-
1919 Mısır Devrimi sürecinde, İngiliz işgaline karşı gösteriler sırasında ölenlerin cenaze alayını belgeleyen fotoğraflar. Hilal-yıldızlı örtüler ve kalabalık tören düzeni, dönemin Mısır milliyetçi hareketi ve 1919 Devrimi ikonografisiyle ilişkilidir. 14x8,5 cm.
Kondisyon:9/10 Gümüş aynalanma (Silver mirroring) yok. Nem hasarı bulunmuyor. Kimyasal yaşlanmaya bağlı olarak kenarlarda hafifçe yukarı doğru (içe doğru) kıvrılma mevcut.
Değerlendirme notu: Mısır milliyetçiliğinin ve sömürgecilik karşıtı direnişin en ikonik simgesi olan "dinler arası birlik" olgusunu somut olarak kanıtlayan, Orta Doğu tarihi açısından yüksek araştırma ve koleksiyon değerine sahip belge. 1919 Mısır Devrimi, dünya tarihinin en sıra dışı sömürge karşıtı hareketlerinden biridir. Bu fotoğraflardan birisinde bulunan tabut üzerindeki üç bayrak ile somutlaşan Müslüman, Hristiyan (Kıpti) ve Yahudi ittifakının arkasındaki tarihi süreç şu şekildedir: Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı'na girince, İngiltere 1914 yılında Mısır'ı tamamen ilhak ettiğini açıkladı ve tek taraflı bir "protektora" (sömürge yönetimi) kurdu. Savaş boyunca Mısır halkının mahsulüne el konuldu, binlerce Mısırlı zorla cephe gerisinde çalıştırıldı.Savaş bitince, Saad Zağlul önderliğindeki Mısırlı milliyetçiler, Mısır'ın bağımsızlığını savunmak için Paris Barış Konferansı'na gitmek istedi. İngiliz yönetimi, 8 Mart 1919'da Saad Zağlul ve arkadaşlarını tutuklayıp Malta'ya sürgün etti. Bu olay, Mısır sokaklarında fitili ateşleyen hamle oldu. İngiliz sömürge yönetimi, Mısır'ı daha rahat yönetebilmek için yıllarca "Böl ve Yönet" taktiğini uygulamış, Müslüman çoğunluk ile Kıpti Hristiyan azınlığı karşı karşıya getirmeye çalışmıştı. Ancak 1919 Devrimi bu oyunu tamamen bozdu. Minberde Papazlar, Mihrapta İmamlar: Devrim sırasında Kahire'deki meşhur Müslüman üniversitesi El-Ezher Camii'nin minberine Kıpti Hristiyan din adamları (papazlar) çıktı ve İngiliz karşıtı vaazlar verdi. Aynı şekilde Kıpti Katedrali'nde de Müslüman imamlar ve ulema halka hitap etti. "Hilal ve Haç" Sloganı: Sokaklarda milyonlarca insan "Yaşasın Hilal ve Haç" (Long live the Crescent and the Cross) sloganlarıyla yürüdü. Fotoğrafınızda tabutun üzerinde gördüğünüz yeşil bayrak, bu birliğin resmi sembolü haline geldi. Kadınların ve Azınlıkların Rolü: Devrim sadece erkeklerin değil; Mısırlı kadınların, köylülerin, işçilerin ve Mısır Yahudi cemaatinin de katıldığı topyekûn bir halk hareketine dönüştü. Fotoğraftaki Cenazenin Önemi: İngiliz ordusu protestoları bastırmak için halkın üzerine ateş açtı ve yaklaşık 800 civarı Mısırlı hayatını kaybetti. Bu fotoğraf, muhtemelen bu sokak çatışmalarında İngiliz kurşunuyla şehit düşen bir direnişçinin cenazesidir.O dönemde ölen kişi Müslüman da olsa Kıpti de olsa, tabutu bu ortak Hilal-Haç-Yıldız bayrağına sarılır, cenaze töreni siyasi bir protestoya dönüşürdü. İngilizler, karşılarında din ayrımı gözetmeyen tek bir "Mısır Milleti" gördükleri için geri adım atmak zorunda kaldılar. Bu muazzam direniş karşısında İngiltere, 1922 yılında Mısır'ın bağımsızlığını (kağıt üzerinde de olsa) tanımak ve Saad Zağlul'un ülkeye dönmesine izin vermek zorunda kaldı. 1923 yılında Mısır'ın ilk anayasası yapıldığında, bayrağın felsefesine uygun olarak "Mısır'da tüm vatandaşlar din ve ırk ayrımı olmaksızın kanun önünde eşittir" maddesi eklendi. Bu tarihsel arka plan, bu 14x8.5 cm boyutlarındaki iki küçük kartpostalın aslında ne kadar büyük bir bağımsızlık ve kardeşlik mücadelesinin sessiz bir tanığı olduğunu gösteriyor. -
Erken Cumhuriyet döneminde düzenlenen resmî Cumhuriyet Bayramı törenlerinden birinde, kürsüde konuşmasını okumakta olan Rabia Hanım'ı gösteren fotoğraf. Amasya, 1932. Gümüş jelatin baskı 14x9 cm.
Kondisyon:9/10 Yaşa bağlı hafif sararma dışında son derece iyi durumdalar.
Değerlendirme notu: Fotoğraf, Cumhuriyet'in kadınları yalnızca kutlamaların izleyicisi değil, kamusal alanda söz alan ve Cumhuriyet ideolojisinin taşıyıcısı olarak da konumlandırma çabasını belgeleyen görsel örneklerden biridir. Henüz Soyadı Kanunu'nun kabul edilmediği bir dönemde arka yüze yalnızca "Rabia H." olarak not düşülmesi, dönemin adlandırma pratiklerini de yansıtmaktadır. Konuşmacının kimliği henüz kesin olarak belirlenememiş olmakla birlikte, fotoğraf erken Cumhuriyet'in yerel ölçekte kadınların kamusal görünürlüğünü ve resmî tören kültürünü belgeleyen önemli bir efemera niteliği taşımaktadır. -
Kent merkezinde yürüyen üniformalı bir subay, fötr şapkalı bir erkek ve onların hemen gerisinde yürüyen genç bir kadını gösteren gündelik yaşam fotoğrafı. Gümüş-Jelatin baskı. 14x9
Kondisyon:9/10 Fotoğraf genel olarak oldukça iyi korunmuştur. Baskıda yaşa bağlı hafif ton değişimleri minimum düzeydedir. Kartta kırık, yırtık veya belirgin deformasyon bulunmamaktadır.
