Kağıt üzerine kara kalem, iç mekan resmi. Çerçeveli.
İmzalı, tarihsiz.
32 x 23 cm. (45 x 36 cm.)
Kondisyon: 9/10
Provenance:
Değerlendirme notu:
Nedim Günsür, 1924'te Ayvalık'ta doğdu. 1942'de girdiği Güzel Sanatlar Akademisi'nde Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun öğrencisi oldu. Öğrenciliği sırasında 10'lar Grubu'nun kurucuları arasında yer alan Günsür, 1948'de Fransız hükûmetinden aldığı bursla Paris'e gitti. André Lhote ve Fernand Léger atölyelerinde çalıştı. O zamana değin sürdürdüğü izlenimci resim anlayışını, Picasso, Léger ve Matisse'nin yanı sıra, yeni tanıdığı Afrika sanatının da etkisiyle değiştirdi, yarı soyut anlayışa yöneldi.
1952'de Türkiye’ye geri döndü. 1954-1958 yılları arasında Karadeniz Ereğlisi'nde resim öğretmenliği yaptı, daha sonra çalışmalarını bağımsız olarak İstanbul'da sürdürdü. 1961'de gerçekleştirdiği “Gökyüzü” adlı yapıtı 1963'teki 24. Devlet Resim ve Heykel Sergisi'nde birincilik ödülü aldı. 1972'de Milliyet Sanat dergisi tarafından “Yılın Resim Sanatçısı” seçildi. 1973'te düzenlenen Cumhuriyet'in 50. Yılı Resim-Heykel Yarışması’nda, Atatürk ve Cumhuriyet Ödülü'nü kazandı. 1950'lerde figüratif-dışavurumculuk bir anlayışla maden işçilerinin yaşamını konu alan resimler gerçekleştiren Günsür 1960'lardan sonra kent yaşamı ve sorunlarına yöneldi. ) “Tüm nesnelere sevgiyle yaklaşan ressam” olarak nitelenen ve naif özellikler de taşıyan figüratif bir anlayışla gerçekleştirdiği toplumsal içerikli yapıtlarıyla tanındı. Nedim Günsür 13 Kasım 1994'te İzmir’de öldü.
-
- Gravür, 19/100
- İmzalı
- Anadolu İzlenimleri Üstüne Çeşitlemeler, A
- 45x35cm.
- Profesör, Balıkesir doğumlu.
- İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim Bölümü (1955-1959)
- Galeride Halil Dikmen’in, atölyede Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun öğrencisi oldu.
- Bedri Rahmi’nin gözlem, izlenim ve sabır telkinlerine son derece bağlı olan Erbil, resim yüzeyini hep bir deneme alanı olarak görecektir.
- Erbil, Bedri Rahmi’yi şöyle anlatır: “Ailesi ile iç içe yaşadım. Asistanıydım. Çok yakınındaydım. Nedim Günsür, Turan Erol, Orhan Peker onun atölyesindendik.”
- Devrim Erbil, 1963 yılında Altan Gürman, Adnan Çoker, Sarkis ve Tülay Tura (Börtecene) ile birlikte “Mavi Grup”u kurar. Mavi Grup, 1963 yılındaki tek serginin ardından dağılır.
- 60’lı yılların ortalarına kadar Paul Klee etkisini taşıyan eserler ortaya çıkarır. Bu döneminde düz yüzeyler kullanır ve soyutlamacı anlayışla ilerler.
- Doçent (1970), profesör (1981).
- İstanbul Resim Heykel Müzesi Müdürlüğü (1979-1982), Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Başkanlığını 1985-1988), Yıldız Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde Bölüm Başkanlığı (1988 ile 1990), Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcılığı (1990).
- Devlet sanatçısı (1991)
- Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinden emekli (2004)
- Devrim Erbil Atölyesi’nden mezun olan öğrencileri arasından rastgele seçtiğimiz isimler şöyle: Murat Akagündüz, Merih Akçam, Muzaer Akyol, Mehmet Alagöz, Cihat Aral, Bala Arıduru, Memiş Aslan, Nüvit Artu, Tomur Atagök, Aydın Ayan, Can Ayan, Faruk Cimok, Sibel Çakar, İsmet Çavuşoğlu, Yıldız Çiftçi, Emin Çizenel, Tanju Demirci, Selçuk Fergökçe, Bahri Genç, Umut Germeç, Selçuk Günay, Türksal İnce, Kemal İskender, Alp Tamer Ulukılıç…
- Devrim Erbil’in Türk sanat tarihindeki yeri şöyle anlatılır: ”Akademi, 1970 yılında dönüşüm geçirir. Çünkü o yıl Cevat Dereli, Nurullah Berk, Ali Çelebi ve Zeki Faik İzer emekli olur. Boşalan atölyelere Devrim Erbil, Adnan Çoker, Özdemir Altan ve Dinçer Erimez atanır ve bu dört yeni doçent yeni bir eğitim sistemi kurmak için araştırmalara yönelir.”
- Gravürden tuvalden baskıya, ahşaba, seramiğe, vitraya, mozaiğe, halıya kadar çok çeşitli malzemeyle çalışır.
- Türkiye’de adına ilk monografik müze kurulan sanatçıdır. (2004, Balıkesir)
- Eserleri çok sayıda müzede sergileniyor.
-
Türkiye'de ilk kez... Fikret Mualla'nın dostu Oğuz Orbey'e yazdığı 16 Ağustos 1965 tarihli orijinal mektup... Kağıt üzerine tükenmez kalem, 27x20.5 cm, 1965.
Provenance: Z. - S.A.E koleksiyonu... Z. - S.A.E çifti Nisan 2005 yılında evlenir. Nikah şahitliklerini Paris'te Oğuz Orbey yapar ve Mualla mektubunu da koleksiyoner çifte verir. Nikah belge ve fotoğrafları mevcuttur.
