• Müzayedemizin bu parçası, "Le Moniteur de la Mode" dergisinin büyülü dünyasında doğmuş, nadide bir sanat objesi. Jules David’in yönettiği ve 1843-1913 yılları arasında yayımlanan bu prestijli moda dergisi, dönemin gravür baskı tekniğinin en zarif örneklerini sunuyor. Eser Tipi: Orijinal gravür baskı üzerine tekstil aplike çalışması Yayın: "Le Moniteur de la Mode" dergisi, Paris, Jules David Konu: Dönemin moda anlayışını yansıtan kadın figürleri ve giysilerin sunumu. Dönem: 1843–1913 yılları arasında yayımlanan derginin dönemi. Sanatsal ve Teknik Analiz: Gravür, dönemin moda dergilerinde sıkça rastlanan biçimde, detaylı ve özenli çizilmiş figürleri ve arka plan sahnesini gösteriyor. Figürlerin saç modelleri, duruşları ve zarafeti, dönemin kadınlarının estetik anlayışını yansıtıyor. Eserin en çarpıcı yanı ise gravürdeki elbiselerin üzerine, üç boyutlu olarak gerçek kumaş ve dantel parçalarının uygulanmış olması. Sarı ve açık mavi tonlarındaki elbiselerin volanlı ve pileli kısımları, dönemin gösterişli ve hacimli moda stilini mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Bununla birlikte, inci ve taş detaylı takılar da figürlere zarafet katıyor. Ek Bilgiler: "Le Moniteur de la Mode", 19. yüzyılın en önemli moda yayınlarından biriydi ve Avrupa'nın aristokrasisi ile burjuvazisinin moda anlayışına yön veriyordu. Bu eser, 19. yüzyılın sosyal yaşamına, modasına ve el sanatlarına dair değerli bir belge niteliği taşır. Gravür ve aplike tekniklerinin bir arada kullanımı, dönemin kadınlarının estetik duyarlılığını ve el becerilerini yansıtır. Kondisyon: 8,5/10 Eser genel olarak çok iyi durumda; gravür kâğıdında belirgin bir sararma veya yıpranma gözlenmiyor. Tekstil aplike parçaları, özellikle hassas yapılarına rağmen, canlılığını ve bütünlüğünü koruyor. Çerçeve, yalnızca eserin yaşını yansıtan hafif patina dışında, sağlamlığını korumuş durumda. Bu tür hassas bir eserin bu denli iyi korunmuş olması, özel bir koleksiyonda saklanmış olabileceğini düşündürüyor.
  • Bu gravür grubu, Avrupa sanat ve yayıncılık tarihinin en önemli eserlerinden biri olan Comte de Choiseul-Gouffier'nin eserinden alınan, tematik olarak birbirini tamamlayan üç adet el-renkli bakır gravür baskısından oluşur. Gravürler, Homeros'un İlyada'sına konu olan Truva (Troas) bölgesinin topografik görünümünü betimliyor. Bu gravür grubu, Comte de Choiseul-Gouffier'nin 1782 tarihli prestijli Voyage pittoresque de la Grèce eserinin orijinal baskısının gravürleri temel alınarak, 19. Yüzyıl başlarında yeniden üretilmiş baskılardır. Her ne kadar orijinal baskılardan alınmamış olsalar da, bu yeniden basımlar, orijinal çizimlerinin tarihi ve sanatsal önemini korumakta ve dönemin oryantalist seyahatname gravür koleksiyonculuğu açısından değer taşımaktadır. Eser Tipi: l renklendirmeli bakır gravür baskı (Hand-coloured Copper Engraving) Eser Sahibi/Yayın Projesi Sorumlusu: Choiseul-Gouffier, Marie-Gabriel-Auguste-Florent, comte de, 1752-1817 Orijinal Yayın: Voyage pittoresque de la Grèce (Cilt I), 1782. (https://archive.org/details/gri_33125008279693/page/272/mode/1up) Çizer (Ressam): Gravürün temelini oluşturan orijinal çizim, Jean-Baptiste Hilaire’e aittir. (yaklaşık 1753-1822) Hilaire, Choiseul-Gouffier'nin seyahatleri sırasında ona eşlik eden ve yerinde gözlem yaparak çizimleri yapan önemli bir Oryantalist ressamdır. Gravürcü (Hakkak): Hilaire'in çizimini bakır levha üzerine işleyen ve baskıyı mümkün kılan sanatçı, Denis-Malo Frélaut'tur (yaklaşık 1764-1824). Frélaut, eserin diğer levhalarında da imzası bulunan, dönemin tanınmış gravürcülerindendir. Sanatsal Analiz: Eser üzerinde bulunan gravürler, Truva'nın bulunduğu topraklardaki üç önemli noktayı gösteriyor ve her birinin altında, hangi alanı işaret ettiği belirtilmiş: Vue de l'Emplacement d'Ilion: İlion'un (Truva'nın) Yerleşim Yerinin Görünümü Vue des Sources froides du Scamandre: Skamandros'un (Karamenderes Nehri) Soğuk Kaynaklarının Görünümü Vue des Sources chaudes du Scamandree: Skamandros'un (Karamenderes Nehri) Sıcak Kaynaklarının Görünümü Ek Bilgiler:  Bu çalışma, Choiseul-Gouffier'nin (1784'te İstanbul'a Fransız büyükelçisi olarak atanan aristokrat bir diplomattır) Klasik Yunan ve Anadolu uygarlıklarına olan büyük ilgisini yansıtır. Voyage pittoresque de la Grèce, 18. yüzyıl Avrupa'sında Neoklasik akımın yayılmasında ve arkeolojik keşiflere olan ilginin artmasında kilit rol oynamış, Batı sanat anlayışını derinden etkilemiştir. Gravürler, Osmanlı coğrafyasının en erken ve en değerli resimli kayıtları arasındadır. Kondisyon: 8/10 240 yılı aşkın yaşına göre kondisyonu çok iyi; kâğıt tonunda hafif yaş patinası dışında renk canlılığı korunmuştur.
  • Müzayedemizdeki bu eser, Türk sanat tarihinin önemli ismi, Aliye Berger'in (1903-1974) kendisne özgü, düşündürücü ve melankolik dünyasını yansıtan değerli bir parça. Sanatçının insan figürlerine ve hissiyata olan yoğun ilgisini yansıtan bu gravür, uzun ve akıcı çizgilerle oluşturulan bedensiz figürler ve arka plandaki eski İstanbul'u anımsatan yerleşimle birleşerek psikolojik bir derinlik taşır. Bu eser, Aliye Berger'in evrensel dışavurumcu dilini, kişisel ve duygusal bir ifadeyle birleştirdiği nadir ve düşündürücü bir koleksiyon parçası. Eser Tipi: Orijinal Bakır Levha Baskısı. Sanatçı: Aliye Berger (1903-1974) Konu: Anne-kız temasına benzer, uzun, gizemli figürler, arka planda küçük çocuğunu kucaklayan, oturan bir erkek figürü ile bahçe ve arka planda geleneksel İstanbul evleri. Duygusallık ve lirik bir atmosfer hâkim. Dönem: Orijinal levha, 1950'ler veya 1960'lar civarında yapılmış olabilir. Baskının sanatçının vefatından sonra alınmış olduğu tahmin edilmektedir. Stil: Eser, Aliye Berger'in birçok eserlerinde olduğu gibi, Dışavurumculuk (Expressionism) akımının güçlü etkilerini taşıyor. Figürlerin belirsizliği, onların bir rüya, hafıza ya da bilinçaltı imgesi olduğu hissini veriyor. Sanatsal Analiz: Aliye Berger'in doğa ve figürü birleştiren, duygusal yoğunluk taşıyan Lirik Ekspresyonizm üslubunun güzel bir örneğidir. Uzun, ince ve geçirgen biçimli figürler ve arka plandaki tanıdık şehir detayı, rüya ile gerçeklik arasında bir köprü kurar. Bu teknik ve üslup, onun sanatının en aranan yönlerinden biridir. Aliye Berger'in İstanbul manzaraları daha popüler olsa da, figüratif ve duygusal yoğunluklu kompozisyonları, sanatçının iç dünyasına ve gravür dilindeki ustalığına dair önemli birer kanıttır. Teknik Analiz: Eser, gravür ve kuru iğne tekniğiyle hayat bulmuş, yüksek kaliteli, kalın gravür kâğıt üzerine basılmış. Kullanılan mürekkep, koyu kahverengi veya siyahımsı kahverengi bir tonda. Sanatçı, bakır plağı kazıyarak elde ettiği güçlü ve ifadeci çizgileri kullanıyor. Özellikle hayaletimsi insan figürleri ve akıcı dikey çizgiler dikkat çekiyor. Kondisyon: 7/10  Eserin sol üst, sol alt ve orta kısımlarında, hafif yüzeysel lekeler bulunuyor. Bununla birlikte, gravür çizgileri genel olarak keskinliğini koruyor. Sonradan yenilenmiş olan çerçeve ve paspartu ise iyi durumda.
  • Müzayedemizde yer alan bu eser, Türk resim sanatının özgün ve evrensel isimlerinden Aliye Berger’in (1903–1974) imzasını taşıyan, İstanbul manzarası temalı bir gravür baskıdır. Sanatçının fırçasından bakır plakaya taşıdığı derin duyguyu ve dinamizmi yansıtan bu çalışma, sanatçının orijinal bakır plakasından, Mustafa Pilevneli’nin denetiminde basılmıştır. Baskı işlemi sonrasında plakanın imha edilmesi, eserin özgünlüğünü ve koleksiyon değerini artırmıştır. Dinamik çizgileri, coşkulu ışık dağılımı ve nostaljik İstanbul siluetiyle bu parça, Berger’in sanatsal evreninin güçlü bir yansımasıdır. Eser Tipi: Orijinal Bakır Levha Baskısı, yüksek kaliteli, kalın, pamuk bazlı gravür kâğıdı üzerine basılmıştır. Kâğıdın hafif krem veya fil dişi tonları, baskının teknik ciddiyetini desteklerken, kullanılan koyu kahverengi mürekkep esere derinlik kazandırır. Sanatçı: Aliye Berger (1903-1974) Konu: İstanbul’da gün doğumu (veya gün batımı) manzarası. Merkezi bir noktadan yayılan ışınlar ve İstanbul silueti, dramatik bir atmosfer yaratır. Dönem: Orijinal levhanın 1950’ler veya 1960’lar civarında hazırlandığı, baskının ise sanatçının ölümünden (1974) sonra, sınırlı özel bir edisyon olarak üretildiği anlaşılmaktadır. Sanatsal Analiz: Eser, "Dışavurumculuk" (Expressionism) akımının güçlü etkisi altında üretilmiş. Sanatçı, manzarayı olduğu gibi değil, güneşin doğuşunun yarattığı coşku ve mistik etkiyi vurgulayarak resmetmiş. Minareler ve kulelerden oluşan İstanbul silueti ve denizdeki tekne görüntüsü, tanıdık bir mekanı evrensel bir duyguya dönüştürüyor. Işınların merkezden yayılarak gökyüzünü yırtması, klasik manzara betimlemesinden uzaktır; sanatçının ruh halini ve sahneye olan duygusal tepkisini yansıtır. Berger'in İstanbul manzaraları, bu enerjik ve duygusal üslubuyla ünlüdür. Teknik Analiz: Gravür tekniğinde, sanatçı doğrudan bakır plakayı keskin aletlerle kazıyor ve kendine has keskin ve kontrollü çizgiler yaratıyor. Kuru iğne tekniği ile ise daha kabarık ve yumuşak çizgiler kullanıyor. Berger'in bu eseri, her iki tekniğin dinamik bir birleşimini sergiliyor. Özellikle gökyüzündeki patlayan ışık huzmeleri ve ön plandaki figür ile topraktaki yoğun çapraz taramalar (cross-hatching), gravürün gücünü ve enerjisini gözler önüne seriyor. Eserin arka yüzünde şu not yer almaktadır: “This engraving was printed in a numbered limited edition under the direction of Mustafa Pilevneli from the artist’s original copper plate, which was then destroyed.” Bu ifade, baskının Mustafa Pilevneli denetiminde, Aliye Berger’in orijinal bakır plakasından üretildiğini ve baskı sürecinin ardından plakanın imha edildiğini doğrular. Bu uygulama, baskı sayısının (maksimum 100) kesinlikle aşılmayacağını ve her bir kopyanın özgünlük değerinin korunacağını garanti eder. Gravür sanatında plakanın imhası, serinin tamamlanmış ve sınırlı olduğunun bir göstergesidir. Kondisyon: 8/10 Baskı alanı oldukça net ve temiz olarak saklanmış ve gravür çizgileri halen keskinliğini koruyor. Kağıtta ciddi bir leke veya yıpranma belirtisi bulunmamakta. Eserin yerleştirildiği arka-plan rengi kahverengi tonlarında ve baskıyı iyi vurguluyor. Çerçeve ise hafif aşınmış veya çiziklere sahip olması ile birlikte, muhtemelen orijinal baskı çerçevesi değil.
