• Osmanlı’nın Harbiye Nazırlığı Müsteşarı Ahmet Fevzi (Big) Paşa’nın terekesinden…(*) Tarihi fincan, Sultan II. Abdülhamit’in özel kaleminde görevli Seccadeci İzzet beyin İstanbul Acıbadem’de yeralan ve 1960’lı yıllarda tasfiye edilen köşkünden çıkmıştır.
    • Abdülhamit tuğralı, “sahih” damgalı gümüş tabak.
    • El yapımı, altın bezeme, Japon porseleni.
    • Bronz giydirme kulp düzeneği
    • Ağız çapı: 71 mm, yükseklik: 34 mm.
    • Fincan tasarımı, motifleri itibariyle Çin porseleni intibaı vermektedir. Ancak Japon porseleni olduğu tespit edilmiştir. Fincan tabanında Çin ve Japon dilinin ortak figürleriyle “Büyük Japonya (Da Riben – Dai Nippon)” yazısı dikkat çekmektedir.
    • Delft çinisi inisiyalin sanatçı mührü olduğu düşünülmektedir.
    (*) Ahmet Fevzi (Paşa), İzzet beyin kızı Müzeyyen’le evlenir ve aileye damat olarak gelir. Müzeyyen hanım 1910’lu yıllarda vefat eder. Fincanın Müzeyyen hanıma ait olduğu bilinmekle birlikte hangi tarihte imal edildiği ve satın alındığına ilişkin kayıt bulunmamaktadır. Fincan, yüzyılı aşkın süre içinde aile fertlerince saklanarak bugüne kadar getirilmiştir. Ahmet Fevzi Paşa (Big) —————————— Genel Kurmay Başkanlığı kayıtlarına göre Ahmet Fevzi Big (1871 – 1947), II. Abdülhamit ve Sultan Mehmet Reşat dönemi önde gelen askeri simalarından biridir. 1889 – 1920 yılları arasında askerlik hizmeti gören Ahmet Fevzi, mirliva (tuğgeneral) rütbesiyle İstanbul Muhafızlığı, 10 ve 15. Kolordu komutanlıkları, ardından da Harbiye Nazırlığı Müsteşarlığı görevlerinde bulunur. Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutkundan anlaşıldığı kadarıyla Ahmet Fevzi Kurtuluş Savaşı’nın ön dönemlerinde sık sık gündeme geliyor. Ahmet Fevzi Paşa, Çerkes olup Ubıh boyundan gelmektedir. Müsteşarlık görevindeyken Anadolu yanlısı tutukluların kaçışlarına neden önlem alamadığını soran Süleyman Şefik Paşa’ya, Çerkesçe “Değil kaçanlara engel olmak sizin yerinizde olsam kaçanlar için gümüş köprü (Dıjın Lemij) kurardım” cevabını verdiği rivayet edilir. Ref:
    • T.C. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı Yayınları, Türk İstiklâl Harbine Katılan Tümen ve Daha Üst Kademelerdeki Komutanların Biyografileri, Genelkurmay Başkanlığı Basımevi, Ankara, 1972, s. 18.
    • Nutuk, Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye İş Bankası yay. 5. basım, 2010, s 233-234
    Meraklısına not: İlerleyen lot'larda Big ailesine ait ilave iki fincanı daha müzayedeye edeceğiz.
  • (G.B. koleksiyonu)
    • Porselen, çok nadir...
    • Karl Ens kuş figürleri 80- 100 yaş civarındadır. Yeşil rüzgar gülü damgalarıya dikkat çekmektedir. Marka kataloğuna göre yeşil rüzgar gülü, 1919 - 1945 yılları arasındaki kullanılmıştır.
    • Figürler, 8 ve 10 cm. yüksekliktedir.
    • Figürler numaralıdır.