Değerlendirme notu: Fotoğraf, Tünel Galata civarında çekilmiştir. Arka planda ticari işletmelere ait tabelalar, bir Ziraat Bankası tabelası ile çapa amblemi taşıyan ve "... Hatları Gişesi" ibaresi seçilebilen bir tabela görülmektedir. Üst bölümde sonu "... Acentalığı" ile biten başka bir iş yeri tabelası da yer almaktadır. Bu unsurlar fotoğrafın İstanbul'un Galata–Tünel bölgesinde çekilmiş olabileceğini düşündürmektedir. Fotoğraf, giyim-kuşam özellikleri, kent dokusu ve üniformalı kişinin giydiği binici tipi asker pantolonu dikkate alınarak tarihlendirilmiştir. Söz konusu pantolon tipi, 1947 Kıyafet Kararnamesi sonrasında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin standart üniformasından kaldırıldığı için fotoğrafın 1947 öncesine yani 1940'ların ilk yarısına ait olma olasılığı yüksektir. -
Ali Ekrem Bolayır (2 Ağustos 1867, İstanbul - 27 Ağustos 1937, İstanbul), Türk şair, yazar, öğretmen ve devlet adamı. Fotoğraf 1936'da Maltepe Askeri Lisesi öğretmeniyken bir öğrencisine verilmiş ve fotoğraf arkasına not edilmiştir. Kenarı tırtıklı vesikalık boyunda, gümüş baskı 6x8 cm.
Kondisyon:9/10 Fotoğraf yaşına göre oldukça iyi durumdadır.
Değerlendirme notu: Namık Kemal'in oğlu olan Ali Ekrem Bolayır, Servet-i Fünûn edebiyatı'nın öncüleri arasında gösterilmektedir. Arapça, Farsça, Fransızca öğrendi. Padişah II. Abdülhamid tarafından sarayda görevlendirildi. Edebiyat-ı Cedide Topluluğu'nun bir üyesidir. Tevfik Fikret'in bir makalesini değiştirmesine kızarak topluluktan ayrıldı. 1914 yılında Osmanlı'nın ilk konservatuvar kurumunun kuruluşu sırasında okula konservatuvar yerine "Güzellikler Evi" anlamına gelen Darülbedayi isminin verilmesini önerdi ve kabul edildi. Oğlu 1917'de intihar edince bu olayın etkisiyle rahatsızlanan Ali Ekrem Bey, tedavi için Dr. Mazhar Osman Bey'in tedavihanesinde kaldı. Galatasaray Sultanisi ve Maltepe Askeri Lisesi'nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Fotoğrafın Maltepe Askeri Lisesi'nde öğretmenlik yaptığı dönemde bir öğrencisine verildiği anlaşılmaktadır. Arka yüzde "Namık Kemal Zade Maerhum Bay Ali Ekrem - 1936 yılında Maltepe Askeri Lisesinde Edebiyat hoca", "vatan şairi Namık Kemal'in oğlu Ali Ekrem Bolayır'ın resmi" ibareleri iki farklı kalemle yazılmıştır. -
4'lü panoramik şehir görüntüsüdür. Panoramik bütünlük için karton takviyeler ile arkalarından 2'li fotoğraf setleri olarak 4 fotoğraf bir araya getirilmiştir. Gümüş-Jelatin baskı. Panoramik. 16x12 cm. ölçülerinde birbirine birleştirilmiş 4 kart.
Kondisyon:6/10 2.fotoğrafta renk atması mevcuttur. 1.Fotoğrafta üstten 1'er cm'lik 2 adet yırtılma mevcut olup bütünlük bozulmamıştır.
Değerlendirme notu: Bugün çevresi betonarme binalarla çevrili ve şehir içinden geçen Çoruh Nehri'nin eski bakir görüntüsü ilginçtir. İlk kimler tarafından yapıldığı bilinmeyen ve Bizans İmparatoru I. Justinianus zamanında onarılan kale görüntüsü 2. ve 3. fotoğrafta görülmektedir. Soldan sağa 2.fotoğrafın alt kısmında bir ev avlusunda toplanan insanlar seçilebilir. Soldan 3.fotoğrafta 30'larda yeni açılmış bir cadde ve yeni binalar görülebilir. -
Costaki Vaphiadis (Kostaki Vafiyadis) tarafından çekilmiş, 1905-1915 arasına tarihlenebilen iki küçük kız çocuğunu gösteren kabin fotoğrafı. Jelatin gümüş baskı veya geç dönem albümin baskı, karton üzerine monte edilmiş. Arka yüzde Osmanlıca ve Fransızca iki dilli stüdyo damgası: Atelier de Photographies Costaki Vaphiadis Constantinople Hamidié Djadessi No. 2 Stamboul 11x17 cm.
Kondisyon:7/10 Orijinal karton taşıyıcısı üzerinde korunmuştur. Genel yüzeyde yaşa bağlı sararma, kirlenme ve ton farklılıkları mevcuttur. Kartonun köşe ve kenarlarında belirgin aşınmalar, ezilmeler ve katman kayıpları görülmektedir. Üst kenarın orta kısmında küçük bir yırtık ve buna bağlı malzeme kaybı bulunmaktadır. Sol üst köşede yüzeysel karton ayrılması (delaminasyon) izlenmektedir. Fotoğraf yüzeyinde yer yer lekelenmeler, oksidasyona bağlı kahverengi beneklenmeler (foxing) ve hafif yüzey aşınmaları gözlenmektedir. Arka yüzde yaşa bağlı kirlenme, lekelenme ve kullanım izleri bulunmakla birlikte fotoğrafhaneye ait mor renkli Osmanlıca ve Fransızca stüdyo damgası okunaklı durumdadır. Yapısal bütünlüğü korunmuş olup, mevcut kusurlar eserin okunabilirliğini ve görsel bütünlüğünü önemli ölçüde etkilememektedir.