  • Bu eser, Osmanlı İmparatorluğu'nun askeri ve protokol hayatını detaylandıran bir yayından alınmış, Büyük Vezirin resmi çadırını ve ordugâh düzenini gösteren iki ayrı teknik çizimi tek bir levhada sunan bir gravürdür. Eser Tipi: İki Görünümlü Elle-Renklendirilmiş Gravür Baskı (Two-View Hand-Coloured Engraving) – Teknik Çizim Konu: La Tente du Grand Vizir (Büyük Vezirin Çadırı) – Osmanlı Ordugâhı Mimarisi Dönem: 18. Yüzyıl Sonu – 19. Yüzyıl Başı (Yaklaşık 1790 – 1820) Sanatsal Analiz: Gravür sanatçısının imzası bulunmuyor. Büyük olasılıkla, Osmanlı sarayında veya ordugâhında gözlem yapan Avrupalı bir teknik ressam tarafından çizilmiş ve daha sonra Avrupa'da gravür haline getirilmiştir. Üstteki görsel, Vezir çadırının (Ana Divan çadırı) ve daha küçük çadırların dış koruma paravanı içine yerleştirilmiş genel ordugâh düzenini gösterir. Yanında duran sancaklar ise Vezirin yüksek rütbesini simgeler. Alttaki görsel ise, Ana Divan çadırının iç/dış cephe süslemesini gösteren detaylı bir görünüm. Teknik Analiz: Muhtemelen Bakır Gravür ve Elle Renklendirme. Çizimler, bir mimari plan veya askeri protokol çizimi gibi, perspektiften çok oranlara ve teknik detaylara odaklanmıştır. Renklendirme, Vezir çadırının kırmızı, mavi ve altın sarısı gibi zengin süsleme ve kumaşlarını betimler. Çizim altındaki yazılar, çadırın bölümlerini açıklar; Tente du Divan (Divan Çadırı), Tente de retraite (Geri Çekilme Çadırı) ve Vezirin özel ihtiyaçları için ayrılmış bölümler. Bu, eserin sadece görsel değil, aynı zamanda protokol ve mimari açıdan bilgilendirici bir belge olduğunu kanıtlar. Ek Bilgiler: Bu tür teknik ve detaylı levhalar, özellikle 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başlarında, Osmanlı ordusunun organizasyonunu, giyimini ve protokolünü inceleyen Baron de Tott, Mouradgea d’Ohsson ya da Luigi Mayer gibi sanatçıların veya seyyahların büyük yayınlarında yer alırdı. Kondisyon: 8.0/10 Levha, yaşına göre iyi korunmuştur. Kenarlarda ve sağ üst üst kısımda hafif bir sararma veya küçük bir nem lekesi gözlenmekte. Elle renklendirme canlılığını korumuş, özellikle çadır detaylarındaki zengin renkler belirgindir. Çizim çizgileri ve kağıt üzerindeki baskı izi temizdir.
  • Nadir Anadolu Manzarası Gravürü – Assos Limanı, Behramkale (yaklaşık 1840 – 1850) Assam Kalası Limanı Gravürü, 19. yüzyıl ortalarına tarihlenen, Anadolu’nun Ege kıyısındaki tarihi Assos (Behramkale) kentinin limanını ve kalıntılarını betimleyen, canlı renklendirilmiş bir gravürdür. Eser Tipi: El renklendirmeli taş baskı (Hand-coloured Lithograph). Bazı kaynaklarda kalkografi (metal levha baskı) olarak tanımlansa da, bu örnek bakır gravür değil, litografi tekniğiyle üretilmiştir. Konu: Vue du Port d’Assem-Kalasi (Assam Kalası Limanı Görünümü) – “Assem Kalası”, Osmanlı döneminde Assos için kullanılan addır. Dönem: 19. Yüzyıl Ortaları (Yaklaşık 1840 – 1850) Çizerler (Ressamlar): Gravürün temelini oluşturan orijinal çizim, iki sanatçı, Plow ve Delpierre tarafından yapılmıştır. Sahnenin birinin eskizi üzerine diğerinin çalışmasıyla tamamlanmış olması muhtemeldir. Bu isimler, dönemin Osmanlı topraklarını gezen batılı sanatçılardandır. Yayıncı/Atölye/Telif Sahibi: Brüksel’de faaliyet gösteren J. Gobaud Atölyesi. Bu tür baskılar için genelde "Kalkografi" (Chalcography - metal levha baskı) terimi kullanılsa da, bu örnek litografi (taş baskı) tekniğiyle üretilmiştir. Bu durum, eserin 19. yüzyıl ortalarına tarihlendiğini ve yüksek baskı kalitesine sahip olduğunu göstermektedir. Sanatsal Analiz:Gravür, antik Assos (Behramkale) kentinin deniz kenarındaki harabelerini betimler. Ön planda, Roma ya da Bizans dönemine ait olduğu düşünülen yüksek bir kule kalıntısı, kayalık sahil ve küçük bir şelale görülür. Orta planda Assos Kalesi’nin surları ve uzakta denizde süzülen yelkenliler sahneye derinlik katar. Ön plandaki şalvarlı, fesli figürler ve develer ise dönemin oryantalist estetik anlayışını yansıtır. Ek Bilgiler: Bu baskı, popülerliği nedeniyle Comte de Choiseul-Gouffier’in Voyage Pittoresque de la Grèce adlı eserindeki benzer bir sahneden esinlenmiş olabilir. Üzerindeki imza ve teknik özellikler, bunun orijinal levhadan değil, 19. yüzyıl ortalarına ait nitelikli bir yeniden düzenleme veya çoğaltma baskı olduğunu göstermektedir. Kondisyon: 8/10 19. yüzyıl ortalarına ait bir litografi için çok iyi durumda. Elle renklendirme canlılığını korumuş, kâğıt yapısı temiz ve bütünlüklü. Gözle görülür yırtık, leke veya onarım bulunmamaktadır.
  • Bu eser, 19. yüzyılın tanınmış manzara ressamı ve çizerlerinden William Henry Bartlett (1809–1854) tarafından tasarlanmış, yetkin gravür sanatçısı William Radclyffe (1783–1855) tarafından çelik levha üzerine işlenmiştir. Gravür, Sultan Süleyman Türbesi’nin iç mekânını ve dönemin Osmanlı mimarisine özgü manevi atmosferini betimlemektedir. Eser Tipi: Çelik Gravür Baskı (Steel Engraving) Sanatçılar: W. H. Bartlett (çizim) ve W. Radclyffe (gravür) Konu: Sultan Süleyman Türbesi'nin içi Dönem: Gravür, Bartlett’in ünlü seyahat albümü The Beauties of the Bosphorus (yaklaşık 1838) için hazırlanmıştır. Bu albüm, 19. yüzyıl İngiliz kamuoyunda Osmanlı topraklarına yönelik oryantalist ve romantik ilgiyi artıran başlıca görsel kaynaklardan biridir. Sanatsal ve Teknik Analiz: Eser, Sultan Süleyman'ın türbesinin içini etkileyici bir şekilde betimliyor. Kompozisyon, türbenin kubbeli tavanını, sarkıt avizeyi, süslemeli iç mekân detaylarını ve sandukaların etrafında dolaşan ziyaretçileri tasvir eder. Ziyaretçilerin türbe içindeki duruşları ve giyimleri, dönemin sosyal yapısına dair önemli detaylar sunuyor. Figürlerin konumlandırılışı, mekânın anıtsal ölçeğini vurgularken esere hem ölçü hem de yaşanmışlık hissi kazandırır. Teknik Detaylar: Eserin alt kısmında, sanatçı ve gravürcüyü belirten “delt.” kısaltması delineavit (çizen), “sculpt.” kısaltması sculpsit (oyan) anlamına gelir.. Bu, Bartlett'in yerinde yaptığı çizimi, Radclyffe'nin ise görseli çelik levha üzerine işlediğini gösteriyor. Bu ortak çalışma, 19. yüzyılın seyahat kitaplarının ve illüstrasyonlarının karakteristik bir özelliğiydi. Ek Bilgiler: Sultan Süleyman Türbesi, Mimar Sinan'ın en büyük eseri olan Süleymaniye Camii Külliyesi'nin bir parçası. Türbe, hem mimari bir şaheser hem de Osmanlı tarihinin en önemli şahsiyetlerinden birine adanmış kutsal bir mekân. Bartlett gibi sanatçılar, Osmanlı'nın bu tür mistik ve mimari değerlerini, ürettikleri eserlere yansıtarak, Batı'da hayranlık uyandıran Türkiye imajını oluşturdular. Kondisyon: 7/10 Yaşına ve kâğıdın narin yapısına rağmen eser genel olarak iyi korunmuştur. Yüzeyde hafif sararmalar ve yer yer küçük lekeler görülse de, baskının ana hatları ve detayları son derece nettir.
  • "Tyre, from the Mainland” başlıklı bu gravür, 19. yüzyılın tanınmış manzara ressamı ve çizerlerinden William Henry Bartlett (1809–1854) tarafından tasarlanmış, gravür sanatçısı William H. Capone tarafından çelik levha üzerine işlenmiştir. Gravür, Lübnan’ın kadim liman kenti Sur’un (Tyre) tarihî dokusunu ve Akdeniz atmosferini yansıtır. Eser Tipi: Gravür Baskı (Engraving) Sanatçılar: W. H. Bartlett (çizim) ve W. H. Capone (gravür) Konu: Tyre (Lübnan) manzarası Dönem: Bu gravür, Bartlett'in 1838 yılında basılan ünlü seyahat serisi "Syria, The Holy Land, Asia Minor Illustrated" adlı eseri için üretilmiştir. Sanatsal Analiz: Eser, adından da anlaşılacağı gibi, Sur (Tyre) şehrinin karadan görünümünü betimliyor. Ön planda küçükbaş hayvanlarını otlatan figürler, sağda sohbet eden birkaç kişi ve arkada, kente hâkim bir kilise ile Sur’un sakin denizi görülür. Bu çok katmanlı kompozisyon, hem pastoral hem de tarihî bir manzara etkisi yaratır. Teknik Detaylar: Eserin alt kısmında, gravürün kimliğini belirleyen ibareler yer alır. Ortada “Tyre, from the Mainland” başlığı, sol altta “W. H. Bartlett delt.” (delineavit, çizen), sağ altta “W. H. Capone sculpt.” (sculpsit, oyan) notları bulunur. Bu, Bartlett’in sahada yaptığı çizimin Capone tarafından çelik levha üzerine itinayla işlenmiş olduğunu gösterir. Ek bilgiler: Sur (Tyre), antik çağlardan beri Akdeniz'in en önemli liman şehirlerinden biriydi. Fenikeliler’in başkenti olan bu antik kent, M.Ö. 332’de Büyük İskender’in ünlü kuşatmasıyla tarihe geçmiş, Doğu Akdeniz’in ticaret ve kültür merkezlerinden biri olmuştur.““Tyre, from the Mainland” gravürü, Batılı sanatçıların Kutsal Topraklar ve Doğu Akdeniz’in tarihî mirası karşısında geliştirdikleri oryantalist ilgiyi yansıtan önemli örneklerdendir. Eser, Sur'un hem antik hem de 19. yüzyıldaki görünümünü bir arada sunan nadir bir tarihi belge. Kondisyon: 7.5/10 Yaşına ve kâğıdın hassas yapısına rağmen eser iyi korunmuştur. Kâğıt yüzeyinde hafif sararma ve küçük lekeler görülse de, baskının ana hatları ve detayları son derece nettir.
  • İbahim Pacha (İbrahim Paşa) gravürü. Gravürcü; Henri Hendrickx (1817-1894). Metal baskı, elle renklendirme. 22.5x14,5 cm. (çerçeveli, 42x34 cm.)
    Kondisyon: 10/10
    Değerlendirme notu: Gravürde resmedilen şahsiyetin Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın büyük oğlu Kavalalı İbrahim Paşa olması muhtemeldir. Sanatçının yaşadığı dönemde İbrahim Paşa Avrupa’da efsanedir. Mora - Girit isyanlarını bastırmış, padişahın sözünü tutmaması sebebiyle Mısır'ın Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Osmanlı saltanatını devralmak üzere Kütahya'ya kadar gelmiştir. Gravür tarzı ve sanatçıyla ilgili temel bilgiler itibariyle eserin 19'uncu yüzyıla tarihlenebileceği değerlendirilmektedir.  
          ressam, gravürcü, illustrator. Metal
  • Cornelis De Bruyn (1652-1727)
    • Voyage au Levant Reizen van Cornelis de Bruyn door de vermaardste deelen van Klein Asia...
    • Felemenkçe, 1698, 1. baskı
    • Gravür 38: Türklerin günlük kıyafeti
    • Gravür 39: Yeniçeri ve kıyafeti
    • Çok nadir
    • Bakır baskı
    • El (kök) boyası (*)
    • 31x 19 cm (çerçeveli 46 x 33.8 cm)
    (*) Kıyas yöntemiyle yaptığımız tespite göre gravürler 1700’lü yılların ilk yarısında elle renklendirilmiştir.