    Karl Ens ---------------------------------- Karl Ens porselen evi - atölyesi, 1899 - 1972 yılları arasında faaliyet gösterdi. Atölye üç çeyrek yüzyıl boyunca sadece üst sınıf - dekoratif porselen figür çalıştı. Kurucu (baba) Karl Ens porselen imalatına Tiebner isimli ortağı ile 1860 yılında başlamıştı. Ancak 1899 yılından itibaren iki oğluyla beraber Porzellanfabrik Karl Ens adı ile müstakil imalata yöneldi. Porselen figürler, Ens'in oğulları (küçük) Karl ve Eduardo'nun atölyeyi çalıştırdığı 1919 - 1939 döneminde dünyada kült haline geldi. E, N, S harfleri ve rüzgar gülü ile işaretlenen Ens figürleri, dönemler itibariyle farklı markalarda kullanmıştır. Karl Ens porselen evi 1972 yılında millileştirilerek 1990 yılına kadar VEB Sitzendorfer Porzellanmanufaktur bünyesinde faaliyet göstermiştir.
  • (G.B. koleksiyonu)
    • Porselen, nadir…
    • Karl Ens kuş figürleri 50 - 80 yaş civarındadır. Mavi (Delf çinisi) rüzgar gülü damgasıyla dikkat çekmektedir. Marka kataloğuna göre mavi rüzgar gülü 1945 - 1972 yılları arasında kullanılmıştır.
    • Tek dal üzerine yerleştirilen kuş figürleri, 9 ve 14 cm. yüksekliktedir.
    • Figürler numaralıdır.
    Karl Ens ———————————- Karl Ens porselen evi – atölyesi, 1899 – 1972 yılları arasında faaliyet gösterdi. Atölye üç çeyrek yüzyıl boyunca sadece üst sınıf – dekoratif porselen figür çalıştı. Kurucu (baba) Karl Ens porselen imalatına Tiebner isimli ortağı ile 1860 yılında başlamıştı. Ancak 1899 yılından itibaren iki oğluyla beraber Porzellanfabrik Karl Ens adı ile müstakil imalata yöneldi. Porselen figürler, Ens’in oğulları (küçük) Karl ve Eduardo’nun atölyeyi çalıştırdığı 1919 – 1939 döneminde dünyada kült haline geldi. E, N, S harfleri ve rüzgar gülü ile işaretlenen Ens figürleri, dönemler itibariyle farklı markalarda kullanmıştır. Karl Ens porselen evi 1972 yılında millileştirilerek 1990 yılına kadar VEB Sitzendorfer Porzellanmanufaktur bünyesinde faaliyet göstermiştir.
  • Leningrad Lomonosov Porselen Fabrikası (LFZ - Leningradski Farforovyi Zavod imeni M.V. Lomonosova) tarafından üretilmiş 1960-1991 arasında üretilmiş pasta tabağı ve 1991-2002 arasında üretilmiş aynı desende fincan ve fincan tabağından oluşan üçlü set. Her parçanın alt kısmında Lomonosov işareti bulunuyor. Fincan ve tabağının altında "Made in Russia" yazısı bulunuyor. Bu damga fincan ve tabağının Sovyet dönemi sonrasında ancak fabrika henüz yeniden yapılandırılmadan, yani 1991-2002 arasında üretildiğini ifade ediyor. Pasta tabağı ise Sovyet döneminde, 1960 sonrasında üretilmiş. Pasta tabağının altında "ВНЕ ГР" ibaresi yer almakta. Bu ibare "Grup dışı" olarak Türkçeye çevrilebilir. Sovyet döneminde, Lomonosov'un ürettiği ürünler, işletmenin fiyatlandırma politikası tarafından belirlenen 1'den 15'e kadar gruplara ayrılmaktadır. Grup dışı ifadesi 1960 sonrasında, bu grupların dışında olan yani sanatsal parametrelerle değerlendirilmesi gereken en üst sınıf ürünler için kullanılmaya başlanmıştır. Ayrıca yine Sovyet döneminde Lomonosov porselenlerinin altında bulunan damgada birinci sınıf porselen için kırmızı, ikinci için mavi ve üçüncü için yeşil renk kullanılmıştır. Ürünler Kırmızı damgalıdır. 7,5 x 6,5 cm. (Fincan) 12 cm. (küçük tabak) 15 cm. (büyük tabak)
    Kondisyon: 10/10
    Provenance:
