Osmanlıca "Ali Rıza" imzalı, 1344 (1925) tarihli, kağıt üzerine kara kalemdesen.
16,5 x 13 cm. (45 x 41 cm.)
Kondisyon: 9/10 (Resmin üzerinde zamana bağlı sararmış küçük bir leke mevcuttur.)
Provenance: G.B. koleksiyonu
Değerlendirme notu
Manzara, natürmort ve hayalden yaptığı resimlerle tanınan Hoca Ali Rıza (1858 - 1930), eğitimini Mekteb-i Harbiye’de tamamladı, Süleyman Seyyid ve Mösyö Kess’den resim dersleri aldı. Harbiye’de öğrenciyken başarıları nedeniyle II. Abdülhamid tarafından nişanla ödüllendirildi. 1885/1886’da mezun olduğunda öğrenim için İtalya’ya gönderilecekken Napoli’de çıkan bir kolera salgını nedeniyle bu olanağı kullanamadı. 1886’da Kuleli İdadisi’nde Osman Nuri Paşa’nın yardımcılığına atandı ve 1908’e kadar bu görevde kaldı.
1891’de Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk başkentlerinin fotoğraflanarak belgelenmesi çalışmalarına katılarak Türk-İslam eserlerine ait görünümlerini çizdi. 1895’te Yıldız Porselen Fabrikası resimhanesinde porselen de resimleyen Hoca Ali Rıza, 1903’te II. Abdülhamid’in Avrupa’dakilere benzer bir askeri müze kurulması (Türk Esliha-i Antika Müzesi) projesi kapsamında Mahmud Şevket Paşa başkanlığında Zonaro, Katip Hüsnü Tengüz, Topçu Sami ve Ahmed Ziya Akbulut’tan oluşan komisyonda görev aldı. Burada tanıştığı Zonaro ile Değirmendere’de çalıştı, Türk-Yunan Savaşı’nı anlatan kompozisyonlar yaptı. 1903’te yine Mahmud Şevket Paşa başkanlığında eski Osmanlı giysilerini içeren bir albüm hazırlanması çalışmalarına katıldı.
1909’da girdiği Harbiye Matbaası’nda baş ressam olarak iki yıl çalıştı. 1909-1912 yılları arasında Osmanlı Ressamlar Cemiyeti başkanlığı yaptı. 1909’da Üsküdar İskele Gazinosu’nda resim sergisi düzenledi. 1910’da Şehzadegan sınıflarında hocalık yapan Hoca Ali Rıza, 1911’de yarbaylıktan emekliye ayrıldı. Emekli olduktan sonra 1914’te İnas Sanayi-i Nefise Mektebi’nde peyzaj öğretti, 1918’de Çamlıca İnas Kız Sultanisi’nde, 1921’de, Üsküdar Kız Sanayi-i Mektebi’nde, 1929’da Sultan Ahmed Erkek Ameli Hayat Okulu’nda resim öğretmenliği yaptı. Galatasaray Sergilerine, Halkevi Sergileri, 1928 Paris Sergisi’ne katıldı.
Doğayı kopya etmekten çok temsil etmeyi amaçlayan ve mesleğini peyzaj ressamlığı olarak tanımlayan Hoca Ali Rıza’nın manzaraları parlak, mutluluk veren bir doğa duygusu yaratır. O, çağdaşları içinde doğaya açılan, doğada çalışan, doğayı kendi gözünün süzgecinden geçirerek yansıtan, başka deyişle tam anlamıyla manzara yapan ilk Türk ressamıdır.