  • Gravür... Une Seance de la Conference de Constantinople (*)
    • Russes et Turcs, la Guerre d'Orient (c. 1, s. 37, 1878, Paris)
    • Paul Bourde (1851 - 1914)
    • Bakır baskı
    • 18 x 25 cm. (paspartulu 25.5 x 32 cm.)
    Büyük Bozgun ------------------------------- (*) Rumi 1293 tarihi sebebiyle Türklerin '93 harbi olarak adlandırdığı savaş (1877 - 1878), Osmanlı'nın Rusya karşısında hezimetiyle sonuçlandı. Rus ordularının ilerlemesi İstanbul - Yeşilköy'de durdu. Rus ordularının ilerlemesinin durduğu güne kadar (büyük çoğunluğu Türk olmak üzere) tahminen 600 bin Osmanlı tebaası Anadolu'ya doğru göçe başladı. Göçmenlerden 100 bin kadarı Anadolu’ya geçti. 150 bin civarında göçmen İstanbul’a ulaştı. 150 bin kadarı Rodop Dağlarına sığındı. Sayıları 100 bin tahmin edilen göçmen ise Rumeli’nin muhtelif yerlerine dağıldı. Diğer taraftan Selanik ve Kosova vilayetlerine sığınan 300 bin, Şumnu çevresinde toplanan 200 bin civarında insan birlikte 1 milyon insanın göçe zorlandığı tahmin edilmektedir. Osmanlı tarihinde emsali görülmedik bu elem verici olay, halk arasında “Koca Bozgun” olarak adlandırıldı. Osmanlı İmparatorluğu'nu tarihten tümüyle silinmesi ihtimaliyle yüzleştiren savaş önce Ayastafenos (Yeşilköy) ardından da Berlin Antlaşmasıyla sonuçlandı. Müzayedeye sunduğumuz 1878 tarihli gravür Yeşilköy Antlaşmasından bir oturumu tasvir ediyor. Ref: Osman Keskioğlu, Bulgaristan’da Türkler, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, Ankara 1985, s. 13
  • Gabriel Florent Auguste de Choiseul-Gouffier’nin, Voyage pittoresque de la Grèce (1782-1822) adlı eserinde yayınlanmış üç parça bakır baskı gravür. Aeolis’in sikkeleri (Médailles des Villes d'Eolide) (1809), Abydos antik kentinin yanındaki cami (Mosquée de Nagara) ve Eksamil’de (Çanakkale-Gelibolu yakınlarında) (1822), Lisimahos’un mezarı olduğu varsayılan tepe (Tombeau de Lysimaque) (1822). Kök boyayla elle renklendirilmiş. 44 x 28 cm.
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: S. E. koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Müzayedeye sunduğumuz gravürlerde adı geçen Aiolis (Eolide), Batı Anadolu'nun kabaca kuzey bölgesinin antik adıdır. Yerleşim, Gediz Nehri kuzeyinden Bakırçay güneyine uzanan bölgedir. Doğusu Yunt Dağları ve Dumanlı Dağ, batıda ise Çandarlı Körfezi ile sınırlanır. Ayrıca Midilli Adası da bölgenin sınırlarına girer. Herodotos, 12 adet Aiol kenti sayar: Kyme, Larissa, Neonteikhıs, Temnos, Killa, Notion, Aigiroessa, Pitane, Aigai, Myrina, Grynaion, Smyrna. Bu kentlerin, MÖ 1050 yılı civarında Yunanistan'dan bölgeye gelen Aioller tarafından kurulduğu söylenmektedir. Bölge coğrafi konum olarak Adramyttenos Kolpos (Edremit Körfezi) ve güneye doğru İzmir körfezine kadar uzanan sahil şeridini içine almaktadır. Aeolis’in başkenti Kyme’dir. Bu yerleşim Aelois kentlerinin en büyüğüdür. Abidos veya Abydos ise Çanakkale Boğazı'nda Nara Burnu'nun doğusunda yer alan antik kenttir. Sestos antik kenti ile karşılıklı olarak boğazın dar bir noktasına kurulmuştur. Kent, Hero ile Leandros'un hikâyesiyle bilinir. Abydos kenti, bir Miletos kolonisi olarak kurulmuştur. Antik Çağ’ın Hero ile Leandros arasındaki efsanevi aşk hikâyesi Abydos’ta geçmiştir. Efsaneye göre, Abydoslu genç Leandros karşı kıyıda yaşayan sevgilisi rahibe Hero’ya kavuşmak için boğazı yüzerek geçiyordu. Leandros rüzgârlı ve fırtınalı bir gecede meşalenin ışığı söndüğünden boğazın azgın sularına kapılıp can vermiştir. Bu sahne Abydos’un Roma İmparatorluk dönemi sikkeleri üzerinde de betimlenmiştir. Lisimahos (Lysimachus, MÖ 360 - MÖ 281) Büyük İskender döneminde Makedonya Krallığı'nda İskender'in valilerinden biri olarak görev yapmış olan Teselyalı bir general ve yöneticidir. Büyük İskender'in ölümünden 15 yıl sonra, MÖ 306'da Trakya, Anadolu ve Makedonya'da hüküm sürmeye başlamıştır. Büyük İskender ile Lisimahos arasındaki ilişkilerin betimlendiği tarihi kaynaklarda İskender'in bir sebepten ötürü Lisimahos'u cezalandırmak için, onu bir aslanın karşısına atıp kilitlediği ve Lisimahos'un bu vahşi hayvanı çıplak elleriyle öldürdüğü ifade edilmektedir. Bu olay akabinde Lisimahos, Büyük İskender'in saygısını kazanmış ve yakın koruması olmuştur. Büyük İskender’in ölümünden sonra Trakya'nın yöneticiliğine getirilmiştir. MÖ 309'da Chersonese'yi [Gelibolu Yarımadası] anakaraya bağlayan bölgede komuta konumunda antik kentini kurmuş ve Odrysses'e karşı bir siper oluşturmuştur. Ordusu ile Anadolu’ya giren I. Seleukos’un karşısına çıkan Kral Lisimahos MÖ 281’de Korupedyon Muharebesi’nde yenilmiş ve öldürülmüştür. Gravürlerin yapımcısı Kont Marie-Gabriel-Florent-Auguste de Choiseul-Gouffier (1752-1817), 1789 Fransız Devriminden önceki son İstanbul büyükelçisidir. Antik çağ arkeolojisi ve tarihine âşık olan Kont Gouffier, aralarında Fransız ressam Jean-Baptiste Hilair’in de bulunduğu bir grup sanatçı ve bilim insanıyla 1776 yılında Ege seyahatine çıkar Seyahatin amacı bir yandan antik harabelerin görünümünü çizmek öte yandan çağdaş yunanlıların yaşam biçimlerini kaydetmektir. Ayrıca bu seyahatin Ege Denizinde uzun süredir devam eden Osmanlı-Rus gerginliğine dair durumu yerinde gözlemlemek gibi bir siyasi amacı da vardı. On iki ay süren bu ilk yolculuğun meyvesi olarak 1782’de hayranlık uyandıran gravürlerle bezeli anıtsal bir eser yayınlandı. Doğu'nun büyüleyici evreni bu eserin başlıca unsuru olan görüntünün yenilikçi tekniği aracılığı ile Avrupalı okurun gözünde capcanlı olarak sergilenmiştir. Gouffier, “Voyage-Pittoresque de la Grèce (1782)” adını verdiği kitabının yayınlanmasından iki yıl sonra (1784’de) İstanbul’a büyükelçi olarak atanır ve Temmuz 1785’te İstanbul’a varır ve daha sonra büyükelçi unvanıyla Anadolu, Ege, Kıbrıs, Suriye, Filistin ve Mısır’ı kapsayan seyahatine çıkar. Hilair’in yanısıra Fransız ünlü suluboya ressamı Cassas’ı da himayesine alır. Bu gezilerin sonunda Voyage-Pittoresque de la Gréce kitabına ek olarak Voyage-Pittoresque en Syrie, de la Phoénicie, de la Palaestine, et la Basse Aegypte kitabı Cassas’ın imzasıyla yayınlanır. Büyükelçi Gouffier, Cassas’ın resimlediği Atina Akropolünü ziyaret eder ve akropolün kabartma ve heykelleri (Hilar’in betimlediği gibi) İstanbul’dan gemiye yükleterek Fransa’ya gönderir. 1789’daki Fransız Devrimine karşı çıkan Gouffier geri çağırılmasına karşın Paris’e dönmez (1792’de) Rusya’ya kaçar. 1802 yılına yani Paris’e dönene kadar II. Katerina’nın himayesinde Sanat Akademisi ve İmparatorluk Kütüphanesi’nin yöneticiliğini yapar. 1785 yılının Temmuz ayında İstanbul'a varan Comte de Gouffier Fransa hükümdarının kendisine verdiği Babıali ile ilişkin diplomatik görevle Doğu'ya ikinci seyahatini gerçekleştirmiş olur. Kendisine eşlik eden yada onun hesabına görevler üstlenen arkeolog, ressam, çizer, gökbilimci, gravürcü ve daha birçok bilimadamı ile birlikte Yunanistan'ın hem anakara hem adalar kısmında yıllarca sürecek olan son derece zahmetli bir araştırmaya koyulurlar. Gouffier bu defa büyükelçi unvanıyla Anadolu, Ege, Kıbrıs, Suriye, Filistin ve Mısır’ı kapsayan seyahatine çıkar. Hilair’in yanısıra Fransız ünlü suluboya ressamı Cassas’ı da himayesine alan Gouffier, Voyage en Syrie, de la Phoénicie, de la Palaestine, et la Basse Aegypte ve Voyage-Pittoresque de la Gréce adını verdiği kitabını yayınlar. Büyükelçi Cassas’ın resimlediği Atina Akropolünü ziyaret eder ve akropolün kabartma ve heykelleri (Hilar’in betimlendiği gibi) İstanbul’dan gemiye yükleterek Fransa’ya gönderir. 1789’daki Fransız Devrimine karşı çıkan Gouffier geri çağırılmasına karşın Paris’e dönmez (1792’de) Rusya’ya kaçar. 1802 yılına yani Paris’e dönene kadar II. Katerina’nın himayesinde Sanat Akademisi ve İmparatorluk Kütüphanesi’nin yöneticiliğini yapar. Gouffier, Fransa'ya ancak Restorasyon döneminde döner ve Eşitler Meclisi (Chambre des Pairs) üyesi olarak bakan mevkiine gelir. Evini Akropolis'teki Erechtheion tapınağı uslubunda yaptırır, "Yunan dili oteli" adlı devrim öncesi gizli örgütte başkanlık yapar ve 1809'da eserinin ikinci cildini yayınlar. 1817'de üçüncü cildin hazırlığını bitiremeden ölür. Özellikle Truva yöresi ile ilgili topoğrafya, tarihî anıtlar, buluntular, yazıtlar ve sikkelere ayrılmış olan üçüncü cilt, tamamen Barbié du Bocage ve Letronne'un editörlüğünden geçerek 1822 yılında yayınlanır. Osmanlı İmparatorluğunun başkentinde kaldığı süre içinde Choiseul-Gouffier bir yandan gezilerinde yaptığı eskiz ve desenleri tamamlayacak mimar, arkeolog, çizer, edebiyatçılardan meydana gelen koca bir ekip kurmuş, öte yandan ise özellikle Atina ve etrafındaki geniş çevreden büyük sayıda arkeolojik eserin elde edilmesi, paketlenmesi ve taşınması için sayısız seferler düzenlemişti. Zengin arkeolojik koleksiyonu Louvre müzesi ve özel koleksiyonculara satıldı. Çağdaş araştırmacılar tarafından kişiliği pek tartışılan Choiseul-Gouffier bir yandan antik yunan görkeminin büyük bir hayranıdır, öte yandan siyasi kariyeri süresince Babıali ile Fransa ve öteki siyasal güçler arasındaki dengenin sağlanabilmesi uğruna gitgide çağdaş Yunanlıların sert bir eleştirmeni konumuna gelir. Bu tavrı yapıtının 1842 yılında ölümünden sonra yapılan yeni baskısında da ortaya çıkar. Yeni baskının başlığı Voyage pittoresque dans l’empire Ottoman, en Grèce diye değiştirilir.
     
  • Milas Kapısı'nın (Baltalı Kapı) Detayları (Détails de la porte à Mylasa) gravürü (1782)... Gabriel Florent Auguste Choiseul-Gouffier’nin Voyage pittoresque de la Grèce, Paris, J.-J. Blaise (1782) adlı eserinden çıkmadır. Bakır baskı, 45 x 32 cm.
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: S. A. E. koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Baltalı Kapı, Antik Mylasa Kenti'nin giriş kapısı ve günümüzde Milas'ın kuzey kapısıdır. Esentepe'nin batısında, Hacıapdi Mahallesi sınırları içinde yer alır.  5 x 12 metre genişliğindedir. Adını kilit taşı üzerinde bulunan ve antik çağlarda "Labrys" adı verilen çift yüzlü balta figüründen almıştır. MÖ 1. yüzyılın sonunda yapılmıştır. Milas’a su taşımak amacıyla yapılmış su kemerleriyle iç içe olan Baltalı Kapı, antik dönemden günümüze ulaşabilen en önemli kalıntılardan biri olarak kabul edilir.  Kapı kemerini başlıkları bir sıra palmet ve bir sıra yivle süslü iki paye taşımaktadır. Kemerin üstündeki saçaklık yıkılmıştır.