    Değerlendirme notu: 1744 yılında kurulan ve uzun yıllar boyunca Rusya İmparatorluğu sarayı ve soylular için yüksek kaliteli porselen ürünlen üreten Imperial Porcelain (IPM), 1905 devrimi sonrasında  Ticaret ve Sanayi Bakanlığı'na bağlandı, ancak bu bakanlık fabrikaya en ufak bir ilgi göstermedi. Çalışanların, yıkılmaya yüz tutan dekoratif porselen üretiminin teşvik edilmesi için yardım talepleri cevapsız bırakıldı. İşçilerin sürekli seferber edilmesi ve hammadde eksikliği nedeniyle porselen üretimi bile fiilen durdu. 1917'de Sovyet devrimi gerçekleştikten hemen sonra Mart 1918'de Narkompos (Halk Eğitim Komiserliği) fabrikayı devraldı ve ona para ve yakıt sağladı. Çalışanlar sadece Rus dekoratif porseleninin en iyi geleneklerini korumakla kalmayıp, eski İmparatorluk Fabrikasını "içerikte devrimci, formda mükemmel ve teknik uygulamada kusursuz" ve "kelimenin en yüksek anlamında ajitasyon porseleninin" yapılacağı "tüm Cumhuriyet için dikkate değer bir seramik test laboratuarı" haline getirme emri aldılar. Halk Eğitimi Komiseri Anatoli Lunatsharski yazılarında bu dönüşümü, "Gürleyen devrimin devasa mücadelesinin porselen gibi kırılgan ve dahası yabancı bir değeri kırması beklenirdi ama bu olmadı" diye ifade ediyordu .  İmparatorluk Porselen Fabrikası, Bolşevik rejim tarafından "Devlet Porselen Fabrikası" (GFZ - Gossudarstvennyi Farforovyi Zavod) olarak yeniden adlandırıldı. 1917 ile 1925 yılları arasında fabrikaya bağlı bir seramik okulu kuruldu, yeniden eğitim kursları başlatıldı ve dekorasyon atölyesinin bir yan kuruluşu, eskiden Baron Stieglitz'e ait olan sanat okulunda çalışmaya başladı. Uzun bir aradan sonra porselen yeniden yerli hammaddelerden yapılmaya başlandı ve seramik renkleri de evde üretildi. Fabrikanın müdürü Pyotr Friken'di. Devrimci sendika komitesinin tavsiyesi üzerine işçiler tarafından fabrika müdürü seçilmiş olan Friken yetenekleri ve enerjisi ile en olumsuz dönemlerde bile üretimin devam etmesini sağladı. En önemli ve aynı zamanda en zor görev, dekoratif porselenin tüm ulusu kapsayacak biçimde nasıl  tasarlanacağıydı. İlk dönemde ajitatif kitle sanatının eşi benzeri görülmemiş yükselişinde, Alexandre Block'un deyimiyle "devrimin müziği" ortaya çıktı. Porselen, devrimci propagandanın yayılmasında önemli bir araç haline geldi ve "zamanın atmosferini mükemmel bir sanatsal biçimde koruyan" bir belgeye dönüştü. Tabaklar, çanaklar ve fincanlar, meydanlardaki ve sokaklardaki posterlerde ve duvar resimlerinde görülebilen aynı özdeyişler, aforizmalar ve sözlerle donatıldı. Porselen, saray iç mekanlarının sınırlarını kırdı ve devrimin sesiyle konuşmaya başladı. Artık dekorasyon motifleri, telefon telleriyle çevrili ağır askeri botlar giyen köylüler, zaferden emin bir şekilde karada yürüyen Baltık denizcileri, tüfeklerinin dipçikleriyle çarın ermin pelerinine vuran kızıl ordu askerleri - devrimin tarih sahnesine çağırdığı tüm kahramanlar tarafından sağlanıyordu. Geniş halk kitleleri tarafından beğenilen bu poselenler, üretimin sanatsal yönünün yöneticiliğine atanan Sergei Hekhonin'le birlikte, Sovyet sanatının sembolik değerini yücelten, hem renkleri hem de grafik tasarımlarıyla hassas süslemelerle bezenmiş porselenler üretilmeye başlandı. Fabrika 1925 yılında, Rus Bilim Akademisi'nin 200. yıldönümü vesilesiyle, akademinin kurucusu Mikhail Lomonosov'un adını aldı. 1925'ten başlayarak Lomonosov Porselen Fabrikası, zengin kültürel gelenekleri ve eğitimli iş gücüyle, sosyalist günlük yaşamla uyumlu bir sanat tarzının tarzın temelini oluşturmaya başladı. 