. Manzara, detaydan çok atmosferi, ışığı ve denizdeki melankolik duyguyu yakalamaya odaklanmıştır. Bu tarz, 1980'li yılların Türk sanat ortamında manzara ve deniz temalı eserlerde sıklıkla görülen, akademik realist çizgiden uzaklaşan, daha öznel ve izlenimci bir yaklaşımdır.
  • İmzalı. Duralite marufle kağıt üzerine suluboya. 50 x 34 cm. (59 x 44 cm.)
    Kondisyon: 7/10. (Kağıt yaşına bağlı hafif sararma mevcut...)
    Provenance: G. G. Koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Cafer Bater (1913-1994), İstanbul Boyacıköy'de doğan tanınmış bir Türk sulu boya ressamıdır. Türk resim profesörü ve tarihçi Celal Esat Arseven'in "Ülkenin sayılı suluboya ressamlarından biri" olarak nitelendirdiği Bater'in suluboyalarında İstanbul'dan manzaraların yanı sıra Fransa, İspanya, İtalya ve Mısır'dan manzaralar da yer alır. İlk sergisini 1957 de İstanbul’da açtı. Ayrıca Fransa, İspanya ve İsviçre’de sergiler düzenledi. Sanatçı, 1970’lerde Suluboya Ressamları arasındaki ilk gruplaşma hareketinin öncüsü oldu. Kendisi gibi Suluboya üzerine yoğunlaşan Ressam arkadaşlarıyla “Suluboya Ressamları grubu” nu kurdu. 5 Aralık 1970 de ilk ortak sergilerini Ankara’da açtılar. Sanatçı 1994 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti.