Nazım Hikmet Ran’ın 1940 yılında Çankırı Cezaevi'nde, koğuş arkadaşı fırıncı İbrahim Efendi'yi çizdiği resim.
Tuval üzerine yağlı boya, 32.5 x 44 cm. imzalı, 1940
Provenance: Fatma Tuna (Galeri Z)
Kondisyon: (6/10)
Değerlendirme notu:
Yağlı boya resmin sahibi Fatma Tuna'ya göre Nazım Hikmet, Çankırı Cezaevi'nde kaldığı günlerde koğuş arkadaşı fırıncı İbrahim Efendi'yi çizdiği yağlı boya resim ile birlikte bir de el yazması şiir defterini İbrahim Efendi'ye hediye etti. Hikmet'in sağlık sorunları nedeniyle Bursa'ya nakledilmesinden kısa bir süre sonra İbrahim Efendi, Çankırı Cezaevi'nden tahliye oldu. İbrahim Efendi, resmi dörde katlayarak bir kitap arasında bir süre sakladı. Tavan arasında sakladığı şiir defteri ise bina yıkılırken inşaatın molozları arasında kayboldu. Bu resim, Nazım'ın çizmiş olduğu 15 ya da 16 resimden birisidir.
video için tıklayınız: https://www.youtube.com/watch?v=hTqW4qq4WH0
Resim saklanma koşulları nedeniyle üzerinde katlama yerlerinin izini taşımaktadır.
Ressam Hasan Pekmezci, Sanatım dergisinde yayınlanan bir yazısında, bu resmin Çankırı'da öğretmenlik yaptığı dönemde ilk kez kendisine teklif edildiğini belirtmektedir.
-
İmzalı, tarihsiz, duralit üzerine yağlıboya. 64 x 39 cm. (79,5 x 55 cm.)
Kondisyon: 8/10 (Resmin bazı yerlerinde boya çatlamış. Çok küçük boya kayıpları var.)
Provenance: Ercüment Ulay koleksiyonu
Değerlendirme notu: Portre ressamı olarak tanınan Rahmi Pehlivanlı (1926-1992), Ankara Keskin’de doğdu. Sanatçıya ödül kazandıran eserlerinin bir bölümü Avrupa, Amerika, Ortadoğu ve Afrika’ya kadar dünya müzelerinde, özel koleksiyonlarda bulunmaktadır. Türkiye’de ve dünyada 60’ın üzerinde düzenlediği kişisel sergileri devlet başkanları tarafından açılmıştır. ABD Başkanı John F. Kennedy, Prens Phillip, Lüksemburg Dükü Jean Adelhaid, Mısır Devlet Başkanı Enver El Sedat ve Türk Cumhurbaşkanları Celal Bayar, Cevdet Sunay, Kenan Evren ve Turgut Özal’ın da aralarında bulunduğu kral, kraliçe ve devlet başkanları tarafından davet edilmiş ve portrelerini çalışmıştır. 1952 yılında Milli Savunma Bakanlığı tarafından, Erzurum’da Aziziye Kahramanı Nene Hatun’un portresi yaptırılmış ve İstanbul Askeri Müzesi’ne alınmıştır. 1953 yılında Cumhurbaşkanı Celal Bayar tarafından görevlendirilerek Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’te doğduğu evin teşrifi çalışmalarında bulunmuş ve evin resmini yapmıştır. 1967 yılında Papa IV. Paul tarafından Vatikan’a alınan “Zina” adlı tablosu nedeniyle kendisine madalya verilmiştir. 1969’da Cote D’Azure’da düzenlenen uluslararası sergide Portre Dünya Birincilik Ödülü’nü almıştır. 1978’de uluslararası sanat çalışmalarındaki başarısı nedeniyle Pan Haber Ajansı tarafından sanat dalında “Yılın Adamı” seçilmiştir. 1926-1938 yılları arasında Türkiye’yi ziyaret eden yabancı devlet adamlarını Atatürk ile gösteren bir dizi tablo çalışmıştır. 1981 yılında Roma, Accademia Universale tarafından, Accademica Benemerito” diploması ve fahri hocalık unvanı verilmiş, adına kürsü ayrılmıştır. 1984 yılından başlayarak eşi Nurhan Pehlivanlı ile sürdürdüğü “Renk Renk Türkiyem Koleksiyonu” projesini planlamış ve projenin büyük bölümünü gerçekleştirmiştir. Adına kurulan bir vakıfla (PEKSAV) eserleri korumaya alınmıştır. 2019 yılında Keskin’de doğduğu ev restore edilerek adına bir müzeye dönüştürülmüştür.