1931 yılında ilk sanat laboratuvarı kuruldu ve bir yıl sonra Leningrad Sanatçılar Birliği'nden seçilen Nikolai Suyetin müdür oldu. Leningrad Lomonosov Porselen Fabrikası (LFZ - Leningradski Farforovyi Zavod imeni M.V. Lomonosova), koleksiyonluk hayvan figürleri ve yemek takımları da dahil olmak üzere pek çok ürün üretti. Bünyesinde kurduğu sanat okullarını da seferber ederek, teknik ve estetiğin birleştirildiği, tüm dünya tarafından kalitesi kabul edilen ürünleri yanında pek çok porselen sanatçısı da yetiştirdi. Sovyetler Birliğinin dağılması sonrasında varlığını sürdürmek, müze koleksiyonunu korumak ve porselen yapım sanatındaki sürekliliği ve gelenekleri korumak için işletmeyi bir anonim şirkete, "Lomonosov Porselen Fabrikası"na dönüştürüldü. Fabrikanın 2000 çalışanı bu yeni işletmenin kurucu üyeleri oldu. 1993 yılında bu yolla özelleştirilen fabrika, başta ABD ve Japonya olmak üzere Lomonosov mallarına aşina olmayan ülkelere geniş çaplı ihracata başladı. 29 Mayıs 2005 tarihinde, Lomonosov Porselen Fabrikası hissedarları Sovyet öncesi isimleri olan İmparatorluk Porselen Fabrikası'na geri dönme kararı aldı. Sovyet sonrası ilk ihracat arka damgası kırmızı bir LFZ monogramı ve kırmızı renkte "Made in Russia" damgasıydı. 2002'den sonra, kırmızı veya mavi LFZ monogramı ile birlikte "El Dekorlu, 1744, St. Petersburg, Rusya" ibaresini içeren yeni bir ihracat arka damgası ortaya çıktı. 2005 sonrasında ise çift başlı imparatorluk kartalı ile birlikte "Imperial Porcelain, 1744, St. Petersburg" damgası kullanılmaya başlandı.
     
  • Lomonosov-Imperial Porselen çay fincanı ve tabağı. "Unutma beni" isimli desen... Rus akıtma mavisi ve 22 ayar altınla elde boyanmış balık ağı desen. Üretim tarihi 2005 yılı olarak tahmin ediliyor. Fincan ve tabağı, Lomonosov fabrikasının 2005'ten sonra kullanmaya başladığı (SSCB öncesi) çift başlı imparatorluk kartalı ve "Imperial Porcelain, 1744, St. Petersburg - Made in Russia" damgasını taşıyor... 9 x 7,5 cm. (fincan) 15 cm. (tabak)
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: S.P koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Rus İmparatoru Büyük Petro, 1718’de Saksonya’ya yaptığı ziyaret sırasında Dresden sarayında Meissen porselenlerini gördü ve bu tarihten itibaren Rusya’da gerçek porselen yapımı için arayışlar başladı. 1744’te Saksonya’da eğitim almış olan yetenekli bir maden mühendisi olan Dmitry Ivanovich Vinogradov, Büyük Petro'nun kızı İmparatoriçe Elizabeth'in emriyle "yerli ticarete ve yerli sanata hizmet etmek" amacıyla ilk porselen fabrikasını kurdu. Fabrika uzun bir süre boyunca neredeyse sadece iktidardaki Romanov ailesi ve Rus İmparatorluk sarayı için üretim yaptı. Genellikle sofra takımları ve 1780'lerden itibaren Rus köylüleri ve Rus İmparatorluğu'ndaki etnik azınlıkların figürleri temel unsurlar oldu. Neoklasik tarzın gelişiyle birlikte fabrika, büyük ve süslü vazolarıyla tanındı. 