     
  • Gabriel Florent Auguste de Choiseul-Gouffier’nin, Voyage pittoresque de la Grèce (1782-1822) adlı eserinde basılmış üç mimari gravür. Persepolis yakınlarındaki Naxi Rustan gömütü, lahit çizimleri (Tombeau de Naxi-Rustan près des ruines de Persépolis). Çizimlerin Corneille Le Bruyn’dan alındığı belirtilmektedir. 45 x 31 cm.
    Kondisyon: 10/10
    Provenance:
    Değerlendirme notu Flaman gezgin ve sanatçı Corneille de Bruyn (1652-1727) Hag şehrinden yola çıkıp 1674'den 1693'e kadar süren uzun bir gezi güzergâhında Anadolu'yu, daha sonra da 1701-1708 yılları arasında İran'ı gezdikten sonra Moskova üzerinden doğu Hindistan'a kadar vardı. İlk gezisinden sonra yayınladığı resimli kitap, dünyada renkli gravürlerin yer aldığı ilk kitap oldu. Yüzlerce resimle donattığı vakayinameleri en güzel gezi kitapları arasında yer alıyor. Gezilerinin "esas amacı" olarak saydığı resimlerin eskizlerini kendisi yapıp bunlara eşlik eden yazıların da redaksiyonunda emek vermişti. Yapıtlarının içerdiği resimlerin çokluğu, yanında Bruyn, Mısır piramitlerinin iç kesimlerinden görüntüler, Suriye'deki Palmira ve İran'daki Persepolis şehirlerinden görüntüler ve günlük yaşamdan anlar veren ilk batılı gezgindir. Persepolis, Pers İmparatorluğu'nun  başkentiydi . Alan, İran'ın Fars eyaletinin Şiraz şehrinin yaklaşık 75  km kuzeybatısında, Kuh-e Rahmat dağının eteklerinde, Marvdasht ovasında yer almaktadır. Bu alan yüzyıllar boyunca Batılı gezginler tarafından defalarca ziyaret edildi, ancak  17. yüzyıla kadar Pers  İmparatorluğunun başkentinin kalıntıları olduğu doğrulanamadı. Persepolis 1979'dan bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alıyor .
     
  • Gabriel Florent Auguste de Choiseul-Gouffier’nin, Voyage Pittoresque de la Grèce (1822) adlı eserinin 2.cildinde yeralan üç gravür. Alexandria Troas'taki antik tiyatro (Theatre d'Alexandria Troas) (1822), Alexandria Troas'taki yer altı anıtı (Monument Souterrain a Alexandria Troas) (1822), Alexandria Troas'taki su kemeri kalıntıları (Ancien Aqueduc pres d'Alexandria Troas) (1822). Kök boyayla elle renklendirilmiştir. Bakır oyma gravür, 43,5 x 30 cm. Gravür sanatçısı: A. Tardieu.
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: S. E. koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Alexandria Troas (Türkçe: Eski Stambul); Türkiye'nin batı kıyısının kuzey ucuna yakın, Bozcaada'nın güneyinde bulunan Antik Yunan kentidir. Çanakkale ilinin Ezine ilçesindeki Dalyan köyünün güneydoğusunda yerleşimlidir. Antik kent yaklaşık 400 hektarlık(4km2) alana yayılmıştır. Günümüze kalan birkaç yapı arasında bir Roma hamamı, odeion, Antik Yunan tiyatrosu, gymnasium kompleksi ve yeni ortaya çıkarılmış bir stadion bulunur. Şehrin eski duvarları hala izlenebilir. Strabon'a göre, bu bölge başlangıçta Sigeia olarak adlandırılıyordu; MÖ 306'da Büyük İskender'in komutanlarından I. Antigonos Monophtalmos, eskiden nüfuzlu bir şehir olan Neandreia da dahil 5 yerleşim yerinin halkını Sigeria'ya yerleştirerek şehri çok daha genişletilmiş olarak yeniden kurdu. Kentin ismi MÖ 301'de Lysimakhos tarafından, Büyük İskender anısına 'Alexandria Troas' olarak değiştirildi. Kuzeybatı Anadolu'nun ana limanı olan şehir, Roma döneminde büyük oranda gelişti ve MÖ 188 gibi erken bir tarihte 'özgür ve özerk şehir' niteliği kazandı; günümüzde bulunan kalıntılar bölgenin tarihteki önemini kanıtlamaktadır. Altın çağında şehrin 100,000'e yakın nüfusa ulaştığı düşünülüyor. Strabon'un bahsettiği üzere, Augustus'un hükümdarlığı sırasında bölgede 'Colonia Alexandria Augusta Troas' adında bir Roma kolonisi kurulmuştur. Augustus, Hadrianus ve Herodes Atticus şehrin süslenmesine hatırı sayılır düzeyde katkıda bulunmuşlardır. I. Konstantin, Troas'ı Roma İmparatorluğu'nun başkenti yapmayı düşünmüştür. Gravürlerin yapımcısı Kont Marie-Gabriel-Florent-Auguste de Choiseul-Gouffier (1752-1817), 1789 Fransız Devriminden önceki son İstanbul büyükelçisidir. Antik çağ arkeolojisi ve tarihine âşık olan Kont Gouffier, aralarında Fransız ressam Jean-Baptiste Hilair’in de bulunduğu bir grup sanatçı ve bilim insanıyla 1776 yılında Ege seyahatine çıktı. Seyahatin amacı, bir yandan antik harabelerin görünümünü çizmek, öte yandan çağdaş Yunanlıların yaşam biçimlerini kaydetmekti. Ayrıca bu seyahatin Ege Denizinde uzun süredir devam eden Osmanlı-Rus gerginliğine dair durumu yerinde gözlemlemek gibi bir siyasi amacı da vardı. On iki ay süren bu ilk yolculuğun meyvesi olarak 1782’de hayranlık uyandıran gravürlerle bezeli anıtsal bir eser yayınlandı. Doğu'nun büyüleyici evreni bu eserin başlıca unsuru olan görüntünün yenilikçi tekniği aracılığı ile Avrupalı okurun gözünde capcanlı olarak sergilenmiştir. Gouffier, “Voyage-Pittoresque de la Grèce (1782)” adını verdiği kitabının yayınlanmasından iki yıl sonra (1784’de) İstanbul’a büyükelçi olarak atandı ve Temmuz 1785’ten itibaren  büyükelçi unvanıyla Anadolu, Ege, Kıbrıs, Suriye, Filistin ve Mısır’ı kapsayan seyahatine çıktı. Hilair’in yanısıra Fransız ünlü suluboya ressamı Cassas’ı da himayesine aldı. Bu gezilerin sonunda Voyage-Pittoresque de la Gréce kitabına ek olarak Voyage-Pittoresque en Syrie, de la Phoénicie, de la Palaestine, et la Basse Aegypte kitabı Cassas’ın imzasıyla yayınlandı. Büyükelçi Gouffier, Cassas’ın resimlediği Atina Akropolünü ziyaret etti ve akropolün kabartma ve heykelleri (Hilar’in betimlediği gibi) İstanbul’dan gemiye yükleterek Fransa’ya gönderdi. 1789’daki Fransız Devrimine karşı çıkan Gouffier geri çağırılmasına karşın Paris’e dönmedi (1792’de) ve Rusya’ya kaçtı. 1802 yılına yani Paris’e dönene kadar II. Katerina’nın himayesinde Sanat Akademisi ve İmparatorluk Kütüphanesi’nin yöneticiliğini yaptı. Gouffier, Fransa'ya ancak Restorasyon döneminde döndü ve Eşitler Meclisi (Chambre des Pairs) üyesi olarak bakan mevkiine geldi. Evini Akropolis'teki Erechtheion tapınağı uslubunda yaptırdı, "Yunan dili oteli" adlı devrim öncesi gizli örgütte başkanlık yaptı ve 1809'da eserinin ikinci cildini yayınladı. 1817'de üçüncü cildin hazırlığını bitiremeden öldü. Özellikle Truva yöresi ile ilgili topoğrafya, tarihî anıtlar, buluntular, yazıtlar ve sikkelere ayrılmış olan üçüncü cilt, tamamen Barbié du Bocage ve Letronne'un editörlüğünden geçerek 1822 yılında yayınlandı. Osmanlı İmparatorluğunun başkentinde kaldığı süre içinde Choiseul-Gouffier, bir yandan gezilerinde yaptığı eskiz ve desenleri tamamlayacak mimar, arkeolog, çizer, edebiyatçılardan meydana gelen koca bir ekip kurmuş, öte yandan ise özellikle Atina ve etrafındaki geniş çevreden büyük sayıda arkeolojik eserin elde edilmesi, paketlenmesi ve taşınması için sayısız seferler düzenlemişti. Zengin arkeolojik koleksiyonu Louvre müzesi ve özel koleksiyonculara satıldı. Çağdaş araştırmacılar tarafından kişiliği pek tartışılan Choiseul-Gouffier bir yandan antik yunan görkeminin büyük bir hayranıdır, öte yandan siyasi kariyeri süresince Babıali ile Fransa ve öteki siyasal güçler arasındaki dengenin sağlanabilmesi uğruna gitgide çağdaş Yunanlıların sert bir eleştirmeni konumuna gelir. Bu tavrı yapıtının 1842 yılında ölümünden sonra yapılan yeni baskısında da ortaya çıkar. Yeni baskının başlığı Voyage pittoresque dans l’empire Ottoman, en Grèce diye değiştirilir.
  • Gabriel Florent Auguste de Choiseul-Gouffier’nin, Voyage pittoresque de la Grèce (1782-1822) adlı eserinde yayınlanmış üç parça bakır baskı gravür.. Alexandria Troas: Liman, antik tiyatro ve diğer antik yapıların planı (Plan du Port et du Théatre et Antiquités à Alexandria-Troas) (1882), Alexandria Troas'ta bir binanın kemeri ve sütunları (Vue des deux Massifs et d'un Ouvrage réticulaire près d'Alexandria-Troas) (1882), Troad'daki Yenişehir'in (Sigeion) görünümü (Vue du Village de Ieni-Cheher) (1882). Jean Baptiste Hilaire tarafından, Le Dubois’nin krokisine dayanarak resimlendiği, gravür sanatçısının ise M. A. Benoix olduğu belirtilmektedir. 48,5 x 31,5 cm.
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: S.E. koleksiyonu
    Değerlendirme notu Jean Baptiste Hilaire kuzeydoğu Fransa'daki Audun-le-Tiche'de doğdu ve Mart 1786'da Paris'teki Kraliyet Resim ve Heykel Akademisi'ne kaydoldu. 1776'da, 25 yaşındayken, Yunan adalarını ve Doğu'yu gezerek yüzden fazla eser yarattı ve bunları 1782'de üç cilt halinde yayınlanan Gouffier’nin "Voyagé Pittoresque de la Grèce" adlı eserini resimlemek için kullandı. Yeteneği tanındı ve çalışmaları 1782'de sergilendi. Paris'te 1780'de Salon de la Jeunesse gibi yerlerde ve aynı yıl Salon de la Correspondence'da. 1796 yılında Louvre'un salonundaki resmi sergilere katıldı. Léon-Jean-Joseph Dubois (1780-1846) Fransız bir illüstratör ve litografi sanatçısıydı, aynı zamanda Louvre müzesinde arkeolog ve küratördü. Paris'te ressam Antoine-Jean Gros ve Jacques-Louis David'in atölyelerinde güzel sanatlar ve resim eğitimi aldı. 1814'te Dubois, Yunanca yazıtları araştırmak ve birkaç yıl sonra kendisi için bir müzayede kataloğu düzenleyeceği Marie-Gabriel-Florent-Auguste de Choiseul-Gouffier'e ait eşyaları taşımak için Anadoluya gitti. Dubois, Goffier’nin kitaplarının ikinci cildi için Yunan taşları, madalyalar ve mimari anıtlar üzerindeki yazıtların çizimlerini içeren gravürleri hazırladı. 1823'te, kendisini Mısır sanatıyla tanıştıran ve daha sonra Mısır Panteonu adlı eserini resimlemesi için onu seçen ünlü Mısırbilimci Jean-François Champollion ile tanıştı. 1826'da Louvre Müzesi'nde antikaların korunmasına ilişkin "15 Mayıs Kararnamesi" üzerine Champollion, Louvre'un Mısır ve Doğu bölümünün küratörü, Dubois ise küratör yardımcısı olarak atandı. 1828'de Dubois, Institut de France tarafından, Yunan Bağımsızlık Savaşı'nın sonunda Yunanistan'a gönderilen Morea bilimsel gezisinin Arkeoloji bölümünün başına geçmekle görevlendirildi. Burada arkeolojik kazılara katıldı.