-
İmzasız, tarihsiz, duralit üzerine yağlıboya. Ahşap, altın varak çerçeveli. 53 x 38 cm. (65 x 50 cm.)
Kondisyon: 9/10 (Çerçevenin alt kısmında kısmi kayıplar var)
Provenance: Ercüment Ulay koleksiyonu
Değerlendirme notu: Ressam Edip Hakkı Köseoğlu (1904-1990) İstanbul’da doğdu. 1877-1878 Osmanlı – Rus savaşı sırasında Filibe’den gelerek İstanbul’a yerleşmiş bir ailenin oğludur. Önce Frerler Mektebi’ne devam etti. Aynı okulda arkadaşları Fikret Mualla ve Hadi Bara idi. Numune Mektebi ve Kadıköy Sultanisi’ ni bitirdikten sonra Sanayi-i Nefise Mektebi’ne (Güzel Sanatlar Akademisi) girerek İbrahim Çallı‘nın yanında çalıştı. 1927’de Akademi’yi bitirerek devlet hesabına gittiği Fransa’da Arts et Metiers’ de dekorasyon ve fresk öğrenimi gördü. Andre Lhote atölyesinde sanat eğitimini geliştirdi. Paul Dumas fabrikasında, duvar kâğıdı ve kumaş desenleri üstünde çalıştı.1932’de yurda dönünce Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’ne öğretim üyesi olarak atandı. 1968’de bu görevinden emekli oldu. Devlet sergilerine ve bazı karma sergilere katılan sanatçı, uzun süre kişisel sergi düzenlemedi. 1976’da İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nin girişimiyle bütün dönemlerini kapsayan geniş bir sergisi yapıldı. 1977 ve 1979’da gene İstanbul’da yağlı boya, guaj ve suluboya resimlerini içeren iki ayrı sergisi daha düzenlendi. 1978’de Chicago’da açılan bir grup sergisinde yapıtlarına yer verildi. Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği’ne katıldı.1943’te düzenlenen 5. Devlet Resim ve Heykel Sergisi’nde beş yapıtının yanı sıra İshak Hoca adlı tablosuyla birincilik ödülünü kazandı. Sanatçının başlıca yapıtları yurt içinde İstanbul ve Ankara Resim ve Heykel müzelerinde, Emniyet Sandığı, Akbank, Yapı ve Kredi Bankası, İş Bankası ve Ankara Devlet Kitaplığı koleksiyonlarında yurt dışındaysa A.B.D., Fransa, İngiltere ve İsveç’teki özel koleksiyonlarda yer almaktadır.
-
İmzalı, duralit üzerine yağlıboya. Siyah ahşap çerçeve içerisinde. 29 x 28 cm. (38 x 30 cm.)
