Bu koleksiyon, Türk fotoğraf sanatının üç büyük ustası, Ara Güler, Ergun Çağatay ve Ersin Alok‘un kadrajlarından, duygu, teknik ve tarihin mükemmel birleşimi olan üç nadide eseri dikkatlerimize sunuyor. Eserler, Pamukbank’ın sanat yayıncılığına değerli katkısı olan “1K” (Bir Kare) serisinin özel baskıları. Her bir fotoğraf, usta sanatçıların ıslak imzaları ve numaralandırması ile belgelenmiş, sınırlı sayıda üretilmiş birer koleksiyon harikası.
FOTOĞRAF NO. 1: BİR İSTANBUL GECESİ (0212 / 400) – ARA GÜLER (1928-2018)
Ara Güler, sadece bir fotoğrafçı değil, aynı zamanda İstanbul’un gözü, kalbi ve hafızası. Bu eserde, ustalıkla yakalanmış o meşhur mavi tonları ve hüzünlü siluetler, izleyiciyi doğrudan Boğaz’ın esrarengiz gecesine çekiyor. Sanatçının en bilinen temalarından biri olan İstanbul ile denizcilik öğelerinin birleşimi, kadraja derinlikli bir hikâye katıyor.. Belgesel/sanatsal nitelikli fotoğraftaki hakim olan kontrast, kobalt mavisi renk, sanatçının İstanbul’un melankolik ve şiirsel yüzünü yansıtma biçimini gösteriyor. Merkezdeki gemi gemi direkleri ve arka plandaki ışıklar, deniz ile şehrin kesiştiği o gizemli anı mükemmel bir şekilde yakalıyor.
Kondisyon: 9/10 – Fotoğraf ve montür, beyaz paspartu içinde gayet iyi durumda. Baskı yüzeyinde belirgin bir çizik, solma ya da nem hasarı belirtisi bulunmuyor.
FOTOĞRAF NO. 2: IŞIK VE KALABALIK (0247 / 400) – ERGUN ÇAĞATAY (1937-2018)
Türk fotoğrafının bir diğer önemli ismi, özellikle “Topkapı Sarayı Kütüphanesi” ve “Türkçe Konuşanlar” gibi projeleriyle tanınan Ergun Çağatay’dan bir anlık enerji patlaması. Bu eser, karanlık bir siluet üzerine vuran gizemli bir ışık huzmesini yakalıyor. Bir konserde, mitingde veya dini bir törende yakalanmış olabilecek bu kare, kalabalığın enerjisi ile dramatik ışığın gücünü birleştiriyor. Deneysel-belgesel nitelikteki bu fotoğraf, sanatçının Gamma Fotoğraf Ajansı üyeliği ve Life Dergisi için yaptığı röportajlar gibi dinamik ve önemli anları yakalama yeteneğini yansıtıyor. Bu kare, kalabalığın üzerindeki o tek, güçlü ışık huzmesiyle, bir tür umut ya da ilahi bir anı sembolize ediyor. Şemsiyeler ise, anonim kalabalığın içinde kişisel bir koruma ve yalnızlık duygusu yaratıyor.
Kondisyon: 9/10 – Baskı, geniş beyaz paspartu içinde çok iyi durumda. Siyah siluet alanlarında bile toz, çizik veya parmak izi bulunmuyor.
FOTOĞRAF NO. 3: GÖKLERİN MİSTİĞİ (197 / 400) – ERSİN ALOK (1937-2023)
Türk fotoğraf sanatının çok yönlü isimlerinden, arkeoloji ve antropolojiye olan ilgisiyle bilinen, Türkiye’nin ilk dia fotoğraf bankası, “DIABANK” kurucusu Ersin Alok’tan nefes kesici bir doğa manzarası. Bu eser, bulutların arasından yükselen üç keskin dağ zirvesini kadrajlıyor. Sanatçının “dünyanın hemen her yerinde prehistorik ve antropolojik araştırmalar” yapması, onun doğaya olan saygılı ve akademik bakış açısını gösteriyor. Doğa/jeolojik fotoğraf tarzındaki bu eser, koyu mavi ile bulutların beyazı arasındaki kontrastı vurgulayan; dağların gökyüzüyle buluştuğu, mistik ve ulaşılmaz bir anı donduruyor.
Kondisyon: 9/10 Geniş yatay formatı ve temiz paspartusuyla baskı hâlâ iyi durumda. Renkler halen canlı, fotoğraf yüzeyinde herhangi bir deformasyon yok.