Değerlendirme notu: Stüdyo ortamında çekilmiş, aynı kumaştan dikilmiş benzer elbiseler giyen iki küçük kız çocuğunun tam boy portresi. Figürler oyma ahşap bir bank önünde, desenli minderler üzerinde konumlandırılmış; kompozisyonun sağ alt köşesinde yapay çiçek demeti yer almaktadır. Arka yüzde Costaki Vaphiadis fotoğrafhanesine ait Osmanlıca ve Fransızca stüdyo damgası bulunmaktadır. Bu fotoğrafın estetik niteliği oldukça yüksektir. Çocuklar simetrik yerleştirilmiş, elleri birbirine temas etmekte ve bakışları doğrudan objektife yönelmiştir. Sağ alttaki çiçek demeti ve bankın burmalı ayakları kompozisyonu dengelemek için bilinçli kullanılmıştır. Ayrıca kartonun kalitesi de çok iyidir. Bu da Costaki Vaphiadis'in yalnızca teknik olarak değil, kullandığı paspartu ve baskı malzemesi bakımından da dönemin üst düzey İstanbul fotoğrafhanelerinden biri olduğunu göstermektedir. Bu nedenle bu parça, yalnızca aile fotoğrafı değil, aynı zamanda İstanbul stüdyo fotoğrafçılığının güzel bir örneği olarak da değerlendirilebilir. -
İsmet İnönü’nün bir grup CHP’li / siyasetçi ile birlikte görüldüğü fotoğraf. Arka yüzde 3.3.951 notu bulunmaktadır. Ferrania fotoğraf kağıdı üzerine bromür baskı / foto-kart baskısı. 14x9
Kondisyon:9/10 Çok İyi (Temiz, yırtıksız, köşeleri hafif yıpranmış, zamana bağlı doğal sararma mevcut)
Değerlendirme notu: Erken Demokrat Parti dönemi, CHP muhalefet yıllarında İsmet İnönü bir grup CHP'li ile birlikte görünüyor. Öndeki kişilerin yakalarındaki CHP altı ok rozetleri var. Bu da fotoğrafı 1951’de, CHP’nin artık iktidarda değil muhalefette olduğu erken DP dönemi bağlamına yerleştiriyor. 1950 sonrası CHP’de özellikle örgüt, muhalefet ve “halka dönüş” tartışmaları öne çıkmıştı; bu dönem CHP genel sekreterliği ve parti yönetimi açısından da hareketli bir dönemdi. Erken Demokrat Parti dönemi, CHP muhalefet yıllarında İsmet İnönü bir grup CHP'li ile birlikte görünüyor. Öndeki kişilerin yakalarındaki küçük rozetler çok kuvvetle CHP altı ok rozeti gibi görünüyor. Bu da fotoğrafı 1951’de, CHP’nin artık iktidarda değil muhalefette olduğu erken DP dönemi bağlamına yerleştiriyor. 1950 sonrası CHP’de özellikle örgüt, muhalefet ve “halka dönüş” tartışmaları öne çıkmıştı; bu dönem CHP genel sekreterliği ve parti yönetimi açısından da hareketli bir dönemdi. -
1971 yılı için Emniyet Sandığı tarafından hazırlanmış kurumsal promosyon ajandası. Renkli ve siyah-beyaz ofset baskı; vinil/PVC koruyucu kılıflı cep ajandası. 7x10 cm., kılııflı 9x12 cm.
Kondisyon:7/10 Kullanılmamış; özgün haliyle korunmuş.
Değerlendirme notu: Kurum tarihi, Mithat Paşa'nın Emniyet Sandığı'nı kuruluş anlatısı, tasarruf kampanyaları, öğrenci ve yuva hesapları, ikramiye sistemi, şube telefon rehberi, takvim ve çeşitli reklam sayfalarını içerir. İçerikte Başak Sigorta ile ortak kurumsal reklamlar da yer almaktadır. 1970'lerin Türkiye'sinde tasarruf bankacılığı, kurumsal kimlik, sosyal devlet söylemi ve grafik tasarım anlayışını belgeleyen önemli bir efemeradır. -
Fotoğrafta, Kuleli Askerî Lisesi futbol takımı maç öncesinde resmî diziliş hâlinde görülmektedir. Arka yüzde kurşun kalemle şu not yer almaktadır: "Kuleli takımı 28/4/933'de Maltepe'ye ... maç yapacak." Jelatin gümüş baskı (siyah-beyaz fotoğraf), kartpostal formunda 14x9
Kondisyon:9/10 Fotoğraf genel olarak oldukça iyi korunmuştur. Baskıda yaşa bağlı hafif ton değişimleri ve kenarlarda doğal eskime izleri görülmektedir. Kartta kırık, yırtık veya belirgin deformasyon bulunmamaktadır. Arka yüzde kullanım izleri minimal düzeydedir.