1765 yılında fabrikanın adı İmparatorluk Porselen Fabrikası (IPM) olarak değiştirildi. IPM uzun yıllar boyunca imparatorluk sarayı için üretim yaptığından kalitesini hep korudu. Fransız ve Alman porselen ustaları ve ressamlarını Rusya’ya davet ederek ürünlerini çeşitlendirdi, üretim araçlarını çağın ilerlemelerine uygun olarak sürekli yeniledi. Ancak hiç bir zaman karlı bir kuruluş olmadı. Bu 'yararsız ve kârsız' kuruluşun kapatılması fikri 1881 yılında ortaya çıktı. Daha sonra bu fikir IPM'nin İmparatorluk Sanat Akademisi'ne devredilmesine dönüştü, ancak hükümdarlığı yeni geçmiş olan Alexander III, IPM'nin "İmparatorluk" adını onurlu bir şekilde taşıyabilmesi ve tüm özel porselen fabrikası sahipleri için bir standart oluşturabilmesi amacıyla IPM için mümkün olan en iyi koşulların yaratılmasını (teknolojik ve sanatsal açıdan) emretti. IPM, 20. yüzyılın başlarında Avrupa'nın önde gelen porselen fabrikalarından biri haline geldi. IPM porseleni olağanüstü kalitesiyle ünlüydü. Güncel ekipmanlarla en kaliteli malzemelerden yapılan hamurdan üretiliyordu. Bu hamur, üretimde kullanılmadan önce 10 yıl boyunca mahzenlerde saklanıyordu. 1917'de Rus monarşisinin kaldırılmasıyla İmparatorluk Porselen Fabrikası, Bolşevik rejimi tarafından "Devlet Porselen Fabrikası" (GFZ - Gossudarstvennyi Farforovyi Zavod) olarak yeniden adlandırıldı. 1925 yılında ise, Rus Bilim Akademisi'nin 200. yıldönümü vesilesiyle, akademinin kurucusu Mikhail Lomonosov'un adını aldı. Leningrad Lomonosov Porselen Fabrikası (LFZ - Leningradski Farforovyi Zavod imeni M.V. Lomonosova) olarak tanındı. Yeni adıyla Lomonosov fabrikası, koleksiyonluk hayvan figürleri ve yemek takımları da dahil olmak üzere bir dizi ürün üretti. En bilinen deseni olan kobalt ağ deseni ilk olarak 1949 yılında ortaya çıkmıştır. Tasarım, ülkemizde de Baltacı hikayesiyle bilinen Büyük Katerina'nın porselen yemek takımlarına dökülen yükseltilmiş çizgiler üzerine boyanmış mavi bir ağ desenine dayanmaktadır. Bu tasarım, kobalt mavisinin kesişen çizgileri ile ters çevrilmiş kobalt mavisi gözyaşı damlaları (mineral kobalttan yapılmıştır) ve 22 ayar altın aksanların bir kombinasyonudur. Sovyet dönemi boyunca, LFZ olarak anılan fabrika, bünyesinde kurduğu sanat okullarını da seferber ederek, teknik ve estetiğin birleştirildiği, tüm dünya tarafından kalitesi kabul edilen ürünler üretmeye devam etti. Lomonozov fabrikasının iki yüzyılı aşan tarihi, Rusya’nın tarihiyle iç içedir. Fabrika Sovyetler birliğinin dağılması sonrasında, yüklendiği Rus İmparatorluğunun ve Sovyetler Birliği mirası ve endüstri ve sanatın olağanüstü sentezini ifade eden zengin tarihi ile varlığını sürdürmek, müze koleksiyonunu korumak ve porselen yapım sanatındaki sürekliliği ve gelenekleri korumak için bir anonim şirkete, "Lomonosov Porselen Fabrikası"na dönüştürüldü. Fabrikanın 2000 çalışanı bu yeni işletmenin ilk kurucu üyeleri oldu. 1993 yılında bu yolla özelleştirilen fabrika, başta ABD ve Japonya olmak üzere Lomonosov mallarına aşina olmayan ülkelere geniş çaplı ihracata başladı. 29 Mayıs 2005 tarihinde, Lomonosov Porselen Fabrikası hissedarları Sovyet öncesi isimleri olan İmparatorluk Porselen Fabrikası'na geri dönme kararı aldı. Sovyet sonrası ilk ihracat arka damgası kırmızı bir LFZ monogramı ve kırmızı renkte "Made in Russia" damgasıydı. 2002'den sonra, kırmızı veya mavi LFZ monogramı ile birlikte "Hand Decorated, 1744, St. Petersburg, Russia" ibaresini içeren yeni bir ihracat arka damgası ortaya çıktı. 2005 sonrasında ise çift başlı imparatorluk kartalı ile birlikte "Imperial Porcelain, 1744, St. Petersburg" damgası kullanılmaya başlandı. Müzayedeye sunduğumuz fincan takımının tasarımı, sanatçı Anna Yatskevich'in 1949 yılında yarattığı tasarımın aynısıdır. Damgası ise 2005 yılı sonrasında kullanılma başlanan ise çift başlı imparatorluk kartalı ile birlikte "Imperial Porcelain, 1744, St. Petersburg" damgasıdır.