Kondisyon: 9/10
Değerlendirme notu: Paris'te yaşayan Seyhan - Oğuz Orbey, Mualla'yı 1965 yılında ziyarete gider. Mualla da Orbey'lere ziyaretlerine ilişkin teşekkür mektubu yazar. Mektup'ta, tıkandığını ve uykusuzlukla mücadele ettiğini anlatırken, "İmdad" çığlığını dile getirir. Mualla, 1962 yılında felç geçirir. Sanatçının bakımını eşi Alpler bölgesi senatörü olan Madame Fernande Agnes adlı sanatsever üstlenir. Madam Agnes, Mualla'yı bir bakıcı eşliğinde Reillanne'daki çiftliğine götürür. Zaman içinde Mualla'nın anksiyetisi artar, krizler yaşar. Madam Agnes 1967 yılı Mayıs ayında Mualla'yı Alplerdeki özel dinlenme evine yatırır. 3 ay sonra bir Temmuz gününde Mualla'nın cansız bedeni bulunur. Naaşı, Reillane'daki Mane Mezarlığı'na gömülür. Mektubun tam metni şöyle: Reillanne, 16 Ağustos 1965 Pek sevgili ve muhterem Oğuz, Dün akşam iki adet hapı yuttuktan sonra, sabah 4’e kadar uyudum. Uyumak mükemmel şey. Sana ve Seyhan’a teşekkürlerim büyüktür. Sabah dörde kadar uyumak mühim bir şeydir. Saat altıda çalışmaya başladım. Bana zaten uykusuzluk veren çalışmak aynı zamanda da iyi ve yeni “süjelerle” bir şeyler çıkarmaktı. O zorlaştı. Mevzular bulamıyorum. İşte uykusuzluk'da buradan geliyor. Hayat ve memat mes’elesi. İki üç kuruş çıkarmak mes’elesi. İmdad. Ziyaretinizle beni ihya ettiniz, ne kadar teşekkür etsem azdır. Paris’dekilere selamlar ve muhabbetler ve muvaffakiyetler. İnşallah senin şu 600 milyonluk işin olurda, ben de ihya olurum. Dua ediyorum sayenizde inşallah… İnşallah yakın zamanda görüşürüz. Allaha emanet ederek gözlerinden öperim sevgili Oğuz’cuğum. Ressam Fikret Moulla Reillanne. Alpler
-
Mustafa Günen, Denizin Yalnızlığı. Tuval, yağlı boya, 70 x 100 cm (çerçeveli 86x116 cm), imzalı, 2017
Kondisyon: 9/10
Sol alt köşeden başlayarak 12 cm yüksekliğinde - dikkatle bakılmadığı halde farkedilemeyecek - boya zedesi mevcut.
Değerlendirme notu: “Deniz Ressamı” olarak tanınan Mustafa Günen (1956), uluslarası sanat medayasında Theodore Gericault (1791-1824) ile mukayese ediliyor. Kendisini alaylı kabul eden Günen, okyanus görmeden okyanusun hidro-fiziğini izleyenlere tattıran eserler meydana getiriyor. Günen'in son dönem çalışmalarından üç adedi Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı koleksiyonuna alınmıştır. Sanatçının iki eseri, 2008 ve 2009 yılında Christie's Müzayede Evi'nde satılarak ünlü koleksiyonlarda yerini almıştır. Günen, Christie's de resmi satılan ilk Türk sanatçıdır.
-
İmzalı, 2005 tarihli, kağıt üzerine sulu boya 23 x 23 cm. (42 x 42 cm.)
Kondisyon: 10/10
Provenance:
Işıl Özışık (1939- )Turgut Zaim, Cemal Bingöl ve Eşref Üren’in öğrencisi oldu. 1963’de arkeoloji öğrenimini tamamladı. Üç yıl süren asistanlık tecrübesinin ardından tamamen sanata odaklandı. 1991 yılından bu yana Amerika Birleşik Devletleri’nin Washington kentinde yaşıyor. Londra, Marsilya gibi pek çok kentte sergiler açtı.
-
İmzalı, kağıt üzerine kara Kalem, 16.9.1999 tarihli, Ölçüler??
Kondisyon: 10/10
Provenance: Bigalı aile koleksiyonu
Değerlendirme notu: Şeref Bigalı İlk ve ortaöğrenimini İzmir’de tamamladı. 1944 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümüne girdi. Burada altı yıl Cemal Tollu Atölyesinde öğrenim gördü. 1950 yılında akademiden mezun olarak Afyon ve İzmir Karşıyaka’da resim öğretmenliği yaptı. 1959-78 tarihleri arasında İzmir Eğitim Enstitüsünde çalıştı. Resim-İş Bölümünün kuruluşunda görev aldı. 1962 yılında Paris’e giderek Ressam Henri Goetz Atölyesine devam etti. Elliye yakın kişisel sergi açtı. Çok sayıda eseri, müzelerde, yurt içi ve yurt dışı özel koleksiyonlarda yer almaktadır. Adına Ankara’da Şeref Bigalı Sanat Galerisi açılan ressam, ayrıca 1986 yılında Devlet Resim Büyük Ödülü, daha sonra ise Türkiye İş Bankası Büyük Resim Ödülünü kazandı. 1976 yılında ilk baskısı yapılan Resim Sanatı adlı kapsamlı kitabı, plastik sanatlar alanında ülkemizde yayımlanan önemli çalışmalardan biri oldu. Biga’da (Çanakkale) toprağa verildi.
-
İmzalı, tuval üzerine yağlıboya. 80 x 80 cm.
Kondisyon: 10/10
Provenance: Ercüment Ulay koleksiyonu
Değerlendirme notu: Çağdaş Türk Resim Sanatının önde gelen isimlerinden biri olan Mustafa Ayaz, 1938 yılında Trabzon’un Çaykara kazası Kabataş köyünde doğdu. 1953’de Erzurum Pulur Köy Enstitüsü'ne girdi. Orada öğretmenlerin dikkatini çekti ve İstanbul Çapa İlk öğretmen okulunun Resim Semineri sınavlarına girmesi önerildi. Sınava giren ve kazanan sanatçı, 1959 yılında Çapa İlk öğretmen okulunu bitirdi. Bir yıl ilkokul hocalığından sonra, 1960’da Gazi Eğitim Enstitüsünün Resim Bölümüne girdi ve 1963’de mezun oldu. 3 yıl Çorum İlk öğretim okulunda resim öğretmenliği ve atölye şefliği yaptı. 1966’da Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü asistanlık sınavını kazandı ve 1984 yılına kadar aynı okulda resim hocalığı yaptı. 1984’de Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesine geçti ve 1987’de buradan emekli oldu. 1987 yılında Profesör olan Ayaz, aynı yıl Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde görev aldı. 1988 yılı başında bu görevinden kendi isteği ile ayrıldı. O günden bu yana çalışmalarını kendi atölyesinde sürdürmektedir. Yurt içinde altmışı aşkın kişisel sergi açan ve 19 ödül kazanan sanatçı; Hindistan, Kuveyt, Mısır, Romanya, Bulgaristan, Polonya, Belçika, Fransa, ABD, İngiltere, Cezayir ve Almanya gibi pek çok ülkede karma sergi ve bienallere katıldı. Ayaz’ın 400’den fazla yapıtı yabancı ülke koleksiyonlarında, 4.000’e yakını da yerli koleksiyonlarda bulunmaktadır.
-
Zalim Çaycı, tuval üzeri yağlı boya, 2010 tarihli, imzalı. 80 x 85 cm.
Kondisyon: 10/10
Provenance: S. P. koleksiyonu
Değerlendirme notu Fatih Urunç, iki yıl Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nde öğrenim gördükten sonra ayrıldı. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü'nden mezun oldu. İskoçya'da kabul edildiği yüksek lisans programını yarıda bırakıp Türkiye'ye döndü. İlk kişisel sergisini Ankara'da 1991 yılında Milli Piyango Sanat Galerisi'nde açtı. 12 yıl Ankara'da kendi atölyesinde resim çalışmalarına devam etti. Yaşamı boyunca 100'den fazla sergi açtı. Urunç 7 Ağustos 2012'de kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Urunç’un resimleri imgeler, motifler, tekrarlanan tiplemeler ve çağrışımsal olduğu düşünülen sözcükleriyle son derece özgün ve yaratıcıdır. Figürleri genellikle deformasyona uğramış ve kompozisyonları ise naif ve sadedir. Bu özellikler, Urunç resimlerini resim sanatı açısından yenilikçi kılmıştır. Gündelik yaşamı ve duyarlılıklarını neredeyse bir çocuk saflığıyla resimlerine aktaran Urunç, her şeyin ötesinde “farklıdır”.