Değerlendirme notu: Takım oyuncuları koyu renk formalar, beyaz şortlar ve uzun konçlarla tek sıra hâlinde dizilmiş; ortalarında üniformalı kıdemli bir subay yer almaktadır. Arka planda karşılaşmayı izlemek üzere toplanmış kalabalık seyirci grubu ve servi ağaçlarıyla çevrili geniş bir saha görülmektedir. Kompozisyon, dönemin okul spor faaliyetlerinde yaygın olan resmî takım fotoğraflarının karakteristik özelliklerini taşımaktadır. Cumhuriyet'in ilk yıllarında askerî liseler beden eğitimi ve spor faaliyetlerine büyük önem vermekteydi. Kuleli Askerî Lisesi ile dönemin diğer askerî okulları arasında düzenli futbol müsabakaları düzenlenmekte, bu karşılaşmalar öğrencilerin fiziksel eğitiminin ve okul rekabetinin önemli bir parçasını oluşturmaktaydı. Bu fotoğraf, erken Cumhuriyet döneminde askerî eğitim kurumlarında sporun kurumsal niteliğini belgeleyen özgün bir görsel kaynaktır. Mevcut araştırmalar sonucunda 1933 yılı Kuleli Askerî Lisesi futbol takımına ait resmî oyuncu kadrosuna ulaşılamamış; dönemin kamuya açık okul yıllıkları ve basın kaynaklarında takımın isim listesi tespit edilememiştir. Buna rağmen fotoğrafın tarihinin arka yüzde el yazısıyla belirtilmiş olması, belge değerini önemli ölçüde artırmaktadır. -
Yüksek bir noktadan çekilmiş genel görünüş fotoğrafı. Düzenli sıralar hâlinde kurulmuş çok sayıda konik askerî çadırdan oluşan geniş bir kamp yerleşimi görülmektedir. Arka yüze kurşun kalemle Osmanlıca hatflerle şu not yazılmıştır: "21 Temmuz 935 Deniz tarafından görünüşü." 14x9 cm.
Kondisyon:7/10 Fotoğraf genel olarak iyi korunmuştur. Baskı yüzeyinde yaşa bağlı hafif ton değişimleri ve kullanım izleri bulunmaktadır. Kartta belirgin kırık, yırtık veya eksik gözlenmemektedir.
Değerlendirme notu: Fotoğrafın, 21 Temmuz 1935 tarihinde kurulmuş veya belgelenmiş büyük ölçekli bir askerî yaz kampını gösterdiği anlaşılmaktadır. Arka yüzdeki "Deniz tarafından görünüşü" ifadesi, görüntünün kampın deniz cephesinden veya deniz yönünden çekilmiş genel görünüşünü tanımlayan albüm başlığı niteliğinde görünmektedir. Çadırların tek tip ve düzenli yerleşimi, kampın geçici bir muharebe mevzisinden ziyade planlı bir eğitim veya tatbikat kampı olduğunu düşündürmektedir. Tarih, mevsim ve kamp ölçeği birlikte değerlendirildiğinde, fotoğrafın Kuleli Askerî Lisesi'nin yaz tatbikat kampına ait olabileceği yönünde güçlü bir çalışma hipotezi bulunmaktadır. -
1940-1950'ler Türkiye'si Milli Bayram Kutlaması ve Seğmen Canlandırması, Arka yüzde "Some of the performers at the recent 'Bayram', dressed up as bandits." yazıyor Ferrania (İtalyan Ferrania firmasının 1938 sonrası üretimi dikey çizgi üzeri italik marka baskısı) Foto-Kartpostal üzerine gümüş jelatin baskı. 14x9 cm.
Kondisyon:9/10 Çok İyi (Temiz, yırtıksız, köşeleri hafif yıpranmış, zamana bağlı çok hafif doğal sararma mevcut)
Değerlendirme notu: Fotoğrafın ön yüzünde, Türkiye'deki bir milli bayram kutlaması (muhtemelen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı veya yerel bir kurtuluş günü) esnasında geçit töreni yapan sivil bir grup yer almaktadır. Ortadaki odak figürlerin üzerinde, Kurtuluş Savaşı dönemindeki milisleri, çeteleri ve Ege Zeybek/Efe kültürünü sembolize eden geleneksel kıyafetler, başlıklar, fişeklikler ve dönem tüfekleri bulunmaktadır. Arka planda ise resmi töreni izleyen, kasketli ve takım elbiseli yoğun bir sivil halk topluluğu görülmektedir.Kartın arkasındaki İtalyan Ferrania kağıt damgası ve "Bayram" kelimesini tırnak içinde özel bir kültürel terim olarak vurgulayan yabancı el yazısı not, fotoğrafın Türkiye'de bulunan yabancı bir diplomat, öğretmen veya gözlemci tarafından edinildiğini ya da kaleme alındığını belgelemektedir. Erken Cumhuriyet sosyo-kültürel hayatını, bayram kutlama geleneklerini ve halkın Milli Mücadele hafızasını nasıl canlandırdığını gösteren özgün ve nadir bir koleksiyon parçasıdır. -
Gölcük Deniz Fabrikaları Dökümü Askeri Üniformalı Atatürk Anıtının yandan ve arkadan görünümü... Arka yüzde "gazi Hz. Heykeli 1929/10/29" ve "Gazi Hz. Heykelinin Arkadan alınan bir resmi 1929/10/29 Teşrinevvel" notları bulunmaktadır. Gümüş jelatin baskı. 9x14 ve 14x9 cm.
Kondisyon:9/10 Fotoğraflarda yaşa bağlı hafif renklerin solması dışında herhangi bir yaşlanma belirtisi yoktur.