     
  • J. D. Barbie du Bocage’ın “Voyage du Jeune Anacharsis” kitabı için yapılmış Karadeniz ve Azak Denizi haritası. Le Palus-Meotide et le Pont-Euxin, Pour le Voyage du Jeune Anacharsis, Par J. D. Barbie du Bocage Yapım yılı 1781, basım yılı 1799’dur. 40,5 x 25,5 cm. Nadir bulunan orijinal antika harita.
    Kondisyon: 8/10 (kağıt yaşına bağlı sararmalar var.)
    Provenance:S. E. koleksiyonu
    Değerlendirme notu: J. D. Barbie du Bocage tarafından “Voyage du Jeune Anacharsis” kitabı için yapılmıştır. Palus-Meotide Azak Denizinin antik adıdır. Pont Euxin ise ilk defa Homeros tarafından kullanılan ve büyük su kütlelerini tanımlamak için başvurulan Pontos kelimesi ile antik dönemde Yunanlıların Kuzey Anadolu bölgesini ve orada yaşayan insanları tanımlamak için kullandıkları Euxinos kelimelerinin birleşiminden oluşur. Zamanla Karadeniz’in adı Pont-Euxin’e dönüşür. Sağ üstte çerçevenin dışında “Chap. 1er in 8 Tome y page 7” ifadesi bulunmaktadır. Bu haritanın kitap içindeki yerini ifade etmektedir. Ayrıca haritada “Stades Phytiques”, “Stades Olympiques”, “Lieues communes de France” ve “Myriametres Republicaines”* olmak üzere 4 ayrı çizgi ölçek vardır. Haritanın sağ üst köşesinde “Le Palus-Meotide et le Pont-Euxin, Pour le Voyage du Jeune Anacharsis, Par J. D. Barbie du Bocage”  ifadesi ve hemen altında Juin 1781 – Pluviose An VIIe  tarihleri yer almaktadır. Bu tarih, “Myriametres Republicains” ölçeği ile birlikte haritayı eşsiz kılmaktadır. Çünkü ölçek Cumhuriyetçi Hükümetin Paris Bilimler ve Sanatlar Akademisi'nin tavsiyesi üzerine, 1793'te kabul ettiği yeni ondalık metrik sisteme göre hazırlanmış bir ölçektir Tarih ise “Fransız Cumhuriyet Takvimi’ne** uygun olarak verilmiştir. Fransız Devrim takvimi (Calendrier Révolutionnaire Français) olarak da adlandırılan Fransız Cumhuriyet takvimi (Calendrier Républicain Français), Fransız Devrimi sırasında oluşturulan ve uygulanan ve Fransız hükümeti tarafından 1793'ün sonlarında yasal olarak kabul edilen takvimdir. 1805 yılının sonuna dek yaklaşık 12 yıl boyunca kullanıldı. Daha sonra 1871'de Paris Komünü tarafından 18 gün süreyle ve Gregoryen takviminin yerini alması amaçlanarak yeniden canlandırıldı. Haritanın basım tarihini gösteren “Pluviôse An VIIe” Gregoryen takvime göre 1799 yılının Ocak ayına işaret etmektedir. Barbié du Bocage olarak bilinen Jean-Denis Barbié, 28 Nisan 1760'ta Paris'te doğdu ve 28 Aralık 1825'te aynı kentte öldü. Fransız coğrafyacı ve haritacı, Paris Edebiyat Fakültesi dekanı ve Fransız Enstitüsü (L’Institut de France) üyesidir. Antik Yunan kültürü üzerine derin bilgisi olan Barbié kendisini özellikle Yunanistan'ın coğrafya ve harita araştırmalarına adadı. Coğrafya bilimine tarihçi bir haritacı olarak ve matematik coğrafyası gibi yeni yöntemler kullanarak hizmet etti. Antik çağ kaynaklarının betimlerini çağdaş verilerle bağdaştırarak inceledi ve Yunan kültürü alanında en önemli haritacı olarak ünlü oldu. 1780’de henüz 20 yaşında olmasına rağmen Antik dönem haritaları konusundaki uzmanlığı ile Peder Barthélémy tarafından yazılan “Le Voyage du Jeune Anachrasis” kitabına eşlik eden Atlas’ın haritalarını hazırlamak işini üstlendi. Defalarca baskısı yapılan Le Voyage du Jeune Anachrasis’in Atlas’ı her yeni baskı da yeni bilgilerle zenginleştirildi. Pierre François Tardieu ise 1711-1771 arasında yaşamış Fransız haritacı ve gravürcüdür. Geniş ve üretken Tardieu ailesinin bir üyesidir.  Aile yaklaşık 200 yıl boyunca Paris’te gravürcülük işi ile uğraşmış ve önemli çalışmalara imza atmıştır. P. F. Tardieu’nun Rue de la Cordoniere’de bir ofisi vardı. Haritanın sol alt köşesinde yer alan P. F. Tardieu ise hem tarih itibariyle hem de ismin yanında yer alan adres (Rue Estrapade) göz önüne alındığında asıl adı Pierre Antoine François olan oğludur. P. F. Tardieu de l;estrapade olarak bilinen oğul Tardieu uzun yıllar kazıdığı haritaları babasının adıyla imzalamıştır. Kaynak Genç Anacharsis'in Yunanistan'da Seyahatleri (Fransızca: Voyage du jeune Anacharsis en Grèce), Jean-Jacques Barthélemy tarafından yazılan ve ilk olarak 1788'de yayınlanan Anacharsis adlı İskit'in MÖ 4. yüzyılın ortalarında Yunanistan'daki seyahatlerini konu alan kurgusal bir eserdir. Antik Çağ'da Yunanistan'daki yaşamı anlamak için gerekli tüm bilgileri sunan bu eser 19. yüzyıl edebiyatı üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. 1788 Fransızca baskısı, bir atlas ve madeni para reprodüksiyonu cildiyle birlikte altı cilt halinde yayınlandı. Roman oldukça popüler hale geldi ve sonraki yüzyılda, sürekli genişletilerek yaklaşık seksen baskı yaptı. İngilizceye, İspanyolcaya, Almancaya, İtalyancaya, Dancaya, Felemenkçeye, modern Yunancaya ve hatta Ermeniceye çevrildi. Bununla birlikte, on dokuzuncu yüzyıl sona ererken, Anacharsis çekiciliğini kaybetti - modası geçmiş görünmeye başladı ve sonuç olarak unutulmaya yüz tuttu. Günümüzde oldukça unutulmuştur. Haritanın içinden çıktığı 1799 baskısı 7 cilt ve 1 cilt Atlas’tan oluşmaktadır. Bu nedenle haritanın sağ üst köşesinde 8. Cilt, Bölüm 1, sayfa 7 ifadesi yer almaktadır. (*) Haritanın 4 farklı çizgi ölçeğinden en altta yer alan “myriametres republicains” ölçeği 1789 Fransız devrimi sonrası kurulan Cumhuriyetçi Hükümetin Paris Bilimler ve Sanatlar Akademisi'nin tavsiyesi üzerine, 1793'te kabul ettiği yeni ondalık metrik sisteme göre hazırlanmış bir ölçektir. Bu ondalık metrik sistem, ortalama güneş gününün 24 saat yerine her biri 100 dakika 1000 saniyeden oluşan on saate bölündüğü yeni bir zaman düzenlemesi üzerine kuruldu. Zaman düzenlemesinde bu değişikliğe bağlı olarak dairenin ve karasal meridyenin kadranı da her biri 60 dakika ve 3600 saniye olan 90 derece yerine, her biri 100 dakika ve 1000 saniye olan 100 dereceye bölündü. Karasal meridyenin ortalama uzunluğunun 10 milyonda biri de, tüm çizgisel ölçülerin birimi olarak belirlenerek tüm önceki standartlarla kıyaslanamaz bir metrik sistem oluşturuldu. Ancak bu yeni “devrimci” metrik sistem bir standart oluşturmak yerine denizcilik, mimari ve mekanik sanatlar açısından olduğu kadar astronomi alanında da inanılmaz bir kafa karışıklığına neden oldu. Devrim öncesinin tüm zaman ve mekân algısını değiştirmeye yönelik bu girişim toplumsal olarak reddedildiği için bir süre sonra işlevsiz hale geldi. 1812’de Napolyon döneminde bu ondalık metrik sistemden vazgeçildi. Daha sonra 1840’da yeniden düzenlenerek metrik sisteme geçildi ve bugün bildiğimiz, evrensel ölçü birimi olan metrik sistem oluşturuldu. Evrensel metrik sistem güneş gününün 24 saat, saatin 60 dakika, dakikanın 60 saniye olarak kabul edildiği bir zaman bölünmesine dayanıyordu. Tüm çizgisel ölçülerin birimi, bir günün 24 saat olarak kabul edildiği zaman bölümlemesine bağlı olarak tanımlanan karasal meridyenin uzunluğunun 10 milyonda biri olarak standartlaştı. **Fransız Cumhuriyet takvimi, devrim sonrasında zamanı ve mekanı yeniden düzenleme gereğinden hareket ederek tasarlanmıştır. Ulusal Kurucu Meclis, ilk başta, Bastille Baskını tarihi olan 14 Temmuz 1789'dan başlayarak "Özgürlük çağını" işaret eden yeni bir takvim oluşturmayı amaçladı. Ancak, 2 Ocak 1792'de halefi Yasama Meclisi, IV. Yıl'ın önceki gün başladığına karar verdi. Bu nedenle yılı 1 Ocak 1789'da başlattı. Ancak 1792'de Birinci Fransız Cumhuriyeti ilan edilince yeni Ulusal Konvansiyon, 1792'nin Fransız Cumhuriyeti'nin I. Yılı olarak bilinmesine karar verdi ve Ekim 1793'te Konvansiyon tarafından kabul edilen yeni takvim, 22 Eylül 1792'yi birinci yılın ilk günü yaptı. Cumhuriyet takvimi, Napolyon'un kaldırıldığını ilan ettiği 1 Ocak 1806'ya kadar kullanılmaya devam etti.
     
  • A Map of the Parts of Europe and Asia, adjacent to Constantinople
    • Gravür: Henry Mutlow (1756-1826) (*)
    • 18'inci yüzyıl (**)
    • Çelik baskı, 19 x 25 cm. (Çerçeveli: 28.7 x 35 cm)
    • Döneminin el boyası, pigment...
    • Kondisyonu çok iyi (9/10)
    (*) Ünlü İngiliz haritacı, gravürcü, yayıncı... H. Mutlow, İngiliz Kralının icazetiyle banknot basma yetkisi vardı. Firma adresleri şöyle:
    • Russell Court, London (1791)
    • 13 Russell Court, Covent Garden, London (1794-1818)
    • 3 York Street, Covent Garden (1817-26)
    Ref: Worms and Baynton-Williams, 'British Map Engravers' (2011) (**) Müzayedeye sunduğumuz haritanın 18. yy sonlarında yapılan ilk baskının sonraki yıllardaki tekrarı olduğunu tahmin ediyoruz. Tespit edilebilen ilk nüsha c. 1781 tarihlidir (W. Strahan & T. Cadell, Londra). Mutlow haritasının yeraldığı diğer kitaplar şöyle: Clarke, Edward Daniel (Text), Travels in Various Countries of Europe, Asia and Africa: Part The First, Russia, Tartary and Turkey (1810); Edward Gibbon, The History of the Decline and Fall of the Roman Empire (1838). Her iki kitapta W. Strahan & T. Cadell tarafından yayınlanmıştır.
  • Gravür… Pehlivanlar (Pleuianders Luyteurs) (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas de Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (**)
    • 340 x 230 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm.
    (*) Bu gravür, tespit edebildiğimiz tüm kaynaklarda "güreşçiler" adıyla anılmaktadır. Türkçe çevirilerdeki hatanın sebebi Latin - Batı dillerinde, "yağlı güreş" ve "pehlivan" tabirinin karşılığı olmamasıdır. (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre kitap eline geçtiğinde, gravürün orijinal hali renkliydi. Kitap satışa sunulmadan önce – muhtemelen 1650 öncesi – elle renklendirilmiştir. —+— Pehlivanlar gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • Gravür… Pleuianders Luytants / Pehlivanlar (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas De Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (**)
    • 340 x 230 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm)
    • Monogram: D iij
    (*) Bu gravür, tespit edebildiğimiz tüm kaynaklarda “güreşçiler” adıyla anılmaktadır. Türkçe çevirilerdeki hatanın sebebi Latin – Batı dillerinde, “yağlı güreş” ve “pehlivan” tabirinin karşılığı olmamasıdır. (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre kitap eline geçtiğinde, gravürün orijinal hali renkliydi. Kitap satışa sunulmadan önce – muhtemelen 1650 öncesi – elle renklendirilmiştir. —+— Pehlivanlar gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • 1740 dolaylarında, Philipp Franz Gudenus (1710-1783) tarafından resmedilen, Johann Gottfried Thelot tarafından gravürize edilen ”Galata’dan Haliç Kıyıları manzarası' başlıklı orijinal el boyaması gravür, (18,5 x 14 cm), 6 numaralı folyo... Çok nadir. İsveç Kraliyet Kütüphanesi'nde haritalar ve el yazmaları koleksiyonunda, ancak 1963 yılında gün yüzüne çıkarılan bir 18. yüzyıl İstanbul panoraması. 3.74 m uzunluğunda ve 30 cm yüksekliğinde, 10 folyodan oluşan, surlarla çevrili Osmanlı başkentinin Asya kıyısındaki Üsküdar (Scutari) ve Pera'dan Galata'nın yamaçlarının resmedildiği panoramadır. Optik gravür, kağıt üzerine basılı...