-
Amerikalı sanatçı...- Kağıt
- Sulu boya
- 17x10cm.
-
Gelecek vaadeden genç sanatçı...- İmzalı 2008
- Kağıt, karışık teknik
- 66x98cm.
- Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar lisansı... Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Seramik Ana Sanat Dalı Yüksek lisans... Öğretim Görevlisi.
- 18 kişisel sergi, 59. Devlet Resim Heykel Sergisi Seramik Yarışması, 65. Devlet Resim Heykel Sergisi Özgünbaskı Yarışması ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı “10. Deniz ve İnsan” konulu Resim Yarışması başta olmak üzere resim, çini, seramik ve özgün baskı alanlarında çeşitli yarışmalardan ödülleri bulunmaktadır.
- T.C. Dışişleri Bakanlığı bünyesinde gerçekleştirilen proje kapsamında Berlin (Almanya), Abuja (Nijerya) ve Ulan Bator (Moğolistan) T.C. Büyükelçilik binalarına büyük ebatlarda resim ve taş çini duvar panosu çalışmaları gerçekleştirmiştir. Çalışmalarını Eskişehir’deki atölyesinde sürdürüyor.
-
Kayhan Aybatlı Natürmort, kağıt, karışık teknik, 19x28.5 cm. (çerçeveli, 35.5x45 cm.), imzalı, 2002.
Değerlendirme notu:Kayhan Aybatlı (1959) Yerköy'de doğdu. 1977 yılında Kuleli Askeri Lisesini, 1981 yılında Kara Harp Okulunu bitirdi. İzlenimciliğin geleneksel takipçilerinden olan Aybatlı, bugüne kadar 21 kişisel sergi açtı, Pek çok karma sergiye katıldı. Oyak´ın düzenlediği resim yarışmalarında iki kez birincilik ödülüne layık görüldü. Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltraşlar derneği üyesi olan sanatçı, Kültür Bakanlığının 1995 yılında yayınladığı “Ressamların Fırçasından İstanbul” isimli katalogda ve yine Kültür Bakanlığının 2006 yılında düzenlediği “Türkiye Resimleniyor” ve “İstasyonlar” projelerinde yer aldı. Çalışmalarını emekli olduktan sonra yerleştiği Ankara'da kendi atölyesinde sürdürmektedir.__________________________________________________________________________________________________________________ -
Güner Ener Kırda Dizili Ağaçlar, kağıt, pastel, 18.5x29.5 cm. (çerçeveli, 27x37 cm.), imzalı, sanatçı koleksiyonu, 1986 Şubat.
Değerlendirme notu: Güner Ener’in (1935-2022), kariyeri dört bacaklıdır: Profesyonel ressam, yazar, öğretmen, çevirmen. Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü 1973 yılında tamamladı. Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyesinden birincilikle mezun oldu. Cambridge Studio School’dan lisans diploması, Cambridge Üniversitesi’nden İngiliz Dili ve Edebiyatı sertifikası ve 1978 yılında İstanbul Üniversitesi Yoğunlaştırılmış Pedagoji Kurslarından alınmış sertifikaya sahiptir. İlk kişisel sergisini 1974 yılında İstanbul’da açtı. Sergileri 1974-1993 yılları arasında İstanbul, Ankara, Bratislava, Kopenhag gibi kentlerde devam etmiştir. Eserleri, İstanbul, Ankara, İzmir, Prag, Bratislava, Helsinki, Oslo, Kopenhag, Viyana, Newyork, Bratislava ve Bakü’nün müzelerinde sergilenmektedir. 1989 yılında bir eseri, Unicef kartı olarak basılmıştır. Bir başka eseri tüm dünyadan seçilenyüzlerce resmin arasında ilk 12’ye girerek, Unicef 1999 yılı takviminde yer aldı. Muhsin Kut gibi çok sayıda sanatçıya hocalık yapmıştır. Türkçeden İngilizceye, İngilizce’den Türkçeye çevirdiği çok sayıda kitabı yayınlanmıştır. 1995 yılında Minnesota Üniversitesi bünyesinde yeralan “Amerikan Kütüphaneler Birliği” nin verdiği Batchelder Ödülünü “En İyi Yabancı Kitap” ve “En İyi Çeviri” dalında kazanmıştır. İngiltere, Danimarka ve Rusya’da yayınlanan pek çok ansiklopedinin hazırlanmasında editör olarak görev almıştır. Yaşamının çeşitli dönemlerinde çevirmen, resim öğretmeni ve ressam olarak faaliyetlerini sürdürmüş, 1970 yılından itibaren 100’ün üzerinde kitabın kapak resmini yapmıştır. Türkiye’nin “ilk ve tek kadın kapak ressamı” diye anılır. Üç öykü kitabı basılmıştır.. Çok sayıda süreli yayında makaleleri yayınlanmıştır. Sanatçı, 8 Ağustos 2022 tarihinde Ankara'da vefat etmiştir.
-
Osmanlıca "Ali Rıza" imzalı, 1344 (1925) tarihli, kağıt üzerine kara kalemdesen. 16,5 x 13 cm. (45 x 41 cm.)
Kondisyon: 9/10 (Resmin üzerinde zamana bağlı sararmış küçük bir leke mevcuttur.)