     
  • Wan Jiang imzalı, numaralı porselen, Çinli balıkçılar.. Porselen, 6 ayrı figür bir arada... Figür yükseklik ve numaraları:
    • 25 cm., no: 91
    • 20 cm., no: 82
    • 19 cm., no: 14
    • 17 cm., no: 2
    • 16 cm., no: 35
    • 15 cm. no: 12

    Kondisyon: 7/10 (Genel kondisyonları çok iyi durumdadır. Atık, kırık, çizik yoktur. Ancak elinde olta tutan 4 figürün oltaları mevcut değildir.)
    Değerlendirme notu: Çin malı... 1990 başlarında yapıldığı tahmin ediliyor.
    Müzayede sona erdi
    Görüş Details
  • Osmanlı’nın Harbiye Nazırlığı Müsteşarı Ahmet Fevzi (Big) Paşa’nın terekesinden…(*) Tarihi fincan, Sultan II. Abdülhamit’in özel kaleminde görevli Seccadeci İzzet Bey' in İstanbul Acıbadem’de yer alan ve 1960’lı yıllarda tasfiye edilen köşkünden çıkmıştır.
    • Abdülhamit tuğralı, “sahih” damgalı gümüş tabak.
    • El yapımı, altın bezeme, Japon porseleni.
    • Bronz giydirme kulp düzeneği
    • Ağız çapı: 71 mm, yükseklik: 34 mm.
    • Fincan tasarımı, motifleri itibariyle Çin porseleni intibası vermektedir. Ancak Japon porseleni olduğu tespit edilmiştir. Fincan tabanında Çin ve Japon dilinin ortak figürleriyle “Büyük Japonya (Da Riben – Dai Nippon)” yazısı dikkat çekmektedir.
    • Delft çinisi inisiyalin sanatçı mührü olduğu düşünülmektedir.