    Provenance: S. E.
    Kondisyon: 7/10 (Gravürün 300 yaşında olmasına bağlı olarak kağıt üzerinde sari lekeler bulunmaktadır.)
    Değerlendirme notu Panoramada yer alan gravürler hakkındaki genel bilgi, bizzat çalışmanın kendisinde bulunabilir: elle boyanmış gravürler, tüm başlıklar benzeri bir düzenle ancak farklı kişilerin elinden çıkmıştır. Panoramanın ilk bölümü Üsküdar, Dolmabahçe ve Tophane, ikinci bölümü Galata’dan Haliç kıyıları, üçüncü bölümü ise Eyüp, Tersane ve Kasımpaşa kıyıları ve çevresini göstermekte olup Üsküdar’dan Eyüp’e kadar geniş bir İstanbul panoraması elde edilmektedir. Altındaki yazılarda, baskı üzerinde numaralandırılmış yerlerin açıklamaları Fransızca ve Türkçe/Osmanlıca olarak yazılmıştır. Panoramanın-sanatçının bakış açısından çizildiği konum; klasik İsveç Sarayı tarzında inşa edilmiş olan İsveç büyükelçiliği ikametgahının çatısıdır. 11 Ağustos 1740 - 4 Mayıs 1741 tarihleri arasında Avusturya büyükelçiliğinde görevli askeri ressam olan P. F. Gudenus’un 14 Şubat 1741 tarihli ziyaret notlarından, bu tarihler arasında bir dönemde çizildiği düşünülmektedir. Referans: Maximilian HARTMUTH, www. univie.ac.at/iefn 2012 JAHRGANG 23 • HEFT 1 + 2
     
  • Gravür... Azamoglan Rusticque - Taşra acemi oğlanı (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas De Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (*)
    • 340 x 230 mm.
    (*) Nicolay desenlerinde ince detaylara yer verir. Gravürdeki acemi oğlanı "taşralı - kaba saba" nitelemesiyle tarif ediliyor.  Osmanlı askere alma mevzuatına göre her dört yılda bir Hıristiyan çocuklardan acemi oğlan devşiriliyor. Acemi oğlanların en yakışıklıları Padişahın emri ile saray hizmetinde kullanılmak üzere haremağaları tarafından eğitiliyor. Yeteneklerine göre meslek sahibi olmaları veya sanat faaliyetlerinde bulunmaları için uygun tarzda yetişmeleri sağlanıyor. Bu tür bir yetişme programına uygun olmayanlar ise sarayın dışına, Anadolu’ya gönderiliyor. “Kaba saba” mizaca sahip bu çocuklar, Türkçeyi öğrenirken tarım ve hayvancılıkta çalıştırılıyor. Taşra acemi oğlanı, dört yıllık süre sonunda İstanbul’a gönderilerek acemi oğlanlar ağasına veya yeniçerilere teslim ediliyor. (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre gravürün kitap içindeki orijinal hali renklidir. Kitap satışa sunulmadan önce –muhtemelen 1650 öncesi– elle renklendirilmiştir. ----+---- "Taşralı acemi oğlan" gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • 1740 dolaylarında, Philipp Franz Gudenus tarafından resmedilen ve Johann Gottfried Thelott tarafından gravürize edilen 'Üsküdar, Dolmabahçe ve Tophane manzarası' başlıklı İstanbul'un orijinal el boyaması folyo gravür. 'Üsküdar, Dolmabahçe ve Tophane Manzarası, Konstantinopolis" VUË DE TERS=HANA ET KASSIM=PACHA, FAUXBOURGS DE CONSTANTINOPLE ET DE LEURS ENVIRONS SITUÉS À L`ORIENT DE LA VILLE PRINCIPALE Çok nadir, 32,5 x 44 cm. İsveç Kraliyet Kütüphanesi'nde haritalar ve el yazmaları koleksiyonunda, ancak 1963 yılında gün yüzüne çıkarılan bir 18. yüzyıl İstanbul panoraması. 3.74 m uzunluğunda ve 30 cm yüksekliğinde, 10 folyodan oluşan, surlarla çevrili Osmanlı başkentinin Asya kıyısındaki Üsküdar (Scutari) ve Pera'dan Galata'nın yamaçlarının resmedildiği panoramadır. Optik gravür, kağıt üzerine basılı...
    Provenance: S. E.
    Kondisyon: Kondisyon: 6/10 (Gravürde kağıdın yaşına bağlı lekeler bulunmaktadır.)
    Değerlendirme notu: Panoramanın-sanatçının bakış açısından çizildiği konum; klasik İsveç Sarayı tarzında inşa edilmiş olan İsveç büyükelçiliği ikametgahının çatısıdır. 11 Ağustos 1740 - 4 Mayıs 1741 tarihleri arasında Avusturya büyükelçiliğinde görevli askeri ressam olarak İstanbul’da bulunmuş olan Philipp Franz Gudenus’un 14 Şubat 1741 tarihli notlarında, İsveç büyükelçiliği ikametgahına yaptığı ziyaretlerden, Büyükelçilik residans çatısından, muhtemelen bu tarihler arasında bir dönemde çizildiği ileri sürülmektedir. Ana görünümün doğusunda yer imlemede kullanılan rakamlardan örnekler;
    1. Kız Kulesi
    2. İmparatorluk dökümhanesinin bulunduğu Tophane yakınlarında bulunan ağaçlar tarafından kapanmış geniş bir Mezarlık
    3. Eski bir İmparatorluk Sarayı; Kremesi -Kiacheque, Roage Köşkü
    4. Tophane Camii.
    İsveç Kraliyet Kütüphanesi'nde haritalar ve el yazmaları koleksiyonunda, ancak 1963 yılında gün yüzüne çıkarılan bir 18. yüzyıl İstanbul panoraması. 3.74m uzunluğunda ve 30 cm yüksekliğinde, 10 folyodan oluşan, surlarla çevrili Osmanlı başkentinin Asya kıyısındaki Üsküdar (Scutari) ve Pera'dan Galata'nın yamaçlarının resmedildiği panoramadır. Panoramada yer alan gravürler hakkındaki genel bilgi, bizzat çalışmanın kendisinde bulunabilir: elle boyanmış gravürler, tüm başlıklar benzeri bir düzenle ancak farklı kişilerin elinden çıkmıştır. Referans: Maximilian HARTMUTH, www. univie.ac.at/iefn 2012 JAHRGANG 23 • HEFT 1 + 2
     
  • Les Yurongnes - Sarhoşlar (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas de Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (*)
    • 340 x 230 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm)
    • Monogram: E ij
    (*) Gravürde ,sarhoş üç Osmanlı askeri resmediliyor: Azamoglan (Acemi oğlan), Leventi (Levend), Azappi (Azap - piyade - askeri) (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre gravürün kitap içindeki orijinal hali renklidir. Kitap satışa sunulmadan önce –muhtemelen 1650 öncesi– elle renklendirilmiştir. ----+---- Osmanlı Askerleri Ne İçiyor? Nicolay şöyle anlatıyor (The Navigations, 1585, s.9oa, 90b): "İçkileri, dünyadaki bütün canlıların içtiği doğal su. Buna karşın kentin her yerinde satılan kendi yaptıkları çeşitli içkileri var. Bunlardan bazıları, bizim biramız gibi arpa suyu ile yapılmış, bazısı şeftali veya elma suyundan veyahut, erik, üzüm, şeftali, armut, incir suyu ile birlikte karıştırılarak yapılmış ki buna sorbet (şerbet) diyorlar. Yazın, buz ve karla soğutulup içiliyor. Yemekle ve yemekten sonra, archent (Arap rakısı) dedikleri bir tür rakı içiyorlar." Türkler Hangi Şarabı Sever? "Şarap Müslümanlıkta yasak. Buna rağmen sık sık ve öyle çok içiyorlar ki, çoğunlukla da kaldıramıyorlar. Genellikle de bedava olsun diye Hristiyanlardan alıyorlar...Huylarını iyi bildiğinden, lezzetli yemeklerle birlikte Malmasies ve Muscadel şarapları da sunuluyor. O kadar çok yiyip içiyorlar ki, evlerine dönerken kentin en geniş caddesi bile onlara dar geliyor. Kendilerine ziyafet verene teşekkür bile etmiyor, sadece sarhoş oluncaya kadar içiyorlar. Önce de söylediğim gibi, kendi kanunları özellikle şarap içmeyi yasaklamış, ama başkalarının cebinden içerek daha az günaha giriyorlar. (Malmesies: Mora yarımadasında (Monemvasia kentinde) yapılan kuvvetli tatlı şarap. Muscatel: Bir çeşit misket üzümünden yapılan tatlı şarap)" Hristiyan Teba, Hangi Askerden Korkuyor? "Şarap içmeden sarhoş olmak için başka bir şeyleri daha var: Afyon. Beyaz bir tozdan yapılan afyonu başkaları da kullanıyor... Bu afyondan bir dragma (dirhem) kadar alıp, kendilerinden geçiyor ve caddelerde, başka sarhoşların yaptığı gibi birbirlerine tutunarak, ayılar gibi korkunç nağralar atarak dolanıyorlar. Bu durumda bir Hristiyan veya bir Yahudi ile karşılaşmasınlar, onu sopa (ve) yumruk (la) dövüyorlar. Bunların arasında en çok korkulanları acemioğlanlar (azamoglans) leventler (leventis) ve azaplar (azappis). Hristiyanlıktan dönme ve bütün Hristiyanların can düşmanı olduklarından en çok zararı bunlar yapıyor." ----+---- "Sarhoşlar" gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • 1960 tarihli, sanatçının Viyana’da yaşadığı dönemde basılmış, 10/4 numaralı, ıslak imzalı baskı gravür. 22 x 17 cm. (30,5 x 24,5 cm.)
    Kondisyon: 10/10
    Provenance: A. E. koleksiyonu
    Değerlendirme notu Erol Deneç, 9 Şubat 1941’de İstanbul’da doğdu. 1962 yılında Tatbiki Güzel Sanatlar Akademisinde misafir sanatçı Anton Lehmden ile çalışmalar yaptı. Kendi deyimiyle ‘‘Fantastik Gerçekçilik’’ ekolünün ilk Türk temsilcilerinden oldu. 1964 yılında Prof. Ernst Fuchs’un daveti üzerine Viyana’ya yerleşerek ilk sergilerini burada açtı. 1965-1968 yılları arasında Viyana Güzel Sanatlar Akademisinde Prof. Pauser ve Vogel’in sınıfında çalışmalarını sürdürdü. Burada bir yandan akademiye devam ederken, bir yandan da fantastik gerçekçi akımın ünlü sanatçılarıyla tanışıp onların sergilerine katıldı. 1971 yılında ünlü yönetmen Rudi Böhm, Erol Deneç hakkında belgesel bir film çekti ve bu film Viyana 20. Yüzyıl Modern Sanat Müzesi’nde gösterime sunuldu. 1964-1973 yılları arasında Avrupa kültür şehirlerine inceleme gezileri yaptı. Klasik Türk Müziği ile gitar ve Hint müziği ile ilgilendi. 1973 yılında ailesi ile birlikte Alp Dağları eteklerine yerleşti, çalışmalarını burada sürdürdü. Avrupa’nın önemli şehirlerinde devamlı olarak sergilere katıldı. 1982 yılında ise Avusturya televizyonu yönetmeni Wolfgang Lezowsky, Erol Deneç’i anlatan belgesel bir film çekti. 1989 yılında Türkiye’ye kesin dönüş yaptı, 1991-1995 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Kültür Merkezi’nde resim öğretmenliği görevinde bulundu. Eğitmenliğini yaptığı öğrencilerle birlikte 1995 yılında İstanbul Fantastik Realite (İFAR) grubunu kurdu. 1963’ten bu yana 150’yi aşkın sergi açtı. Viyana'daki Albertina ve Avusturya Belverede Galerisi müzelerinin yanı sıra Viyana Şehir Koleksiyonu ile Almanya, Avusturya, Fransa, İtalya ve Türkiye’deki bazı özel koleksiyonlarda eserleri bulunur. Avusturyalı fantastik gerçekçilerle çalışan Viyana Fantastik Okulu’nun çağrışımcı öğeleriyle, Doğu felsefesine dair tasavvufun gizemlerini birleştirmeye çalıştı. Çeşitli kültürler ve uygarlıkların birikimlerinden etkilendi. Yapıtlarında, geçmişle geleceği birleştirme çabası göze çarpmaktadır. İnançları, imge ve tasarımlarla harmanladı. Gerçeküstücülere özgü otomatizm ve meditasyon yöntemleriyle, Doğu mistisizmi, mitolojisi, inançlar ve astroloji gibi evrensel değerleri ele aldı. Çeşitli simgesel motif, figür ve dokular kullanarak illüstrasyona kadar varan ayrıntılı çalışmalara imza attı. Hiçbir zaman empresyonistleri sevmediğini belirten Erol Deneç, bir röportajında “Daha astral, daha şeffaf manzaralar tahayyül ederdim. O zaman sürrealizm nedir bilmezdim. Kadırga’da doğdum. Babam marangoz. Küçükken, ne çizgi film, ne DVD hiçbir şey olmadan yaptığım desenlerde fantastik bir dünyam vardı.” sözleriyle sanat anlayışını anlatmaktadır. Bir başka ropörtajında ise Deneç, sürrealizm ve fantastik realizm ilişkisini şöyle açıklamaktadır: “Sürrealistler de fantastik realistlerden çok farklı değiller. Ama teknik olarak fantastik realizm çok daha ileride. Her sigara tütündür. Ama her tütün sigara değildir. Sürrealizm tomurcuksa, fantastik realizm onun açılmış gül olmuş hâlidir. Bu resimler, insan kendinden geçtiği zaman ortaya çıkıyor. … Akıl devrede kalırsa merkeze bağlanamazsın, yaptığın zanaat olur. Kozmosun özüne bağlandığında ise yaptığına sanat denir.” Çalışmalarına Kadıköy Moda’da, semtinde bulunan kendi atölyesinde devam etmektedir.