Provenance: G.B. koleksiyonu
Değerlendirme notu Manzara, natürmort ve hayalden yaptığı resimlerle tanınan Hoca Ali Rıza (1858 - 1930), eğitimini Mekteb-i Harbiye’de tamamladı, Süleyman Seyyid ve Mösyö Kess’den resim dersleri aldı. Harbiye’de öğrenciyken başarıları nedeniyle II. Abdülhamid tarafından nişanla ödüllendirildi. 1885/1886’da mezun olduğunda öğrenim için İtalya’ya gönderilecekken Napoli’de çıkan bir kolera salgını nedeniyle bu olanağı kullanamadı. 1886’da Kuleli İdadisi’nde Osman Nuri Paşa’nın yardımcılığına atandı ve 1908’e kadar bu görevde kaldı. 1891’de Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk başkentlerinin fotoğraflanarak belgelenmesi çalışmalarına katılarak Türk-İslam eserlerine ait görünümlerini çizdi. 1895’te Yıldız Porselen Fabrikası resimhanesinde porselen de resimleyen Hoca Ali Rıza, 1903’te II. Abdülhamid’in Avrupa’dakilere benzer bir askeri müze kurulması (Türk Esliha-i Antika Müzesi) projesi kapsamında Mahmud Şevket Paşa başkanlığında Zonaro, Katip Hüsnü Tengüz, Topçu Sami ve Ahmed Ziya Akbulut’tan oluşan komisyonda görev aldı. Burada tanıştığı Zonaro ile Değirmendere’de çalıştı, Türk-Yunan Savaşı’nı anlatan kompozisyonlar yaptı. 1903’te yine Mahmud Şevket Paşa başkanlığında eski Osmanlı giysilerini içeren bir albüm hazırlanması çalışmalarına katıldı. 1909’da girdiği Harbiye Matbaası’nda baş ressam olarak iki yıl çalıştı. 1909-1912 yılları arasında Osmanlı Ressamlar Cemiyeti başkanlığı yaptı. 1909’da Üsküdar İskele Gazinosu’nda resim sergisi düzenledi. 1910’da Şehzadegan sınıflarında hocalık yapan Hoca Ali Rıza, 1911’de yarbaylıktan emekliye ayrıldı. Emekli olduktan sonra 1914’te İnas Sanayi-i Nefise Mektebi’nde peyzaj öğretti, 1918’de Çamlıca İnas Kız Sultanisi’nde, 1921’de, Üsküdar Kız Sanayi-i Mektebi’nde, 1929’da Sultan Ahmed Erkek Ameli Hayat Okulu’nda resim öğretmenliği yaptı. Galatasaray Sergilerine, Halkevi Sergileri, 1928 Paris Sergisi’ne katıldı. Doğayı kopya etmekten çok temsil etmeyi amaçlayan ve mesleğini peyzaj ressamlığı olarak tanımlayan Hoca Ali Rıza’nın manzaraları parlak, mutluluk veren bir doğa duygusu yaratır. O, çağdaşları içinde doğaya açılan, doğada çalışan, doğayı kendi gözünün süzgecinden geçirerek yansıtan, başka deyişle tam anlamıyla manzara yapan ilk Türk ressamıdır.
-
İmzalı, duralit üzeri yağlı boya. Ahşap, gümüş varaklı çerçeve içinde.. 43 x 34 cm. (60 x 51)
Kondisyon: 9/10 (İmza silikleşmiş.)
Provenance: G.B. koleksiyonu
İbrahim Safi (1898-1983) Kafkasya Nahcivan’da doğdu. İlk sanat eğitimini Erivan Lisesi’nde okuduğu yıllarda resim öğretmeni Kolzsa’dan ve Akademi mezunu akrabalarından aldı. Genç yaşlardaki eğitimini Moskova Güzel Sanatlar Akademisi’nde alan İbrahim Safi, I. Dünya Savaşı sırasında İstanbul’a geldi ve burada yerleşti. İstanbul’da Sanayi-i Nefise Mektebi’ne girdi ve Namık İsmail Atölyesi’nde çalıştı. 1923 yılında buradan mezun oldu. Namık İsmail’in yanındaki çalışmalarını 1930’a kadar sürdürdü. İlk sergisini 1946’da İstanbul’da açtı. 1955’ten sonra İsviçre, Münih, Köln, Frankfurt, Bonn, Viyana, Roma, Paris, Marsilya, Atina olmak üzere yurtdışında 10 yıl süreyle araştırmalar yaptı. Naci Kalmukoğlu ile birlikte çalışıp, yurtiçi ve yurtdışında birçok sergi düzenledi. Geçimini resim aracılığı ile sağlayan sanatçı aynı zamanda bir çok öğrenci yetiştirdi. İngiliz ressamlardan Johnson Baker öğrencilerinden biridir. Klasik ekolde bir çok portre çalışmaları bulunmakla birlikte empresyonist üslupta eserler vermiştir. Çalışmaları natürmort ve manzara ağırlıklıdır. Gerçek bir usta olan İbrahim Safi, empresyonist, realist çalışmaları ile tanınır. Eserlerinde canlı renkler kullanan sanatçı konu olarak daha çok peyzajları seçmiştir. Eserleri birçok özel koleksiyonda yer almaktadır.
-
- İmzalı, 1995
- Çelik baskı, gravür, 54/150
- 53x42cm.
- 1974: Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim Bölümü lisans mezuniyeti.
- 1974 – 1976: İstanbul Askeri Müzesi’nde resim restorasyonu.
- 1987: Mimar Sinan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Sanatta Yeterlilik” yaptı.
- 1985 – 1987: Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Gravür Atölyesi’nde öğretim görevlisi.
- 1990 – 1998: Yıldız Teknik Üniversitesi Meslek Yüksekokulu bünyesinde Serigrafi Programı yöneticiliği.
- 1998 – 2001: Yıldız Teknik Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Basın-Yayın Programı yöneticiliği.
- 2001 – 2005: Teknik Programlar Bölüm Başkanlığı.
- 2005: Doğuş Üniversitesi’ne öğretim üyesi
- 2005 – 2006: Doğuş Üniversitesi Sanat Tasarım Fakültesi Görsel İletişim Tasarım Bölüm Başkanlığı.
- 2006 – 2012: Resim Bölüm Başkanlığı ve Fakülte Dekan Yardımcılığı.
- Altınok, 2014’ten bu yana Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde sanat dersleri veriyor.
-
Uğur Ballal, Osman Hamdi Rüstem Paşa Camii Önünde. Reprodüksiyon, tuval, yağlı boya, 88 x 58 cm. (çerçeveli 108 x 78 cm.), imzalı.
Değerlendirme notu: Uğur Ballal, müzayedeye sunduğumuz eserde Osman Hamdi'nin 20. yüzyıl başlarında yaptığı ve halen İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'nde sergilenen eserini tuvale yansıtmıştır. Orijinalinde Osman Hamdi'nin portresi yeralırken, Ballal figüre yeni bir portre çizmiştir. -
Peyzaj, karton üzeri suluboya, imzalı. 29,5 x 22 cm. (45 x 36 cm.)
Kondisyon: 10/10
Provenance: G.B. Koleksiyonu (2021 yılında Nişantaşı Müzayede Evi'nden alınmıştır.)