Değerlendirme notu: Bu fotoğraf; Erken Cumhuriyet Dönemi askeri-endüstriyel mirasını, yerli üretim hamlesini (millileştirme politikalarını) ve dönemin anıt ve kutlama kültürünü tek bir karede birleştiren, kurumsal arşiv niteliğinde nadir bir efemera objesidir. Kaidedeki özel imalat plakası, fotoğrafı sıradan bir Atatürk anıtı görseli olmaktan çıkararak Türk sanayi tarihi belgesine dönüştürmektedir. Fotoğrafta, Erken Cumhuriyet Dönemi mimari özelliklerini taşıyan resmi bir kamu binasının (tahmini okul veya idari yapı) bahçesinde yer alan tam boy Mustafa Kemal Atatürk Anıtı betimlenmektedir. Heykel, Atatürk'ü askeri subay kaputu (pelerini) ve başında subay kasketi ile ayakta, vakur bir duruşla tasvir etmektedir. Kesme taş bloklardan inşa edilen yüksek kaidenin sol ön yüzünde mermer üzerine kazınmış Gençliğe Hitabe yer almaktadır. Kaide, muhtemelen bir milli bayram veya anma töreni nedeniyle asma yaprakları ve kurdelelerle süslenmiştir. Önünde saygı çelenkleri mevcuttur. Anıtın arkasında, çatı parapetinde sıralı ay-yıldız motifleri bulunan, düz dikdörtgen pencereli, Erken Cumhuriyet Dönemi (I. veya II. Ulusal Mimarlık Akımı) mimarisine sahip tek katlı tarihi bir taş bina yer almaktadır. Anıtın kaidesinin sağ yan yüzünde, yaprak/palet formunda dökme bir imalat plakası yer almaktadır. Plakanın üzerinde "Deniz Fabrikalarımızda imal edilmiştir" ibaresi okunmaktadır.Bu ibare, heykelin dökümünün dönemin en gelişmiş ağır sanayi ve gemi inşa altyapısına sahip olan Gölcük Deniz Fabrikaları (günümüzdeki adıyla Gölcük Tersanesi) bünyesindeki askeri dökümhanede, Türk mühendis ve işçileri tarafından gerçekleştirildiğini kanıtlamaktadır. Cumhuriyet'in ilk yıllarında sivil sanayide büyük boyutlu bronz heykel dökecek potaların bulunmaması sebebiyle, bu nitelikli sanatsal üretim görevini askeri tersane fabrikaları üstlenmiştir. -
Ankara'da 22 Şubat 1928 tarihinde çekilmiş gerçek fotoğraf. Üstü açık bir otomobil önünde biri direksiyon başında, diğeri çamurluğa yaslanmış iki askerî görevli görülmektedir. Arka yüzündeki notta ayakta duran kişinin "asker yüzbaşı Ekrem Bey", bağlı bulunduğu amirin ise "Boyabatlı Ferit" olduğu belirtilmektedir. Kartın üst kısmında yer alan "Bunu getüren bir muhâlif rûzigâr / Kendi gitti resmi kaldı yâdigâr" dizeleri, dönemin hatıra fotoğraflarında sık rastlanan duygusal kayıt örneklerinden biridir. Fotoğraf "İhsan" imzasını taşımaktadır. Gümüş jelatin kartpostal baskısı (real photo postcard / RPPC). 14X9 cm.
Kondisyon:7/10 Yaşına bağlı olarak iyi durumda. Vinyetli basılmış. Hafif bir sararma ve sağ alt köşede küçük bir kırık var ancak fotoğraf bütünlüğü tam olarak korunmuş.
Değerlendirme notu: Fotoğrafta üstü açık, 1920'lerin ortalarına tarihlenebilecek bir otomobilin önünde iki erkek görülmektedir. Soldaki kişi direksiyon başında oturmaktadır. Sağdaki kişi otomobilin çamurluğuna yaslanmış şekilde ayaktadır. Her ikisi de askerî veya yarı askerî kıyafet giymektedir. Arka planda bir bina ve taş duvar görülmektedir. Fotoğraf gündelik bir poz vermekten çok, otomobili de belgeleyen bir hatıra fotoğrafı izlenimi vermektedir. Arka notta: "Yanımda duran asker yüzbaşı Ekrem Bey, âmirleri Boyabatlı Ferit'tir." ifadesi bulunmaktadır. Buradaki ifade, sağdaki kişinin Yüzbaşı Ekrem Bey olduğunu düşündürmektedir. "Âmirleri Boyabatlı Ferit'tir" ifadesi ise Ekrem Bey'in bağlı bulunduğu komutanın Boyabatlı Ferit olduğunu anlatmaktadır. Arka yazıda ayrıca: Bunu getüren bir muhâlif rûzigâr Kendi gitti, resmi kaldı yâdigâr. şeklinde klasik bir hatıra kıtası yer almaktadır. Otomobilin önden görünüşüne bakınca: dik radyatör, ayrı farlar, tahta telli jantlar, yüksek şasi ve açık kasa özellikleriyle yaklaşık 1923–1927 üretimi bir otomobil olduğu düşünülmektedir. Bu özellikleriyle, otomobilin o yıllarda Türkiye'de görülen Chevrolet Superior, Ford Model T'nin son dönemleri, Dodge Brothers Fiat 501/503 gibi modellerden birisi olduğu varsayılabilir. -
Fesli bir beyefendi ile küçük çocuğun kabin fotoğrafı (paspartulu kart üzerine monte edilmiş fotoğraf). Arka yüzde Osmanlıca ve Fransızca olarak Pohotographie Phebus, Constatinople ve adres bilgi bulunmaktadır. Albümin baskı. 18x12 cm.
Kondisyon:7/10 Kartonda yaşa bağlı sararma, köşelerde hafif aşınmalar, arka yüzde hafif lekelenmeler vardır. Baskı genel olarak kontrastını korumaktadır. Belirgin yırtık veya büyük kayıp gözlenmemektedir.
Değerlendirme notu: Fotoğrafta fesli, kalın bıyıklı bir erkek ile yaklaşık iki-üç yaşlarında küçük bir çocuk görülmektedir. Erkek figür, kıvrımlı sırtlıklı beyaz boyalı Thonet tipi bir sandalyeye oturmakta; çocuk ise yetişkinin dizinde oturmaktadır. Çocuk işlemeli açık renk elbise, koyu çorap ve bağcıklı bot giymektedir. Erkek koyu renk takım elbise, beyaz gömlek, kravat ve feslidir. Arka planda dönemin stüdyo fotoğrafçılığına özgü boyalı dekor fonu ve desenli stüdyo halısı yer almaktadır. Kartonun arka yüzünde Art Nouveau üslubunda hazırlanmış oldukça gösterişli bir stüdyo reklamı bulunmaktadır. Fotoğraf; II. Meşrutiyet dönemi İstanbul stüdyo portreciliğini, Osmanlı kentli orta sınıf aile temsilini, erken XX. yüzyıl çocuk giyim kültürünü ve Beyoğlu fotoğrafhanelerinin Art Nouveau grafik anlayışını yansıtan nitelikli bir örnektir. Osmanlıca "Fotoğrafhâne Phoebus" ve latin harfleriyle fransızca olarak aşağıdaki adres yer almaktadır. PHOTOGRAPHIE PHOEBUS CONSTANTINOPLE 359 Grand'Rue de Péra En face du Bon Marché Kompozisyonda stilize çiçek motifleri, kıvrımlı çizgiler ve ışınlar içerisinde Apollon/Phoebus göndermesi yapan alegorik figürlü bir bezeme kullanılmıştır. Stüdyonun Art Nouveau üslubundaki baskılı kartonu, dönem fotoğrafçılığının kurumsal kimlik ve ticari tasarım anlayışını belgeleyen önemli bir unsur olarak değerlendirilmelidir. -
Safiye Ayla'nın Ankara Rotary Kulübü toplantısına katılımını belgeleyen fotoğraf grubu. Fotoğraflardan birisinin arka yüzünde Başk. Burçin Arkan Safiye Ayla notu var. Ön yüzde ise 79-80(Safiye Ayla Klup Toplantısında) notu yapıştırılmış. 4 adet siyah-beyaz fotoğraf baskısı 14x9 cm.
