• Türkiye'de ilk kez... Fikret Mualla'nın dostu Oğuz Orbey'e yazdığı 16 Ağustos 1965 tarihli orijinal mektup... Kağıt üzerine tükenmez kalem, 27x20.5 cm, 1965.
    Provenance: Z. - S.A.E koleksiyonu... Z. - S.A.E çifti Nisan 2005 yılında evlenir. Nikah şahitliklerini Paris'te Oğuz Orbey yapar ve Mualla mektubunu da koleksiyoner çifte verir. Nikah belge ve fotoğrafları mevcuttur.
    Kondisyon: 9/10
    Değerlendirme notu: Paris'te yaşayan Seyhan - Oğuz Orbey, Mualla'yı 1965 yılında ziyarete gider. Mualla da Orbey'lere ziyaretlerine ilişkin teşekkür mektubu yazar. Mektup'ta, tıkandığını ve uykusuzlukla mücadele ettiğini anlatırken, "İmdad" çığlığını dile getirir. Mualla, 1962 yılında felç geçirir. Sanatçının bakımını eşi Alpler bölgesi senatörü olan Madame Fernande Agnes adlı sanatsever üstlenir. Madam Agnes, Mualla'yı bir bakıcı eşliğinde Reillanne'daki çiftliğine götürür. Zaman içinde Mualla'nın anksiyetisi artar, krizler yaşar. Madam Agnes 1967 yılı Mayıs ayında Mualla'yı Alplerdeki özel dinlenme evine yatırır. 3 ay sonra bir Temmuz gününde Mualla'nın cansız bedeni bulunur. Naaşı, Reillane'daki Mane Mezarlığı'na gömülür. Mektubun tam metni şöyle: Reillanne, 16 Ağustos 1965 Pek sevgili ve muhterem Oğuz, Dün akşam iki adet hapı yuttuktan sonra, sabah 4’e kadar uyudum. Uyumak mükemmel şey. Sana ve Seyhan’a teşekkürlerim büyüktür. Sabah dörde kadar uyumak mühim bir şeydir. Saat altıda çalışmaya başladım. Bana zaten uykusuzluk veren çalışmak aynı zamanda da iyi ve yeni “süjelerle” bir şeyler çıkarmaktı. O zorlaştı. Mevzular bulamıyorum. İşte uykusuzluk'da buradan geliyor. Hayat ve memat mes’elesi. İki üç kuruş çıkarmak mes’elesi. İmdad. Ziyaretinizle beni ihya ettiniz, ne kadar teşekkür etsem azdır. Paris’dekilere selamlar ve muhabbetler ve muvaffakiyetler. İnşallah senin şu 600 milyonluk işin olurda, ben de ihya olurum. Dua ediyorum sayenizde inşallah… İnşallah yakın zamanda görüşürüz. Allaha emanet ederek gözlerinden öperim sevgili Oğuz’cuğum.   Ressam Fikret Moulla Reillanne. Alpler
     
  • İbrahim Safi'nin yeğeni Leyla Vekilli'nin davasını takip eden Avukat Kemal Körezlioğlu'na yazdığı mektuplar. 13 Aralık 1973, 24 Aralık 1973, 30 Ocak 1974 ve 19 Şubat 1974 tarihli, imzalı orjinal mektuplar. Birisi Atina'dan, diğer üçü İstanbul'dan gönderilmiş. Kağıt üzerine dolma kalem.
    Kondisyon: 9/10
    Provenance: Körezlioğlu koleksiyonu
    Değerlendirme notu: İbrahim Safi, Paris'te yaşayan gazeteci Leyla Vekilli'nin annesi Safiye Vekilli'nin (Madam Sofi) kuzenidir. Safiye hanım 16 Kasım 1973 tarihinde bir araba kazası sonucunda vefat eder. Tek varisi olan Leyla Vekilli Paris'te yaşamaktadır. Veraset işleri ve Safiye hanımın kiracı olarak oturduğu evin boşaltılması ile kayınbiraderi Ankara'lı avukat Kemal Körezlioğlu ilgilenmektedir. Ancak dönemin koşullarında Leyla Vekilli ile haberleşmek zor olduğundan o dönemde İstanbul'da bulunan İbrahim Safi, hem ev sahibi ile hem de Leyla ile iletişimi kolaylaştırmak için devreye girer. Bulunan dört mektup, bu süreçte İbrahim Safi'nin avukat Kemal Körezlioğlu'na yazdığı mektuplardır. İbrahim Safi mektuplarında Safiye hanımın evinin boşaltılması, Leyla Vekilli'nin Kemal Körezlioğlu'na göndermesi gereken vekaletname vb. konular dışında açmayı düşündüğü Atina sergisinden bahsetmekte ve aynı zamanda da Atina izlenimlerini aktarmaktadır. Atina'dan yazdığı 24 Aralık 1973 tarihli mektubunda: "Son zamanda burası 6 sene disiplinli çalışmadan sonra ... ... çok ilerlemiş, ... cihetinden Münih, Paris ve Roma gibi büyük şehirlerin şeklini almaya başlamış. Darısı bizimkilerin başına." demektedir. 30 Ocak tarihli mektubunda ise "3 1/2 asır idaremizde yaşayan Yunanlılar bizden daha iyi şehirlerine bakıyorlar. Atina olsun, Pire olsun Selanik dahil sokaklar temiz, cadde kaldırım kenarları mandalin, narinç, portakal ağaçları, dalları salkım salkım meyve." diyerek gördüklerini tasvir etmektedir. Leyla Vekilli (1932-2107), 1920 yılında Azerbeycan'dan Türkiye'ye gelen Hasanali Sultan-Bey Vekilov ile Kırım Tatarı Sophia'nın kızıdır. Hasanali Sultan-Bey Vekilov ve Sophia hanım, 1932'de Paris'e taşındılar. Leyla orada dünyaya geldi. Aile Türkiye'ye geri döndükten sonra Vekilli soyadını aldı. Leyla Vekilli, Notre Dame de Sion Lisesini bitirdikten sonra Paris Sorbonne'da sosyoloji eğitimi aldı. Kariyerine bağımsız gazeteci olarak başladı. Çok geçmeden gazeteci ve foto muhabir olarak olarak Sipa-Press'e geçti.  Filistin , Nikaragua ve Cezayir'de gazeteci olarak bulundu. Asya, Afrika ve Güney Amerika'da pek çok ülkeyi ziyaret etti. Ernesto Che Guevara'nın 1964'te Cezayir'e yaptığı ziyaret sırasında Leyla Vekilli'de orada bulunuyordu ve Che Guevara ile 3 saati aşan bir röportaj yaptı. 1962 yılında Fransa'da Nazım Hikmet ile tanıştı ve şairin Paris günlerine tanıklık etti. Nikaragua-Sandinist belgeselinin yapımcılığını üstlendi. Fransa'da Türk Film Festivali'nin kurucuları arasında yer aldı. 2017'de Bodrum Türkbükü'nde yaşama veda etti.