Değerlendirme notu Mısırlı Hidayet olarak bilinen ressamın hayatı hakkında pek az bilgi vardır ve bunların önemli bir kısmı rivayetlere dayanmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul’da dünyaya geldiği ve Fatih ilçesinde nüfusa kayıtlı olduğu, Mısır’a ise çok genç yaşlarda geldiği bilinmekle birlikte, neden ve nasıl geldiği konusunda farklı iddialar vardır. Bir iddiaya göre Hidayet, çok küçük yaşlarda ailesi ile birlikte Mısır’a galip yerleşmiştir. Bir diğer iddiaya göre Osmanlı İmparatorluğunun 1. Dünya Savaşı’nda Süveyş Kanalına düzenlediği ve Kanal Harekâtı olarak bilinen savaşa katılan ve kaybolan ağabeyini bulmak için ailesi tarafından İstanbul’dan Mısır’a gönderilen Hidayet, İngiliz’ler tarafından tutuklanıp esir kampına gönderilmiştir. Bu hikâyenin devamında esir kampındayken bir İngiliz subayı ondaki yeteneği fark eder, resim malzemesi armağan eder. Birinci Dünya Savaşı bittikten sonra Hidayet, Türkiye'ye dönmez ve Mısır Kraliyet ailesinin himayesine girer. Kral Fuad'in kızı, Kral Faruk'un ise kızkardeşi olan ve daha sonra evlenerek İran İmparatoriçesi unvanı alan Prenses Fevziye Hidayet'e destek veren Kraliyet ailesi mensuplarındandır. 1970'lerde Kahire'de vefat edinceye kadar geçimini resim yaparak kazanan ressam bir dönem de Mısır Güzel Sanatlar Akademisinde hocalık yaptı. Özellikle, Kral Fuad ve Kral Faruk zamanında çok tanınırlığı artan ressamın tabloları Kahire'deki Manial Sarayında, Türkiye’deki müzelerde, Türkiye’nin yurt dışındaki temsilciliklerinde ve özel koleksiyonlarda bulunmaktadır. Vefat ettiğinde Kahire'de hiçbir yakını bulunmayan Hidayet’in cenaze işlemleri Türk Konsolosluğunca yapılmıştır.
-
İmzalı, kağıt üzeri lavi, 23.3.1998 tarihli, 43 x 32 cm.
Kondisyon: 10/10
Provenance: Bigalı aile koleksiyonu
Değerlendirme notu: Şeref Bigalı ilk ve ortaöğrenimini İzmir’de tamamladı. 1944 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümüne girdi. Burada altı yıl Cemal Tollu Atölyesinde öğrenim gördü. 1950 yılında akademiden mezun olarak Afyon ve İzmir Karşıyaka’da resim öğretmenliği yaptı. 1959-78 tarihleri arasında İzmir Eğitim Enstitüsünde çalıştı. Resim-İş Bölümünün kuruluşunda görev aldı. 1962 yılında Paris’e giderek Ressam Henri Goetz Atölyesine devam etti. Elliye yakın kişisel sergi açtı. Çok sayıda eseri, müzelerde, yurt içi ve yurt dışı özel koleksiyonlarda yer almaktadır. Adına Ankara’da Şeref Bigalı Sanat Galerisi açılan ressam, ayrıca 1986 yılında Devlet Resim Büyük Ödülü, daha sonra ise Türkiye İş Bankası Büyük Resim Ödülünü kazandı. 1976 yılında ilk baskısı yapılan Resim Sanatı adlı kapsamlı kitabı, plastik sanatlar alanında ülkemizde yayımlanan önemli çalışmalardan biri oldu. Biga’da (Çanakkale) toprağa verildi.
-
Düğün...- İmzalı, 1984,
- Tuval, yağlı boya
- 40x45cm.
- İzmir doğumlu.
- Çocukluğunun ilk yılları, kaçan düşmanın evsiz barksız bıraktığı, yakıp yıktığı kararmış topraklarda, yanık kiremit kokuları arasında geçti.
- 1942 yılında girdiği Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-iş Bölümü’nü 1945 yılında bitirdi. Enstitüde, resim dalında Refik Epikman ve Malik Aksel’in, modlajda Hakkı İzet’in öğrencisi oldu.
- 1960 yılında Lozan Güzel Sanatlar Okulu’nda (Ecole des Beaux-Arts) “biçim grameri” üzerine çalıştı.
- 1962 yılında öğretmen olarak atandığı Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’nde “Form ve İnşa” temalı dersler verdi.
- 1970 - 80 aralığında TRT Televiyonu Artistik Hizmetler Şubesi’nde dekoratör ve müdürlük görevinde bulundu.
- 1968 yılında İstanbul Opera Binası Sanat Yarışması Resim Mansiyonunu, 1973 yılında 34. Devlet Sergisi Ödülü’nü, Kültür Bakanlığı 50. Yıl Resim ve Heykel Yarışması’nda Atatürk ve Cumhuriyet Ödülü’nü ve DYO 7. Resim Sergisi Jüri Özel Ödülü’nü, 1976 yılında 37. Devlet Sergisi Ödülü’nü, 1981 yılında Cumhuriyet Senatosu Atatürk Resim Yarışması Birincilik Ödülü ile Kültür Bakanlığı Atatürk ve Devrimleri Resim Yarışması Ödülü’nü, 1994 yılında Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği Onur Ödülü’nü, 1999 yılında GESAM Cumhuriyetle Gelenler Hizmet Ödülü’nü almıştır. Sanatçıya, 1998 Yılında Devlet Sanatçısı unvanı verilmiştir.
- İzmir ve Ankara Resim ve Heykel Müzeleri ile Yugoslavya Potiçelli Kenti Sanatçılar Kolonisi Müzesi’nde, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ve diğer resmi kuruluşlar ile özel koleksiyonlarda yapıtları bulunan sanatçı 1982 yılından 2012 yılı sonuna kadar Galeri Sanatyapım’da kendi adını taşıyan atölyeyi yönetti.
- 18 Nisan 2015 tarihinde yaşama veda etmiştir.
- Kayıhan Keskinok, 1945-1950 dönemi eserlerinde Cezanne’ı anımsatan renk geçişleriyle dikkat çekti. 50'li yıllar sanatçının geri dönmeksizin çok figürlü resimlere yöneldiği yıllardır.
- 1970’lerin sonundan başlayarak figürün yer aldığı mekanı soyutlama denemelerine girişti, resimlerine masalsı öğeler ekledi.
- 1980’lerde zaman kavramını irdeledi, imgelerin üstüste bindirilmesi tekniğini geliştirdi.
- Sanat felsefesini, "Görsel bellekten çalışabilmek için en başta, o hareketi yaşamanız gerekir" ifadesiyle tanımladı.
-
İmzalı, kağıt üzerine sulu boya, 1982 tarihli, 20 x 28 cm.
Kondisyon: 10/10
Provenance: Bigalı aile koleksiyonu
Değerlendirme notu: Şeref Bigalı İlk ve ortaöğrenimini İzmir’de tamamladı. 1944 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümüne girdi. Burada altı yıl Cemal Tollu Atölyesinde öğrenim gördü. 1950 yılında akademiden mezun olarak Afyon ve İzmir Karşıyaka’da resim öğretmenliği yaptı. 1959-78 tarihleri arasında İzmir Eğitim Enstitüsünde çalıştı. Resim-İş Bölümünün kuruluşunda görev aldı. 1962 yılında Paris’e giderek Ressam Henri Goetz Atölyesine devam etti. Elliye yakın kişisel sergi açtı. Çok sayıda eseri, müzelerde, yurt içi ve yurt dışı özel koleksiyonlarda yer almaktadır. Adına Ankara’da Şeref Bigalı Sanat Galerisi açılan ressam, ayrıca 1986 yılında Devlet Resim Büyük Ödülü, daha sonra ise Türkiye İş Bankası Büyük Resim Ödülünü kazandı. 1976 yılında ilk baskısı yapılan Resim Sanatı adlı kapsamlı kitabı, plastik sanatlar alanında ülkemizde yayımlanan önemli çalışmalardan biri oldu. Biga’da (Çanakkale) toprağa verildi.