Kondisyon:7/10
Değerlendirme notu: Dört adet siyah-beyaz jelatin gümüş baskı fotoğraftan oluşan grup. Fotoğraflarda Türk sanat müziği sanatçısı Safiye Ayla, Ankara Rotary Kulübü'nün 1979–1980 dönemindeki bir toplantısında görülmektedir. Kareler, konuşma yaptığı, davetlilerle sohbet ettiği ve katılımcılar için imza verdiği anları belgelemektedir. Bir fotoğrafın kenarında "79–80 (Safiye Ayla Kulüp toplantısında)" şeklinde dönem notu yer almaktadır. -
Sıhhiye Vekili Dr. Hulusi Alataş'ın Amasya ziyareti. Arka yüzde "Sıhhiye Vekili Hulusi Alataş / Amasya'da / 18.8.1939." notu bulunmaktadır. Ferrania fotoğraf tırtıklı kenarlı orijinal fotoğraf kağıdı üzerine siyah-beyaz gümüş jelatin baskı. 13,5x8,5 cm.
Kondisyon:9/10 Hafif yüzey aşınmaları ve yaşlanmaya bağlı ton değişimleri. Genel kondisyon iyi.
Değerlendirme notu: Resmî bir kamu binasının girişinde çekilmiş grup fotoğrafıdır. Kompozisyonun merkezinde dönemin Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekili (Sağlık Bakanı) Dr. Hulusi Alataş yer almaktadır. Bakanın etrafında yerel mülkî idareciler, sağlık teşkilatı mensupları, sivil bürokratlar ve üniformalı görevliler bulunmaktadır. Fotoğraf, Cumhuriyet'in erken döneminde gerçekleştirilen taşra inceleme ve resmî ziyaret programlarından birini belgelemektedir. -
Fotoğraf, 21 Kasım 1927 tarihinde hizmete açılan Samsun–Amasya Demiryolu ve Amasya Garı'nın açılışını belgelemektedir. Fotoğrafta Recep Peker, Amasya Valisi Ahmet Hilmi bey ve diğer resmi protokol görülmektedir. Arka yüzde Osmanlıca düşülmüş not: "Şimendüfer resmi küşâdında Ford ile gelirken bir hâtıra. Fî 21 Teşrîn-i Sânî 1927." 14x9 cm.
Kondisyon:7/10 Köşelerde hafif deformasyon, yüzeyde küçük çizikler ve köşede kat izi.
Değerlendirme notu: Fotoğrafın merkezinde kurdele kesen resmî bir heyet görülmektedir. Ön planda çapraz biçimde gerilmiş açılış kurdelesi yer almakta, çevresinde askerî üniformalı görevliler ile sivil protokol üyeleri bulunmaktadır. Töreni izleyen kalabalık arka planda yer almaktadır. Resmi protokolda göze çarpan isimler, Recep Peker ve Ahmet Hilmi beydir (Bu isimler fotoğraf üzerindeki görsel teşhis yanında törenin tarihsel bağlamına dayalı olarak önerilmektedir). Kartpostalın arka yüzündeki el yazısı, fotoğrafın 21 Kasım 1927 tarihinde gerçekleştirilen demiryolu resmî açılış törenine ait olduğunu doğrulamaktadır. -
Abdullah Biraderlerden nadir "albümin gümüş baskı" Osmanlı dönemi İstanbul fotoğrafları (1880-1900). 25x18 boyutlarında üç fotoğraf, 76x33 dönem çerçevesi içine yerleştirilmiş. Abdullah Freres imzalı. Yukarıdan aşağıya ilk fotoğraf, Atmeydanı ve Sultan Ahmet Camii’nin geniş kadrajlı çekimidir. Fotoğrafta meydanın sol tarafında Dikilitaş ve çevresinde sahipleri tarafından gezdirilen iki at görünmektedir. İkinci fotoğraf Rumeli Hisarı’ndan Aşiyan’a inen ve “Aşiyan Yolu” olarak bilinen yolu göstermektedir. Üçüncü fotoğraf ise Sultan II. Mahmut Türbesi’nin içinde bulunan II. Mahmut ve Abdülaziz’in sandukaları ve rahle başında arkası dönük olarak Kuran okuyan molla kavuklu şahsı göstermektedir.