    (*) Ahmet Fevzi (Paşa), İzzet beyin kızı Müzeyyen’le evlenir ve aileye damat olarak gelir. Müzeyyen Hanım 1910’lu yıllarda vefat eder. Fincanın Müzeyyen Hanım'a ait olduğu bilinmekle birlikte hangi tarihte imal edildiği ve satın alındığına ilişkin kayıt bulunmamaktadır. Fincan, yüzyılı aşkın süre içinde aile fertlerince saklanarak bugüne kadar getirilmiştir. Ahmet Fevzi Paşa (Big) ——————————- Genel Kurmay Başkanlığı kayıtlarına göre Ahmet Fevzi Big (1871 – 1947), II. Abdülhamit ve Sultan Mehmet Reşat dönemlerinin önde gelen askeri simalarından biridir. 1889 – 1920 yılları arasında askerlik hizmeti gören Ahmet Fevzi, mirliva (tuğgeneral) rütbesiyle İstanbul Muhafızlığı, 10 ve 15. Kolordu komutanlıkları, ardından da Harbiye Nazırlığı Müsteşarlığı görevlerinde bulunur. Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutkundan anlaşıldığı kadarıyla Ahmet Fevzi Kurtuluş Savaşı’nın ön dönemlerinde sık sık gündeme geliyor. Ahmet Fevzi Paşa, Çerkes olup Ubıh boyundan gelmektedir. Müsteşarlık görevindeyken Anadolu yanlısı tutukluların kaçışlarına neden önlem alamadığını soran Süleyman Şefik Paşa’ya, Çerkesçe “Değil kaçanlara engel olmak sizin yerinizde olsam kaçanlar için gümüş köprü (Dıjın Lemij) kurardım” cevabını verdiği rivayet edilir. Ref: T.C. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı Yayınları, Türk İstiklâl Harbine Katılan Tümen ve Daha Üst Kademelerdeki Komutanların Biyografileri, Genelkurmay Başkanlığı Basımevi, Ankara, 1972, s. 18. Nutuk, Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye İş Bankası yay. 5. basım, 2010, s 233-234
  • Osmanlı’nın Harbiye Nazırlığı Müsteşarı Ahmet Fevzi (Big) Paşa’nın terekesinden…(*) Tarihi fincan, Sultan II. Abdülhamit’in özel kaleminde görevli Seccadeci İzzet Bey' in İstanbul Acıbadem’de yer alan ve 1960’lı yıllarda tasfiye edilen köşkünden çıkmıştır.
    • Abdülhamit tuğralı, “sahih” damgalı gümüş tabak.
    • El yapımı, altın bezeme, Japon porseleni.
    • Bronz giydirme kulp düzeneği
    • Ağız çapı: 71 mm, yükseklik: 34 mm.
    • Fincan tasarımı, motifleri itibariyle Çin porseleni intibası vermektedir. Ancak Japon porseleni olduğu tespit edilmiştir. Fincan tabanında Çin ve Japon dilinin ortak figürleriyle “Büyük Japonya (Da Riben – Dai Nippon)” yazısı dikkat çekmektedir.
    • Delft çinisi inisiyalin sanatçı mührü olduğu düşünülmektedir.
    (*) Ahmet Fevzi (Paşa), İzzet beyin kızı Müzeyyen’le evlenir ve aileye damat olarak gelir. Müzeyyen Hanım 1910’lu yıllarda vefat eder. Fincanın Müzeyyen Hanım'a ait olduğu bilinmekle birlikte hangi tarihte imal edildiği ve satın alındığına ilişkin kayıt bulunmamaktadır. Fincan, yüzyılı aşkın süre içinde aile fertlerince saklanarak bugüne kadar getirilmiştir. Ahmet Fevzi Paşa (Big) ——————————- Genel Kurmay Başkanlığı kayıtlarına göre Ahmet Fevzi Big (1871 – 1947), II. Abdülhamit ve Sultan Mehmet Reşat dönemlerinin önde gelen askeri simalarından biridir. 1889 – 1920 yılları arasında askerlik hizmeti gören Ahmet Fevzi, mirliva (tuğgeneral) rütbesiyle İstanbul Muhafızlığı, 10 ve 15. Kolordu komutanlıkları, ardından da Harbiye Nazırlığı Müsteşarlığı görevlerinde bulunur. Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutkundan anlaşıldığı kadarıyla Ahmet Fevzi Kurtuluş Savaşı’nın ön dönemlerinde sık sık gündeme geliyor. Ahmet Fevzi Paşa, Çerkes olup Ubıh boyundan gelmektedir. Müsteşarlık görevindeyken Anadolu yanlısı tutukluların kaçışlarına neden önlem alamadığını soran Süleyman Şefik Paşa’ya, Çerkesçe “Değil kaçanlara engel olmak sizin yerinizde olsam kaçanlar için gümüş köprü (Dıjın Lemij) kurardım” cevabını verdiği rivayet edilir. Ref: T.C. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı Yayınları, Türk İstiklâl Harbine Katılan Tümen ve Daha Üst Kademelerdeki Komutanların Biyografileri, Genelkurmay Başkanlığı Basımevi, Ankara, 1972, s. 18. Nutuk, Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye İş Bankası yay. 5. basım, 2010, s 233-234