-
Kapadokya ve güvercinleri...- İmzalı, 2007
- Tuval, yağlı boya
- 50x60cm.
- 1979 Samsun Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’nü bitirdi.
- Anadolu Üniversitesi’nde lisansını tamamladı.
- 1985’ te başlayan Anadolu Sergileri, 1990 yılından itibaren büyük kentlerde devam etti.
- Kapadokya’ya coğrafya ve tarihine özel ilgisi vardır. Abdullah Şen’le birlikte "Kapadokya Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması"nı organize etti. Yerli ve yabancı 300’e yakın sanatçıyı buluşturdu.
- Camaltı resimlerini Kapadokya Uçhisar’da Ekrem Kadak Cam Müze Ev ile sanatseverlere sundu.
-
İmzalı, 2005 tarihli, kağıt üzerine sulu boya 23 x 23 cm. (42 x 42 cm.)
Kondisyon: 10/10
Provenance:
Işıl Özışık (1939- ) Turgut Zaim, Cemal Bingöl ve Eşref Üren’in öğrencisi oldu. 1963’de arkeoloji öğrenimini tamamladı. Üç yıl süren asistanlık tecrübesinin ardından tamamen sanata odaklandı. 1991 yılından bu yana Amerika Birleşik Devletleri’nin Washington kentinde yaşıyor. Londra, Marsilya gibi pek çok kentte sergiler açtı.
-
Peyzaj, kağıt üzerine sulu boya, imzalı, 28 x 24 cm.
Kondisyon: 10/10
Provenance: Bigalı aile koleksiyonu
Değerlendirme notu: Şeref Bigalı İlk ve ortaöğrenimini İzmir’de tamamladı. 1944 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümüne girdi. Burada altı yıl Cemal Tollu Atölyesinde öğrenim gördü. 1950 yılında akademiden mezun olarak Afyon ve İzmir Karşıyaka’da resim öğretmenliği yaptı. 1959-78 tarihleri arasında İzmir Eğitim Enstitüsünde çalıştı. Resim-İş Bölümünün kuruluşunda görev aldı. 1962 yılında Paris’e giderek Ressam Henri Goetz Atölyesine devam etti. Elliye yakın kişisel sergi açtı. Çok sayıda eseri, müzelerde, yurt içi ve yurt dışı özel koleksiyonlarda yer almaktadır. Adına Ankara’da Şeref Bigalı Sanat Galerisi açılan ressam, ayrıca 1986 yılında Devlet Resim Büyük Ödülü, daha sonra ise Türkiye İş Bankası Büyük Resim Ödülünü kazandı. 1976 yılında ilk baskısı yapılan Resim Sanatı adlı kapsamlı kitabı, plastik sanatlar alanında ülkemizde yayımlanan önemli çalışmalardan biri oldu. Biga’da (Çanakkale) toprağa verildi.
-
Kapadokya ve güvercinleri...- İmzalı, 2007
- Tuval, yağlı boya
- 50x50cm.
- 1979 Samsun Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’nü bitirdi.
- Anadolu Üniversitesi’nde lisansını tamamladı.
- 1985’ te başlayan Anadolu Sergileri, 1990 yılından itibaren büyük kentlerde devam etti.
- Kapadokya’ya coğrafya ve tarihine özel ilgisi vardır. Abdullah Şen’le birlikte "Kapadokya Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması"nı organize etti. Yerli ve yabancı 300’e yakın sanatçıyı buluşturdu.
- Camaltı resimlerini Kapadokya Uçhisar’da Ekrem Kadak Cam Müze Ev ile sanatseverlere sundu.
-
Duralit üzerine yağlı boya. tarihsiz (Muhtemelen 1900'lu yılların başı... Erken dönem), Osmanlıca imzalı peyzaj, 18 x 15 cm. (26 x 23 cm.)
Kondisyon: 10/10
Provenance: G.B. Koleksiyonu
Değerlendirme notu: Osman Asaf (Bora) (1868-1938) Saraybosna’da doğdu, 20’li yaşlarında Sanayi-i Nefise Mektebi’ne kaydoldu. İlk öğrencileri arasında bulunduğu Sanay-i Nefise’den mezun olan sanatçı, Osmanlı’daki ilk sanatçı topluluğu olan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin kurucuları arasında bulundu. Cemiyetin yayın organı olan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti mecmuasının sorumlu müdürlüğünü üstlendi. Savaşın yaşandığı dönemde, Balıkesir, Bandırma’da Belediye Başkanlığı yaptı. Cumhuriyet döneminde Numune-i Terakki Mektebi’nden başlayarak birçok rüştiye ve lisede resim öğretmenliği yapan sanatçı, 1932 yılında Pertevniyal Lisesi’nden emekliye ayrıldı. Osman Asaf, ölümüne yakın çıkarılan soyadı kanunu gereği Bora soyadını aldı. 1935 yılının Kasım ayında, Kadıköy Kızıltoprak’taki evinde vefat etti. Osman Asaf Bora’nın resimlerinde konularının çıkış kaynağı doğadır. Manzaralarını açık havada gözlemleyerek resmetmektedir. Bu bakımdan, Hoca Ali Rıza kuşağının tarihsel ve kırsal doğayı betimleme eğilimine Osman Asaf’ın da kendine özgü renk zenginliği ile katıldığı söylenebilir. İstanbul’un doğasından yapmış olduğu manzaralar, Osman Asaf’ın en önemli yapıtlarını oluşturmaktadır. Sanatçı İstanbul semtlerini, eski konakları, ağaçlı yolları, kayalıkları titiz bir tasvir duygusuyla saptamıştır. Genellikle çalışmalarında figüre çok az yer verir. Sınırsız bir boşluk içinde uzayıp giden doğa kadar cami, türbe, çeşme, harabe, köprü, konak, kız kulesi gibi mimari yapılara da resimlerinde yer verir. Yağlıboya tekniğini erken dönemde çalıştığı eserlerinde daha çok tercih etmiştir. Sağlık sorunları sebebi ile daha sonraki eserlerinde suyla karıştırılan ve kokusu yağlıboya kadar yoğun olmayan guaj ve suluboya tekniğinde çalışmalar yapmıştır. Uyguladığı teknikler her biri kendi içinde ayrı bir değer taşımakla birlikte suluboya tekniğinde yapmış olduğu eserlerle farklı bir yetkinlik gösterir.
-
Kapadokya...- İmzalı, 2007
- Tuval, yağlı boya
- 50x50cm.
- 1979 Samsun Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’nü bitirdi.
- Anadolu Üniversitesi’nde lisansını tamamladı.
- 1985’ te başlayan Anadolu Sergileri, 1990 yılından itibaren büyük kentlerde devam etti.
- Kapadokya’ya coğrafya ve tarihine özel ilgisi vardır. Abdullah Şen’le birlikte "Kapadokya Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması"nı organize etti. Yerli ve yabancı 300’e yakın sanatçıyı buluşturdu.