Kondisyon: 7/10
Değerlendirme notu: Abdullah Biraderler / Freres ticari unvanıyla anılan Ermeni asıllı Viçen (1820–1902), Hovsep Abdullahyan (1830–1908) ve Kevork (1839–1918) kardeşler, Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk fotoğrafçılarındandır. Dönemi itibariyle ressam olarak anılan Biraderler, Osmanlı’da Harem’e girme imtiyazına ve “Ressam-ı Hazret-i Padişahî” unvanına sahiptir. Abdullah Kardeşler, 40 küsür yıl boyunca İstanbul ve Anadolu’da tarihî eser ve manzaralar ile insan portrelerini fotoğrafladılar. Halkın mahallî kıyafetlerini ihtiva eden albümlerini 1867 yılında Paris Sanat Sergisi’ne yolladılar. Maarif koleksiyonunun ayırt edici özelliklerinden biri de 150 yıl önce Paris Sergisi’ne gönderilen insan portrelerini ihtiva etmesidir. Sultan Abdülmecid, fotoğraf çektiren ilk Osmanlı padişahı olarak bilinir. Resmi Abdullah Biraderler çekmiştir. Abdullah Biraderler fotoğraflarını çektikleri ecnebi hükümdarlardan 8 nişan ve 3 madalyadan başka çok sayıda tebrik ve takdir alırlar. Sultan 2. Abdülhamit Abdullah Biraderler fotoğraflarının önemli kısmını Yıldız sarayındaki fotoğraf albümlerinde toplar. Osmanlı’nın tanıtımı ve devlet siyasetinde fotoğrafı etkin şekilde kullanan 2. Abdülhamit, 51 albümü 1893 yılında Amerikan Kongresi’ne gönderdi. Amerikan Kongre Kütüphanesi de Abdullah Biraderler arşivini ilk kez 2015 yılında dünya kamuoyuna açtı. Abdullah Biraderler başta olmak üzere Sebah & Joillier gibi sanatçılara ait 911 albüm ve 36 bin 585 kare fotoğraftan oluşan Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonu 2019 yılı için ’UNESCO Dünya Belleği Mirası Listesine’ Türkiye’nin iki adayından biri olarak belirlendi.
-
Ankara Belediyesi'nint un değirmeninin açılışında Başbakan İsmet Paşa, İçişleri Bakanı Cemil bey ve Şehremini Ali Haydar beyin birlikte olduğu fotoğraf. 28 Aralık 1025 tarihli. 13 x 9 cm. Orijianl, nadir, siyah-beyaz fotoğraf. Arkasına Osmanlıca olarak not düşülmüş: "Şehrameneti un değirmeninin resm-i küşadında Şehremini Haydar Bey, Başvekili İsmet Paşa, Dahiliye Vekili Cemil Bey" "28 Kanunuevvel 341" "Pazartesi"
Kondisyon: 10/10
Değerlendirme notu:Cemil Bey (1880-1957) asker kökenli bir devlet adamıdır. Soyadı kanunu sonrasında kendisine Uybadın soyadını almıştır.
Selanik Polis Okulu Müdürü, İstanbul Astsubay Okulu Komutan Yardımcısı, Halep Fırkası Kurmayı, 6. Kolordu Nizamiye 26. Bölük Kurmayı, 6. Kolordu Kurmay Başkan Vekili, 6. Kolordu Kurmayı, 1. Kolordu Kurmay Başkanı, 36-61. Fırka Komutanı, Çatalca Hattı Fasıl Komiseri, Çatalca Bölge Komutanı, Askerî Okullar Müfettişi ve Halk Fırkası Kurucu Üyesi oldu. Trablusgarp, Balkan, Birinci Dünya ve Kurtuluş savaşlarına katıldı. Yarbay rütbesi ile Çatalca Mıntıka Komutanı iken emekliye ayrıldı. 1923 yılından itibaren 6 kez Tekirdağ milletvekilliğine seçildi. Cumhuriyet Halk Partisi’nde genel sekreter olarak (1924-25) görev aldı. Fethi Okyar Hükümetinin Şeyh Said isyanı nedeniyle istifa etmesinin ardından İsmet İnönü tarafından 3 Mart 1925'te kurulan hükümette İçişleri Bakanı olarak (1925-27) bulundu. Milletvekilliği 14 Mayıs 1950 yılı genel seçimlerine kadar sürdü. 5 Temmuz 1957’de öldü.
Ali Haydar Bey (1878-1937) Mülkiye mezunudur. Soyadı kanunu sonrası Yuluğu soyadını almıştır. İzmir Vilayeti Maiyet Memurluğu, Seferihisar, Foçateyn, Milas, Nazilli, Çorlu Kaymakamlıkları, Trabzon-Canik Bölgesi 2.Sınıf Mülkiye Müfettişliği, Dahiliye Vekaleti Muhacirin ve Aşiret Şubesi Müdür Yardımcılığı, Antep, Urfa, Aydın, Isparta, Çatalca ve Bolu Sancakları Mutasarrıflıkları, Dahiliye Vekaleti Mahalli İdareler Umum Müdürlüğü, 1.Sınıf Mülkiye Müfettişliği, Sivas, İstanbul Valilikleri, Ankara Şehreminiliği yapmıştır. 27 Kasım 1926 tarihinde Ankara şehreminliğinden istifa ederek ayrılan Ali Haydar Bey, yapılan ara seçimler sonucunda Mustafa Kemal Paşa’nın isteğiyle önce ikinci dönem, ardından ise üçüncü dönem TBMM’ye İstanbul milletvekili olarak katılmıştır. Üçüncü dönem TBMM’de görev yaptığı süreçte Ali Fethi Okyar'ın 12 Ağustos 1930’da tesis ettiği Serbest Cumhuriyet Fırkası’na (SCF) kendi isteğiyle geçme kararı alan Ali Haydar Bey, SCF’nin 17 Kasım 1930 tarihinde kapanmasının ardından meclis oturumlarına düzenli olarak iştirak etmemiş ve milletvekilliği de daha dönem tamamlanmadan 19 Ocak 1931’de devamsızlık gerekçesiyle düşürülmüştür. Müzayedeye sunduğumuz bu fotoğraf Cumhuriyet tarihinin bu üç önemli şahsiyetini bir arada gösteren, nadir bulunan bir fotoğraftır.
-
Fransız aktör Alain Delon'un ıslak imzalı fotoğrafı Fotoğraf Paris'in ikonik fotoğraf stüdyosu Harcourt Studios'da çekilmiş. 14 x 9 cm.
Kondisyon: 8/10 (fotoğrafın sağ alt köşesinde ufak bir ezilme vardır.)