     
  • Gravür... Giomailer Religieux Turc - Gezgin Dindar Türk İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas de Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1632.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (*)
    • 340 x 230 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm)
    • Monogram: F ij
    (*) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre gravürün kitap içindeki orijinal hali renklidir. Kitap satışa sunulmadan önce –muhtemelen 1650 yılı öncesi– elle renklendirilmiştir.  
  • 1960 tarihli, sanatçının Viyana’da yaşadığı dönemde basılmış, 40/4 numaralı, ıslak imzalı çukur baskı gravür. 22 x 17 cm. (30 x 25 cm.)
    Kondisyon: 10/10
    Provenance:
    Değerlendirme notu Erol Deneç, 9 Şubat 1941’de İstanbul’da doğdu. 1962 yılında Tatbiki Güzel Sanatlar Akademisinde misafir sanatçı Anton Lehmden ile çalışmalar yaptı. Kendi deyimiyle ‘‘Fantastik Gerçekçilik’’ ekolünün ilk Türk temsilcilerinden oldu. 1964 yılında Prof. Ernst Fuchs’un daveti üzerine Viyana’ya yerleşerek ilk sergilerini burada açtı. 1965-1968 yılları arasında Viyana Güzel Sanatlar Akademisinde Prof. Pauser ve Vogel’in sınıfında çalışmalarını sürdürdü. Burada bir yandan akademiye devam ederken, bir yandan da fantastik gerçekçi akımın ünlü sanatçılarıyla tanışıp onların sergilerine katıldı. 1971 yılında ünlü yönetmen Rudi Böhm, Erol Deneç hakkında belgesel bir film çekti ve bu film Viyana 20. Yüzyıl Modern Sanat Müzesi’nde gösterime sunuldu. 1964-1973 yılları arasında Avrupa kültür şehirlerine inceleme gezileri yaptı. Klasik Türk Müziği ile gitar ve Hint müziği ile ilgilendi. 1973 yılında ailesi ile birlikte Alp Dağları eteklerine yerleşti, çalışmalarını burada sürdürdü. Avrupa’nın önemli şehirlerinde devamlı olarak sergilere katıldı. 1982 yılında ise Avusturya televizyonu yönetmeni Wolfgang Lezowsky, Erol Deneç’i anlatan belgesel bir film çekti. 1989 yılında Türkiye’ye kesin dönüş yaptı, 1991-1995 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Kültür Merkezi’nde resim öğretmenliği görevinde bulundu. Eğitmenliğini yaptığı öğrencilerle birlikte 1995 yılında İstanbul Fantastik Realite (İFAR) grubunu kurdu. 1963’ten bu yana 150’yi aşkın sergi açtı. Viyana'daki Albertina ve Avusturya Belverede Galerisi müzelerinin yanı sıra Viyana Şehir Koleksiyonu ile Almanya, Avusturya, Fransa, İtalya ve Türkiye’deki bazı özel koleksiyonlarda eserleri bulunur. Avusturyalı fantastik gerçekçilerle çalışan Viyana Fantastik Okulu’nun çağrışımcı öğeleriyle, Doğu felsefesine dair tasavvufun gizemlerini birleştirmeye çalıştı. Çeşitli kültürler ve uygarlıkların birikimlerinden etkilendi. Yapıtlarında, geçmişle geleceği birleştirme çabası göze çarpmaktadır. İnançları, imge ve tasarımlarla harmanladı. Gerçeküstücülere özgü otomatizm ve meditasyon yöntemleriyle, Doğu mistisizmi, mitolojisi, inançlar ve astroloji gibi evrensel değerleri ele aldı. Çeşitli simgesel motif, figür ve dokular kullanarak illüstrasyona kadar varan ayrıntılı çalışmalara imza attı. Hiçbir zaman empresyonistleri sevmediğini belirten Erol Deneç, bir röportajında “Daha astral, daha şeffaf manzaralar tahayyül ederdim. O zaman sürrealizm nedir bilmezdim. Kadırga’da doğdum. Babam marangoz. Küçükken, ne çizgi film, ne DVD hiçbir şey olmadan yaptığım desenlerde fantastik bir dünyam vardı.” sözleriyle sanat anlayışını anlatmaktadır. Bir başka ropörtajında ise Deneç, sürrealizm ve fantastik realizm ilişkisini şöyle açıklamaktadır: “Sürrealistler de fantastik realistlerden çok farklı değiller. Ama teknik olarak fantastik realizm çok daha ileride. Her sigara tütündür. Ama her tütün sigara değildir. Sürrealizm tomurcuksa, fantastik realizm onun açılmış gül olmuş hâlidir. Bu resimler, insan kendinden geçtiği zaman ortaya çıkıyor. … Akıl devrede kalırsa merkeze bağlanamazsın, yaptığın zanaat olur. Kozmosun özüne bağlandığında ise yaptığına sanat denir.” Çalışmalarına Kadıköy Moda’da, semtinde bulunan kendi atölyesinde devam etmektedir.
     
  • Gravür... Torlaqui rcligievx Turc, Torlak (*) Türk Dindar - Derviş (**) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas de Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (***)
    • 340 x 230 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm)
    • Monogram: G
    (*) Nicolay, "torlak" kelimesini acemi, toy anlamında kullanmaktadır. Günümüz sözlüklerinde "derviş" kelimesini de karşıladığı ifade edilmektedir. Gravüre göre toy derviş, el falı bakmaktadır. Kadının yüzünün saklanmamış olması dikkat çekicidir. (**) Türk dervişin kıyafeti bugünkü kavrayışımızla garip gelebilir. Nicolay, 450 yıl önce Türk dervişini şöyle tarif eder: "Bunlar köy ve kentlerde, duvarları öküz, keçi, geyik, ayı, kurt gibi türlü vahşî hayvan postlarıyla kaplı dükkânlarda yaşar, duvarlara bu hayvanların boynuzlarını ve birçok yağ kandili asarlar. Bu kutsal odanın ortasında, yeşil bir bezle örtülü ayakçak ve üzerindeki mumsuz şamdan, Kur’an’a olan inançlarını göstermek içindir. Bundan başka, duvara boyalı bir eğri kılıç da asıyorlar." (***) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre kitap eline geçtiğinde, gravürün orijinal hali renkliydi. Kitap satışa sunulmadan önce – muhtemelen 1650 öncesi – elle renklendirilmiştir. —+— Torlak Derviş gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • Gravür... Religeux - Derviş (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas de Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (**)
    • 340 x 230 mm.
    • Monogram: G
    (*) Türk dervişin görünümü, kıyafeti bugünkü kavrayışımızla garip gelebilir. Ancak 450 yıl önce Nicolay, Türk dervişini şöyle tarif eder: “Bunlar köy ve kentlerde, duvarları öküz, keçi, geyik, ayı, kurt gibi türlü vahşî hayvan postlarıyla kaplı dükkânlarda yaşar, duvarlara bu hayvanların boynuzlarını ve birçok yağ kandili asarlar. Bu kutsal odanın ortasında, yeşil bir bezle örtülü ayakçak ve üzerindeki mumsuz şamdan, Kur’an’a olan inançlarını göstermek içindir. Bundan başka, duvara boyalı bir eğri kılıç da asıyorlar.” (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre kitap eline geçtiğinde, gravürün orijinal hali renkliydi. Kitap satışa sunulmadan önce – muhtemelen 1650 öncesi – elle renklendirilmiştir.
  • Gravür… Yeniçeri savaşa giderken İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas De Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572. (*)
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: BL
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (**)
    • 320 x 220 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm)
    (*) Nicolay'ın seyahatnamesi bir cilt içinde toplanmış dört küçük kitaptan (libri) oluşur. Kitabın 3. bölümü Yeniçeri ocağına ayrılmıştır. (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre kitap eline geçtiğinde, gravürün orijinal hali renkliydi. Kitap satışa sunulmadan önce – muhtemelen 1650 öncesi– elle renklendirilmiştir. —+— Yeniçeri Savaşa Giderken gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • Moeurs et Usages des Turcs, Leur Religion, Leur Gouvernement Civil, Militaire et Politique avec un Abregé de l’Historie Ottomane , (Tome second) / (*) Türklerin Gelenek ve Görenekleri, Dinleri, Sivil, Askeri ve Siyasi Yönetimi ile Osmanlının Kısa Tarihi, (II. cilt)
    • Jean Antoine Guer ( (1713-1764)
    • Paris, Merigot & Piget, 1747; (4), açılış sayfası (frontispice), VIII, 537, (2), (5) syf. (**)
    • 25 x 20 cm.
    • Giriş sayfası, siyah ve kırmızı renklerle basılmıştır.
    • Kitapta eksik gravür ya da sayfa bulunmamaktadır.
    • Eserin en çok aranan gravürü, 95 cm. uzunluğundaki Sarayburnu (Grand Serrail de Constantinople) görünümü iyi kondisyondadır.
    • Üç adedi katlanan 17 bakır baskı gravür mevcuttur. (***)
    • Orijinal altın varaklı maroken cildinde... (Sırtta ve arka kapakta soyulan kısım vardır.)
    • İç kapaklar orijinal ebru.
    • Atabey 534. Auboyneau 301. Blackmer 762. Weber II, 761. Chatzipanagioti-S. 382. Cohen/R. 465. Colas 1348. Hage Chahine 2000. Navari (Greek) 308. Sander 872. Cf. Aboussoan 308. Lipperheide Lb 31 (Mortier). Brunet II, 1783 (1746). Satınalma referans no: 33466
    (*) Guer'in eserine derleme olması sebebiyle önem atfedilir. Hayatında doğuya hiç gitmeyen Guer, dönemin belli başlı seyyahlarının kitaplarını biraraya getirir, süzülmüş bilgileri kullanır. Eser, çarpıcı gravürleri sayesinde döneminin en fazla aranan kitapları arasına girer. (**) Coustelier'in Paris'te yaptığı 1746 - 1747 tarihli baskısını aynı yıl içinde (1747'de) Mérigot ve Piget (Paris) baskısı takip eder. (***) Duflos, Boucher ve Halle'nin desen ve oymaları dönemi itibariyle göz kamaştırıcıdır. Bu nedenle Guer'in bugüne ulaşabilen nüshalarında gravürlerden en az birkaçının eksik olduğu gözlenmiştir. Müzayedeye sunduğumuz eser, hem sayfa hem de gravürleriyle eksiksiz nüshadır. Onlarca ilginç vinyet içerir: Mangala oynayan kadınlar, kanun çalan kadın, saka, ciğerci vb. Eserdeki tam sayfa gravürlerin listesi şöyledir:
    • Frontspiece: Padişahın tahta çıkış töreni
    • Osmanlı Sultanı
    • Haseki Sultan (Harem)
    • Kızlar Ağası
    • BaşVezir.
    • Bostancıbaşı
    • İstanbul Müftüsü
    • Başçavuş
    • Kapıcıbaşı
    • Padişahın (tehlikeli) kafesli penceresi - Kasr-ı Adi (Katlanır, 25 x 30 cm.)
    • Kazığa oturtulanlar
    • Yeniçeri Ağası
    • Sipahi
    • Kapudan Paşa (Kaptan-ı Derya)
    • Şehzade Mustafa'nın boğularak öldürüldüğü sahne (Kanuni Sultan Süleyman suikastçıları teşvik etmektedir)
    • Yeniçerilerin (Kapıkullarının) Genç Osman'a başkaldırı ve katletme sahnesi  (Katlanır, 25 x 30 cm.)
    • Sarayburnu'nun görünümü (Katlanır, (25 x 95 cm)

    • Paris, Merigot & Piget, 1747, (4), VIII, 537, (2), (5) pp. Second issue in the year of first publication.