- Camaltı resimlerini Kapadokya Uçhisar’da Ekrem Kadak Cam Müze Ev ile sanatseverlere sundu.
-
Göğe yükselen...- İmzalı, 2000
- Tuval, yağlı boya
- 110x150cm.
- 1979 Samsun Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’nü bitirdi.
- Anadolu Üniversitesi’nde lisansını tamamladı.
- 1985’ te başlayan Anadolu Sergileri, 1990 yılından itibaren büyük kentlerde devam etti.
- Kapadokya’ya coğrafya ve tarihine özel ilgisi vardır. Abdullah Şen’le birlikte "Kapadokya Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması"nı organize etti. Yerli ve yabancı 300’e yakın sanatçıyı buluşturdu.
- Camaltı resimlerini Kapadokya Uçhisar’da Ekrem Kadak Cam Müze Ev ile sanatseverlere sundu.
-
Yapımcı, yönetmen, öğretmen, ressam...- İmzalı
- Tuval, yağlı boya
- 80x100cm.
- İvriz Öğretmen Okulu, Çapa Resim Semineri mezunu. Gazili ressam...
- 1969'da Gazi Eğitim Estitüsü Resim-İş Bölümü’nü bitiren ve bir süre resim öğretmenliği yapan Şahin, uzun yıllar boyunca -mesleğinin dışına çıkarak- yapımcı-yönetmen olarak çalıştı.
- 1970-1986 yılları arasında Film-Radyo ve TV Eğitim Merkezi'nde görev yapan, 81 adet belgesel ve eğitim filmine imza atan (ki bunların 40 kadarı devlet televizyonlarında yayınlandı) Zeki Şahin, 1986'dan itibaren Haccettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Anasanat Dalı'nda öğretim üyeliği yaptı.
- Sanatçının resimleri, detaylarından arındırılmış, algıladıklarının ve varlığının dışa vurumuyla şekilleniyor. Bugüne kadar birçok fotoğraf ve resim sergisi açtı.
-
Kağıt üzeri serigrafi, 9/11. 1982 , ıslak imzalı, 33 x 20 cm. (44 x 31 cm.)
Kondisyon: 10/10
Provenance: M. P koleksiyonu
Değerlendirme notu: Ramis Aydın, 1937 yılında, Giresun-Espiye’de doğdu. 1961 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü‘nü bitirdi. 1982-2004 yılları arasında İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü ile Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümünde sanat eğitimciliği ve Resim Ana Sanat Dalı Başkanlığı yaptı. 1987’de doçent, 1995 yılında profesör oldu. 40’ın üzerinde kişisel sergi açtı. 2004 yılında emekli oldu. Ramis Aydın, gelenekten, Anadolu gerçekliğinden beslenen ve evrensele uzanan, yarı kübist tarzıyla, Türk resmi içinde hak ettiği yeri aldı.. Onun resimleri her şeyden öte bir üslup resmidir de aynı zamanda.. sadece bu yönüyle bile kalıcı bir özelliği barındırır. Sanatçı 26 Aralık 2023'te yaşamını yitirdi.
-
Yapımcı, yönetmen, öğretmen, ressam...- İmzasız
- Tuval, yağlı boya
- 33x30cm.
- İvriz Öğretmen Okulu, Çapa Resim Semineri mezunu. Gazili ressam...
- 1969'da Gazi Eğitim Estitüsü Resim-İş Bölümü’nü bitiren ve bir süre resim öğretmenliği yapan Şahin, uzun yıllar boyunca -mesleğinin dışına çıkarak- yapımcı-yönetmen olarak çalıştı.
- 1970-1986 yılları arasında Film-Radyo ve TV Eğitim Merkezi'nde görev yapan, 81 adet belgesel ve eğitim filmine imza atan (ki bunların 40 kadarı devlet televizyonlarında yayınlandı) Zeki Şahin, 1986'dan itibaren Haccettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Anasanat Dalı'nda öğretim üyeliği yaptı.
- Sanatçının resimleri, detaylarından arındırılmış, algıladıklarının ve varlığının dışa vurumuyla şekilleniyor. Bugüne kadar birçok fotoğraf ve resim sergisi açtı.
-
Kağıt üzerine karışık teknik, imzalı, 14.08.2012, 32 x 24 cm. (50 x 48 cm.)
Kondisyon: 10 / 10
Provenance: S. P. koleksiyonu
Değerlendirme notu: Ergin İnan, 14 Kasım 1943 tarihinde Malatya'da doğdu. İlkokulu ve liseyi memleketinde tamamladı. 1964 senesinde İstanbul Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu Resim bölümüne girdi, 1968 senesinde ise mezun oldu ve aynı bölümde Helmut Hungerberg'in asistanlığını yapmaya başladı. 1969 senesinde Salzburg Yaz Akademisi'ne katıldı, Prof. Emilio Vedova ile birlikte çalışmalar gerçekleştirdi. 1971 yılında Almanya'ya akademik değişim bursu kazanarak gitti. Münih’de Prof. Mac Zimmerman ile çalıştı. 1985–1986 yılları arasında Berlin Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda konuk profesör olarak bulundu. Ergin İnan’ın sanatı, var oluşla yok oluş arasındaki meta-fizik anlamın kendi bakış açısından irdelenip yorumlanmasına dayanmaktadır. Resimlerinde, Doğu ve Batı kültürlerinin sentez arayışları gözlemlenir. 1970’lerden başlayarak böcekleri ve insan figürlerini işlediği eserlerinde, imgeler arasında kurulan görsel ve simgesel ilişkileri yansıtır. Bunların yanı sıra zaman zaman eski uygarlıklardan aldığı kültürel imgelere de yer vererek bunları aynı sanatsal bağlamda değerlendirmiştir. Eserlerinde çok farklı malzeme ve teknikten yararlanan İnan, tuvalin yanı sıra ahşap, duralit, kağıt ya da el yapımı özel kağıtlar vb. taşıyıcılar üstüne yağlıboya, suluboya, tempera, renkli mürekkep ve kolaj gibi değişik teknik ve malzemeler kullanır. 1968 yılından günümüze kadar çok sayıda kişisel sergi açan ve karma sergilere de katılan sanatçının yapıtlarının bulunduğu kalıcı koleksiyonlar arasında, Ankara ve İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Müzeleri, Dahlem Museum-Berlin, Haus der Kunst - Munich, Kunstverein - Frechen, Modern Art Museum - Cleveland, Bradford Museum, British Museum - Londra, Fredrikstad Modern Art Museum - Belçika sayılabilir.
-
Yapımcı, yönetmen, öğretmen, ressam...- İmzalı
- Tuval, yağlı boya
- 33x30cm.
- İvriz Öğretmen Okulu, Çapa Resim Semineri mezunu. Gazili ressam...
- 1969'da Gazi Eğitim Estitüsü Resim-İş Bölümü’nü bitiren ve bir süre resim öğretmenliği yapan Şahin, uzun yıllar boyunca -mesleğinin dışına çıkarak- yapımcı-yönetmen olarak çalıştı.