Kondisyonu: 10/10
Provenance: Ercüment Ulay koleksiyonu
Empresyonist Ressam Ahmet Fazıl Aksoy 1949’da Samsun’da doğdu. İlk ve ortaöğretimini burada tamamladıktan sonra İstanbul Hukuk Fakültesi'nde eğitimine devam etti. Mezun olduktan sonra kısa bir süre avukatlık yapan sanatçı, 1980’den sonra tamamıyla resme döndü. Empresyonizmi kendi resim anlayışıyla yorumlayan sanatçı, daha çok İstanbul resimleriyle tanınır. Sanatçının en önemli özelliklerinden biri resim sehpası ile İstanbul köşelerinin izini sürmesi ve günün ışıklarını yakalama çabasıdır. Prof. Tuğray Kaynak’ın ifadesiyle, bu kuşak içinde en içten, duyarlılığı en yüksek, en otantik ve özgün fırça tuşlarına sahip olan sanatçıdır. Eserleri yurt dışında, özellikle İngiltere’de özel koleksiyonlarda, Türkiye’de ise özellikle Banka koleksiyonlarında bulunmaktadır. İstanbul resimleri ile tanınan sanatçı, bu şehrin dünyanın en güzel ve en resimsel şehri olduğunu söylemektedir. Çalışmaları İstanbul Ressamları diye anılan grubun oluşmasına katkıda bulunmuş ve ülkemizdeki empresyonist ressamların gelişmesine neden olmuştur. Sanatçı çalışmalarına İstanbul’da devam etmektedir
-
İmzalı, tarihsiz, duralit üzerine yağlıboya. Ahşap varaklı çerçeve içerisinde. 30 x 25 cm. (46 x 41 cm.)
Kondisyon: 10/10
Provenance: Ercüment Ulay koleksiyonu
Değerlendirme notu: Ressam Nuri İyem (1915-2005) İstanbul’da doğdu. Bulgaristan’dan göç etmiş bir ailenin çocuğudur. İlk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra Güzel Sanatlar Akademisine giren İyem, Nazmi Ziya Güran, Hikmet Onat, Ibrahim Çallı ve Leopold Lewy atölyelerinde çalışmış ve 1914’de birincilikle mezun olmuştur. Henüz öğrenci iken Avni Arbaş, Agop Arad, Turgut Atalay, Haşmet Akal, Kemal Sönmezler, Selim Turan, Fethi Karakaş, Ferruh Başağa ve Mümtaz Yener gibi genç sanatçılarla birlikte 1941 yılında "Yeniler" grubunu kurdu. Grup, “Liman Kenti İstanbul” konulu ilk sergisini Beyoğlu Matbuat Umum Müdürlüğü binasında açtı. Türkiye’nin ilk özel resim dersanesini Beyoğlu Asmalımescit S. Önay Apartmanı çatı katında Fethi Karakaş ve Ferruh Başağa ile birlikte kurdu. 1951 yılına kadar bu toplulukla birlikte sanat çabalarını sürdüren İyem, genç yaşta kendini kabul ettirmiştir. Bugüne kadar İstanbul ve Ankara’da 25 kadar özel sergi açınış bulunan sanatçı, Hollanda, Venedik, Sao Paola gibi batı sanat merkezlerinde de eserlerini sergilemiştir. İlk dönemlerinde duygusal bir realizm yolunda yürüyen sanatçı, kübizm ve soyut geometrik alanlarda geniş ve başarılı araştırmalarda bulunmuştur. Kendine özgü stili ve kişiliği içinde figüratif alanda doyurucu eserler veren sanatçı, kendi kuşağının en güçlü ressamlarından biridir. İstanbul Resim ve Heykel Müzesinde, Millî Kütüphane Koleksiyonunda, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde ve daha bir çok resmi ve özel koleksiyonlarda eserleri vardır.
-
İmzalı, tuval üzeri yağlıboya, 70 x 80 cm. (76 x 86,5 cm.)