Provenance:
Değerlendirme notu Alain Fabien Maurice Marcel Delon (8 Kasım 1935) 1960'ların başından, 1980'lerin ortalarına kadar Avrupa'nın önde gelen aktörlerinden birisiydi. Özellikle Rocco and His Brothers (1960), Plein Soleil (1960), L'Eclisse (1962), The Leopard (1963), The Yellow Rolls-Royce (1965), Lost Command (1966), Le Samouraï (1967) ve Notre historie (1984) filmleriyle büyük beğeni topladı. 1985'de Notre histoire (1984) filmindeki performansıyla En İyi Erkek Oyuncu César Ödülü'nü kazandı. 1991 yılında Fransa'nın Onur Nişanı'nı aldı. 45. Berlin Uluslararası Film Festivali'nde Onursal Altın Ayı ödülünü kazandı. 2019 Cannes Film Festivali'nde Onursal Palme d'Or'u aldı. Delon, kariyeri boyunca Luchino Visconti, Jean-Luc Godard, Jean-Pierre Melville, Michelangelo Antonioni ve Louis Malle gibi birçok tanınmış yönetmenle çalıştı. Studio Harcourt, 1933 yılında Cosette Harcourt ve Lacroix tarafından Paris'te 11, rue Christophe-Colomb adresinde kurulan bir fotoğraf stüdyosudur . Özellikle film yıldızlarının ve ünlülerin siyah beyaz fotoğraflarıyla tanınmaktadır. Her zaman kendine özgü tarzı ve ışıklandırmasıyla hemen fark edilen Harcourt Studio portreleri, griden siyaha bir arka plan üzerinde genellikle açık ve koyu bir halo yaratan ışıkta, yakın mesafeden çekilen bir fotoğraflardır. Ayrıca Harcourt logosu her baskıda belirgin bir şekilde yer alır. Yıllar boyunca Fransız üst orta sınıfı için, hayat süresi içinde bir kaç kez Harcourt'ta fotoğraf çektirmek bir standart halini almıştır.
-
ABD'de de güneydoğu Idaho’dan Kızılderili bir ailenin 1897 tarihli kabin fotoğrafı. Edmo ailesi; baba Jack Edmo, anne Lizzie Randall Edmo, çocuklar Helen, Bessie Edmo ve Eugene Edmo. Fotoğrafçı; Benedicte Wrensted (1859 - 1949). Lisanslı, orijinal baskı, 24 x 20,5 cm.
Kondisyon: Çok iyi (10/10)
Provenance: F.B. koleksiyonu
Değerlendirme notu: Fotoğrafçı Benedicte Marie Wrensted, Danimarka'nın Horsens kentinde birkaç yıl bir stüdyo işlettikten sonra Amerika Birleşik Devletleri'ne göç eden önemli bir Danimarkalı-Amerikalı fotoğrafçıdır. 1895-1912 yılları arasında Idaho'daki Kuzey Shoshone, Lemhi ve Bannock kabilelerini belgelemesiyle tanınmıştır. Danimarka'dan Amerika Birleşik Devletleri'ne göç ettikten sonra Güneydoğu Idaho'da küçük bir kasaba olan Pocatello'ya gitti. 1895'te yerel ve bölgesel sakinlerin fotoğraflarını çektiği ve kasabanın büyümesini kaydettiği bir fotoğraf stüdyosu açtı. Stüdyosunda 1895'ten 1912'ye kadar Kuzey Shoshone ve Bannock Kızılderililerinin etkileyici portrelerini üretti. Doğal ışığı etkileyici kullanımı ve fotoğraflarının resimsel kalitesiyle tanınıyordu. Wrensted, bir Kızılderili ailesi olan Edmoları da sık sık fotoğrafladı. Wrensted, 1912'de 53 yaşındayken ABD vatandaşı oldu ve aynı yıl fotoğrafçılık kariyerine son verdi. Pocatello'daki stüdyosunu sattı ve Los Angeles'a taşındı. Los Angeles'da 19 Ocak 1949'da, 90'ıncı doğum gününden kısa bir süre önce öldü. Wrensted’in fotoğrafları, 1984’de antropolog Joanna Cohan Scherer tarafından günışığına çıkartıldı. Scherer, Wrensted'in çalışmalarını farklı kılan unsurları şöyle açıklıyor: "O'nun için poz veren insanların insanlığını - bireyselliğini - tasvir etme becerisidir. Onların varlığını, zamanı ve mekânı aşan bir asalet ve güzellikle yakaladı."
-
Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa’nın 10’uncu kuşaktan torunu, tarihçi, edebiyatçı, Menderes dönemi Dışişleri Bakanı Mehmet Fuad Köprülü’nün annesi Hatice hanımın bilinen tek fotoğrafı… (*)- Emsalsiz (**)
- 16 x 11 cm. (paspartulu, 27 x 19)
- Kurşun kalemle okunamayan imza mevcuttur.
- Döneminin paspartusu üzerinde el yazısıyla “Hatice Köprülü (büyükanne)” ibaresi yer almaktadır.
-
Uluslararası ünlü Osmanlı tarihçisi Halil İnalcık'ık "Kemal'e" hitabıyla imzaladığı fotoğrafı- 18x13cm.
- Fotoğraf arkasındaki nota göre imza tarihi 16 Şubat 2012'dir.
- Eserleriyle Osmanlı-Türk tarihine hem siyasi ve ekonomik konularda hem de kültür ve medeniyet tarihi alanında orijinal katkılarda bulunmuş bir bilim insanı.
- Tüm Balkan dillerine ve Arapçaya çevrilmiş olan "The Ottoman Empire The Classical Age 1300-1600" ve "An Economic and Social History of the Ottoman Empire" gibi kitapları dünya üniversitelerinde başlıca ders kitabı olarak okutulmaktadır.
- Tarih alanındaki üstün çalışmaları ve yetiştirdiği öğrenciler sebebiyle Şeyh-ûl Müverrihin (Tarihçilerin şeyhi) ve Tarihçilerin Kutbu gibi isimlerle de anılmıştır.
- İnalcık, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde 32 yıl hizmet verdikten sonra 1972 yılında Chicago Üniversitesi'nde Osmanlı Tarihi Kürsüsünü, 1993 yılında Bilkent Üniversitesi'nde Tarih Bölümünü kurmuştur.