- 1970-1986 yılları arasında Film-Radyo ve TV Eğitim Merkezi'nde görev yapan, 81 adet belgesel ve eğitim filmine imza atan (ki bunların 40 kadarı devlet televizyonlarında yayınlandı) Zeki Şahin, 1986'dan itibaren Haccettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Anasanat Dalı'nda öğretim üyeliği yaptı.
- Sanatçının resimleri, detaylarından arındırılmış, algıladıklarının ve varlığının dışa vurumuyla şekilleniyor. Bugüne kadar birçok fotoğraf ve resim sergisi açtı.
-
İmzalı, 1938 tarihli LeFranc & Cie tuval üzerine yağlıboya. Antika, varaklı ahşap çerçeve içinde... 70 x 51 cm. (90 x 70 cm.)
Kondisyon: 9/10
Provenance:Arıduru koleksiyonu. Eser sahibi Cemil Arıduru, (Avanos) 1895 - (İstanbul) 1982 yılları arasında yaşadı. Cumhuriyet Türkiyesinin ilk yüksek mühendisleri arasında yer aldı. Mühendis Mektebi'nden 1922 yılında mezun oldu. Sanatsever kişiliği ile tanınan Arıduru, 1927 yılına kadar Afyon Nafiası, Adana mıntıka mühendisliği ve Ankara Belediyesi görevlerinde bulundu. Arıduru, 1927 - 1937 yılları arasında önemli inşaat - taahhüt işleri üstlendi. Hicaz Demiryolu ve Dil Tarih Coğrafya Fakültesi binası gibi işleriyle dikkat çekti. Arıduru, 1962 yılına kadar Haymil İnşaat Ltd. Şirketinde müdür unvanıyla yöneticilik yaptı.
Değerlendirme notu: Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemi sanat tarihimizin önde gelen isimlerinden Şevket Dağ (1875-1944), 1875 yılında İstanbul'un Küçük Mustafa Paşa Mahallesi'nde dünyaya geldi. Sanayi-i Nefise Mektebi’nin ilk Türk öğrencilerinden biri olarak Osman Hamdi Bey, Alexandre Vallaury ve Salvatore Valeri gibi isimlerden ders aldı. 1897 yılında okuldan birincilikle mezun oldu. Mezun olduktan sonra Evkaf'ta (Vakıflar İdaresi) memur olarak göreve başladı. İlk ve tek kişisel sergisini İstanbul Kuyucu Murat Paşa Türbesi’nin yakınlarında yer alan bir muhallebici dükkânında açtı. 1902 yılında yani mezuniyetinden 5 yıl sonra Pera sergisine katıldı. Bu tarihten itibaren ölümüne dek Pera sergileri, Galatasaray sergileri, Ankara Resim sergileri ve Devlet Resim Heykel sergileri dahil toplam 54 sergide yaklaşık 250 eserini sergiledi. Ayrıca Atina, Münih, Sofya, Brüksel, Paris, New York gibi şehirlerde düzenlenen sergilere katılarak, uluslararası sanat çevrelerinde tanındı. Bu sergilerde çeşitli ödüller ve madalyalar kazandı. 1909 yılında Galatasaray Lisesi’nde okulun müdürü olan Tevfik Fikret'in isteği üzerine resim öğretmenliği yapmaya başlayan sanatçı, aynı yıl kurulan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer aldı. Daha sonra İstanbul Darülmuallimin'de (İstanbul Erkek Öğretmen Okulu) öğretmenliğe devam etti. Yaşamının son yıllarında politika ile ilgilenerek Konya ve Siirt milletvekilliği görevinde bulundu. Resim hayatının ilk dönemlerinde natürmortlar ve portreler yapsa da daha sonra iç mekanlara yöneldi. Bu alandaki ilk yapıtı, Yeni Camii’nin içinden bir parçayı tuvaline aktardığı resimdir. Şevket Dağ, iç mekan resimlerine yöneldiği ilk yıllarda, 8 yıl aralıksız Ayasofya’da etüt çalışmaları yaptı. Rüstem Paşa Cami ve Kapalıçarşı da tuvaline aktarmayı sevdiği mekanlardı. Mekanlarda ışık ve gölge karşıtlığını kullanmakta ustaydı. Kullandığı ışık ile dini mekanların kutsal ve loş atmosferini izleyiciye hissettirmeyi amaçladı. Eserlerinde çini sanatına, sedef kakma detaylı kapı örneklerine ve kültürel objelere mutlaka yer verdi. Müzayedeye sunduğumuz eserde Rüstem Paşa Camisi'nin iç mekanı resmedilmiştir. Tuval, 1836 yılında Alexandre Lefranc tarafından kurulan ve 1965 yılına kadar varlığını sürdüren Le Franc & Cie şirketinin üretimidir. Şirket, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti'nde sanat malzemeleri satan ilk şirketlerden birisidir.
-
Yapımcı, yönetmen, öğretmen, ressam...- İmzasız
- Tuval, yağlı boya
- 92x65cm.
- İvriz Öğretmen Okulu, Çapa Resim Semineri mezunu. Gazi'li ressam...
- 1969'da Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü’nü bitiren ve bir süre resim öğretmenliği yapan Şahin, uzun yıllar boyunca -mesleğinin dışına çıkarak- yapımcı-yönetmen olarak çalıştı.
- 1970-1986 yılları arasında Film-Radyo ve TV Eğitim Merkezi'nde görev yapan, 81 adet belgesel ve eğitim filmine imza atan (ki bunların 40 kadarı devlet televizyonlarında yayınlandı) Zeki Şahin, 1986'dan itibaren Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Ana Sanat Dalı'nda öğretim üyeliği yaptı.
- Sanatçının resimleri, detaylarından arındırılmış, algıladıklarının ve varlığının dışavurumuyla şekilleniyor. Bugüne kadar birçok fotoğraf ve resim sergisi açtı.
-
Yapımcı, yönetmen, öğretmen, ressam...- İmzalı
- Tuval, yağlı boya
- 33x30cm.
- İvriz Öğretmen Okulu, Çapa Resim Semineri mezunu. Gazili ressam...
- 1969'da Gazi Eğitim Estitüsü Resim-İş Bölümü’nü bitiren ve bir süre resim öğretmenliği yapan Şahin, uzun yıllar boyunca -mesleğinin dışına çıkarak- yapımcı-yönetmen olarak çalıştı.
- 1970-1986 yılları arasında Film-Radyo ve TV Eğitim Merkezi'nde görev yapan, 81 adet belgesel ve eğitim filmine imza atan (ki bunların 40 kadarı devlet televizyonlarında yayınlandı) Zeki Şahin, 1986'dan itibaren Haccettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Anasanat Dalı'nda öğretim üyeliği yaptı.
- Sanatçının resimleri, detaylarından arındırılmış, algıladıklarının ve varlığının dışa vurumuyla şekilleniyor. Bugüne kadar birçok fotoğraf ve resim sergisi açtı.