Kondisyon: 10/10
Provenance: Ercüment Ulay koleksiyonu
Ressam, grafiker, animatör. 1949 yılında Eskişehir'in Hamidiye köyünde dünyaya geldi. Bir süre İstanbul Resim Semineri'nde ressam Selahattin Taran'ın öğrencisi oldu. 1974 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nin Tatbiki Güzel Sanatlar Dekoratif Resim Bölümü'nden mezun oldu. Serbest dekoratör olarak çalıştı. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Niğde illerinde duvar resmi uygulamaları yaptı. İlk kişisel sergisini İstanbul Şehir Galerisi'nde açtı. 1978 yılında, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Film Radyo Televizyonla Eğitim Merkezi'ne video grafiker ve Dekoratör olarak çalışmaya başladı. Televizyon dekorları hazırladı. Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü'nde Animasyon Şubesi'ni kurdu ve eğitici animasyon filmleri hazırladı. 2006 yılında Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü'nden emekli oldu. Çok sayıda kişisel sergi açtı ve karma sergiye katıldı. Sanatçı, halen kendi atölyesinde resim çalışmalarına devam etmektedir.
-
İmzalı, duralit üzerine Yağlı Boya 59 x 54 cm. (63 x 58 cm.) Siyah çerçeve içerisinde
Kondisyon: 10/10
Provenance: R. T.
Değerlendirme notu: 1956 yılında doğdu. 1969 yılında yurtdışına yerleşti. Almanya’da dekorasyon eğitimi aldı. 1984 yılından itibaren grafiker ve serbest ressam olarak çalışmaktadır. Yurtdışında ve yurtiçinde, özel ve resmi kurumlarda farklı yaş gruplarıyla resim ve atölye çalışmalarını sürdürmektedir. İnsan ve doğa resimlerinde çeşitli boya ve malzeme kullanan sanatçının resimlerindeki belirgin özellik; reel olanın, yer yer deformasyonlarla, dokusal soyutlamayla bütünleşmesidir. Kendi geliştirdiği teknikle yaptığı çalışmalar uluslararası ortamlarda beğeni görmekte ve uluslararası yayınevleri (TUSHITA, ARTEC, MAY) tarafından takvim, poster, afiş basımları gerçekleştirmekte, fuarlarda sergilenmektedir. Resim serüveninde soyut çalışmalar giderek ağırlıklı yer tutmaktadır.Yer çekiminden kurtulmuş devinimin hızı, dokulu yüzeylerde yer alan saf renkli formlar, klasikten gelen gelenekçi yaklaşım ve mekansızlaşma öne çıkan ögelerdir. Sanatçı çalışmalarına Almanya, Hollanda ve Türkiye’de devam etmektedir.
-
İbrahim Safi'den şaşırtıcı bir eser.. (*)- Tuval üzerine yağlıboya, 1970
- 50x65 cm.
- Sahibinin verdiği bilgiye göre eser, bugüne kadar hiçbir yerde sergilenmemiştir. Yağlıboyanın kuruma biçimi ve durumu 50 senelik geçmişi teyit etmektedir. Tuval bezi ışığa tutulduğunda farkedilen iğne deliğinden küçük iki delik mevcuttur.
- Resimdeki espace ve desen tarzı, sanatçının Dansöz, Haremde Eğlence vb. isimdeki eserleriyle uyumludur.
- Eser, Safi'nin çalışma arkadaşı sanatçı Süleyman Şahin (Çoban Ressam) tarafından incelenmiş ve katalog bilgileri teyit edilmiştir.
- Leda - kuğu teması Yunan mitolojisinin ünlü hikayelerinden biridir. Leanorda da Vinci, Michelangelo gibi Rönansın ünlü sanatcıları tarafından tasvir edilir. Hikayeye göre Leda, Sparta kralı Tyndareus'un eşidir. Zeus, kuğu formuna girerek eşiyle birlikte uyuyan Leda'yla cinsel ilişkiye girer. Leda iki yumurta doğurur. Yumurtalardan birinden Zeus'un ikizleri Helen (Truvalı Helen) ve Polydeuces doğar. Diğer yumurtadan ise Tyndareus'un ikizleri Castor and Clytemnestra doğar.