    • This work is especially valued for its engravings of Turkish costume figures and genre scences by Duflos after Boucher and Halle, as well as for Its fine folding (95 cm.) panorama of Constantinople. The French writer and jurist Guer (1713-64) had not travelled. His work is based on a wide knowledge of historiography and travel literature. It is singled out by the high quality of its wealth of illustrations
    • The first edition was published by Coustelier in Paris, 1746-47; the same year saw the second edition (Merigot and Piget in Paris) as well as the third (Mortier in Amsterdam).
    • Atabey 534. Auboyneau 301. Blackmer 762. Weber II, 761. Chatzipanagioti-S. 382. Cohen/R. 465. Colas 1348. Hage Chahine 2000. Navari (Greek) 308. Sander 872. Cf. Aboussoan 308. Lipperheide Lb 31 (Mortier). Brunet II, 1783 (1746). N° de réf. du vendeur 33466
    The list of full page engravings:
    • Frontspiece, Frontispiece of the second volume of the book: The Sultan's enthronement.
    • The Ottoman Sultan.
    • Constantinople panaroma (Folding, 95 x 30 cm.)
    • The Haseki Sultana at her quarters (Harem).
    • Kizlar Agası, head of the eunuchs of the Sultan's palace.
    • The Grand Vizier.
    • Bostancıbaşı, head gardener and executioner, in ceremonial dress.
    • The Mufti of Istanbul.
    • Başçavuş, head of the ushers in the Sultan's palace.
    • Kapıcıbaşı, head of ceremonies in the Sultan's palace.
    • The niche from which the Sultan secretly watched the caucus of the Divan. Here, the Sultan is coming out to intervene. (Folding, 25 x 30 cm.)
    • Executions by impalement and gaunching.
    • The Aga of the Janissaries.
    • Spahi, cavalry soldier.
    • Kapudan Paşa, admiral of the Ottoman fleet.
    • Prince Mustafa assassinated in the campaign tent of his father, Suleiman I, is encouraging moreover the assassinators.
    • The Janissary corp overthrows Sultan Osman II. (Folding, 25 x 30 cm.)
  • Gravür… Azzappi (Azap, Azeb) (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolasde Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai... Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: BL
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (**)
    • 325 mm. x 223 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm)
    (*) Azap, Osmanlı klasik ordu teşkilatlanmasında eyalet - yerli kulu askeridir. Hafif silahlarla donanmışlardır. Yaya hareket ederler. Yıldırım Bayezid döneminde (1390) Gelibolu Tersanesi'nin inşası ile bir kısım kara azabı Donanma hizmetine alınır. İlk deniz kuvveti bu askerler tarafından oluşturulur. Deniz azapları da yeniçeri gibi başlarına börk  giyerlerdi. (**) Koleksiyoner S.E'nin verdiği bilgiye göre gravürün kitap içindeki orijinal hali renklidir. Kitap satışa sunulmadan önce -muhtemelen 1650 öncesi- elle renklendirilmiştir. —+— Azap askeri gravürü dünyada ilk kez yukarıdaki bilgilerle müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.  
  • Gravür… Femme Tvrqve Vestre a la Moresgvs (Türk Kadını) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas de Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572. (*)
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: BL
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (**)
    • 340 x 220 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm)
    • Monogram: M ij
    (*) Osmanlı toplumunu yazı ve resimleriyle Avrupa’ya derli toplu ve canlı biçimde tanıtan ilk isim Nicolas de Nicolay’dır. Kitap, Avrupa moda dünyasında referans olur. 16. yüzyılın ikinci yarısında basılan giyim-kuşam albümlerinin büyük bir bölümü Türk kıyafetlerine ayrılır ve Nicolay’ın gravürleri kopyalanır. Tipik örnekler için bkz. J.J. Boissard’ın Habitus... (Metz, 1581), Abraham de Bruyn’un, Omnium pene... (1581) J. Amman’ın Gynae-ceum... (1582), Cesare Vecellio’nun Habiti... Kadın gravürlerinin peçesiz çizilmesi dikkat çekicidir. (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre kitap eline geçtiğinde, gravürün orijinal hali renkliydi. Kitap satışa sunulmadan önce –muhtemelen 1650 öncesi– elle renklendirilmiştir. —+— Türk Kadını gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • Tableau General de l’Empire Othoman..., Birinci baskı, 1. cilt (*) (Osmanlı arşivlerindeki belgelere göre D’Ohsson, 1792 yılında Padişah III. Selim’e sunar. Muhteşem gravürlerin Fransızca altyazıları padişah için tercüme edilir. Eseri çok beğenen III. Selim, “Musannifini Hak Teâlâ İslâm ile müşerref eyleye” temennisini ihtiva eden hatt-ı hümâyunu ile kendisine 5000 kuruş gibi büyük bir atıyye [ihsan - bahşiş] verir.) (**)
    • Ignace Mouradja d' Ohsson (1740, İstanbul - 1807, Bievres)
    • Paris, 1787
    • Açılış sayfası (frontspiece) dahil (vi), xii, 324, (2), dört tablo (A, AA, B ve C), 38 figür içeren 24 tam sayfa gravür (***)
    • Büyük (folyo) boy, 525 x 350 mm.
    • Kitapta eksik gravür ya da sayfa bulunmamaktadır.
    • Sırtı, orijinal altın varaklı dana derisi. Cilt köşelerinde yüzyıllara sari yıpranma mevcuttur.
    • İç kapaklar orijinal ebru.
    • Eserin en çok aranan muhteşem çift sayfa gravürü "Sultan Ahmet Camii'nde Mevlit Töreni" mevcuttur. (pl. 25, syf. 256)
    • Hz. Muhammed'e ilk vahyin ulaştırıldığı Hira Mağarası'ndaki görünümüne ilişkin "Mehhdy" isimli gravür dikkat çekicidir. Gravürde Hz. Muhammed'in Kuran-ı Kerim'i elinde tuttuğu görülüyor. (pl.7, syf. 88)
    • Eser, bütün olarak iyi kondisyondadır. Gravürlerin kondisyonu çok iyidir.
    (*) Eser, 1787 ile 1820 yılları arasında (büyük boyda) üç cilt halinde yayımlanır. Eserin en gösterişli ve önemli cildi olan 1. cildin ilk kısmı islâm tarihi ve hukukuna ayrılır. Namaz kılma usullerinden, Hazreti Muhammed'in kişiliğine pek çok değerli bilgi verilir. D'Ohsson birinci cildin ilk kısmında İslam bilginleri İbrahim el-Halebi’nin (ö. 956/1549) Mülteḳa’l-ebḥur’u ile Nesefi’nin (ö. 537/1142) Aḳaʾidü’n-Nesefi adlı eserlerinden faydalanır. Eserin ikinci kısmı ise başlangıçtan 1774 yılına kadar gelen Osmanlı tarihini ayrılır. Saray teşkilâtı, Osmanlı hânedanı, harem, harem hayatı ve harem kadınları hakkında yer alan bilgilerin saray hizmetkârları ve haremde yaşayan câriyelerden alınarak aktarıldığı ifade edilir. (**) III. Selim'in ödüllendirdiği eserin ilginç özelliklerinden biri de Halifeliğin Osmanlı'ya geçişiyle ilgili önemli bir rivayeti konu almasıdır. Tarihte ilk kez yazılı - basılı bir eserde (d'Ohsson tarafından) Yavuz Sultan Selim'in Hilafet kılıcının kuşanarak Hilafeti devraldığı anlatılmaktadır. Mısır ve Arap yarımadası Osmanlı hâkimiyetine girince, Yavuz “hâdimü’l-Haremeyni’ş-şerîfeyn” unvanına sahip olur.  Sonraki bazı kaynaklara göre son Abbâsî halifesi III. Mütevekkil-Alellah hilâfeti Yavuz Sultan Selim’e merasimle devreder. Yavuz Sultan Selim, İstanbul’a dönüşünde Eyüp Camii’nde veya Ayasofya Camii’nde özel bir tören yapıldığı ve hilâfet kılıcı kuşandığı rivayet olunur. Fakat Yavuz Sultan Selim dönemi kaynaklarında bu olayla ilgili herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Hoca Sâdeddin Efendi’de geçen, “Libâs-ı hilâfeti istihkak ile telebbüs eylemişken dervişâne kisvet ve libâsı ihtiyar etmişti” ifadesinden başka bir bilgi mevcut değildir. Modern tarihçiler, böyle bir merasimi belgeleyen orijinal belge bulunmadığından hareketle bilgilerin uydurma olduğunu ve Osmanlının hilâfetin mânevî nüfuzuna ihtiyaç duydukları dönemlerde geriye dönük olarak rivayet ettiklerini ileri sürerler (Bkz. Asrar, sy. 22 [1983], s. 91-100; Sümer, LVI/217 [1992], s. 675-701). (***) Eser, gravür ve sayfaların eksiksiz olması sebebiyle son derece nadirdir. Eserdeki 4 tablodan A ve AA harfleriyle kodlanan büyük boy (595 x 454 mm.) iki ayrı katlanan tablo, Hazreti Muhammed'in mensup olduğu Kureyş kabilesinden başlayarak halifeler, 12 imam vd. İslam önderlerinin soy ağacını içermektedir.  B harfiyle kodlanan büyük boy (970x265mm.) katlanan tablo, arapça harflerle dini takvimi göstermektedir. C harfiyle kodlanan tam sayfa gravürde ise Osmanlı hat türleri örnekleriyle resmedilmektedir. Ignace Mouradja d' Ohsson'un, Tableau General de l’Empire Othoman (1787) isimli eseri yukarıdaki katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz. __________ Ignatius Mouradgea d’Ohsson - Muradca Tosunyan (1740-1807) D’Ohsson, Osmanlı Devleti’nde doğup büyüyen, tahsil gören, Avrupa kültürü ve medeniyetiyle yoğrulan Levanten tipin ilk ve en parlak örneğidir. İstanbul Beyoğlu’nda Katolik Ermeni bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. Babası Johannes Mouradgea’nın (1721, İstanbul – 1787, İzmir) adı arşiv kayıtlarında “Ohannes veled-i Muradca” şeklinde geçer. “Muradca” isminin sonunda düşmüş bir “n” harfinin bulunduğu ve kelimenin Ermenice aslının “Muradcan” olduğu tesbit edilmiştir. Bu kayda göre d’Ohsonn’un büyük babasının adını aldığı anlaşılmaktadır. Meşhur olduğu d’Ohsson adı ise amcası veya dayısının lakabı olan “tosun” kelimesinin ileride kendisine İsveç kralı tarafından asalet pâyesi verildiğinde aldığı şekle dayanır. Bu durumda onun Osmanlı tebaası olarak adının Muradcan Tosunyan olduğu ortaya çıkmaktadır. D’Ohsson, İzmir’de 1735’te açılan İsveç Konsolosluğu’nun ilk tercümanlarındandı.  1738’den 1777’ye kadar bu görevde bulunan babasının yanında çalıştı. 1763’te İstanbul’daki İsveç Elçiliği’nin tercümanlık hizmetine girdi, 1768’de baş tercüman oldu. İstanbul’da Fransisken ve Dominiken papazlarından Batı tarzı eğitim aldı. Tercümanlık hizmeti yanında Doğu dillerini ve tarihini Avrupa-i metotlarla yakından incelemeye başladı. İslâm dünyasının tarih ve medeniyetine karşı büyük ilgi duyan D’Ohsson 22 yıl boyunca birincil kaynaklar üzerinde çalıştı. Osmanlı ulema ve ricalinden isimlerini vermediği iki kişinin devletin hukukî yapı ve teşkilâtıyla ilgili konularda kendisine çok yardımcı olduklarını belirten d’Ohsson, 1784’te Fransa’ya gitti. Bu arada diplomatlık mesleğinde de ilerleyen d’Ohsson, 1775’te İsveç kralından “kralın mahrem-i esrârı ve sır kâtibi” unvanlarını aldı ve 1783 tarihli İsveç-Osmanlı Ticaret ve Dostluk Antlaşması’nın gerçekleşmesindeki üstün katkılarından ötürü kendisine “Vasa nişanı” tevcih edildi. 1796 yılı sonunda İsveç elçisi olarak tayin edildi, 1801’de kendisine şövalye pâyesiyle asalet unvanı verildi. D’Ohsson’un süratli yükselişinde, Osmanlı sarayı ile iş yaptığı söylenen Ermeni sarraflarından Abraham Kuleli’nin kızı Eva ile evlenmesinin de önemli katkısı vardır. 1782’de kaybettiği bu ilk eşinden, ileride kendisi gibi diplomat olacak ve şarkiyat sahasında isim yapacak olan oğlu Abraham Constantin doğdu. İkinci evliliğini 1789’da Marie Antoinette Amelie Beilliard adlı bir Fransız ile yaptı; bu eşi de kendisinin Fransa ile olan ilişkilerini sağlamlaştırmasına yardımcı oldu. Osmanlı tebaası olan diğer Katolik Ermeniler hakkında ileri sürülen, servetlerini yurt dışına kaçırdıkları isnadını doğrularcasına servetini Fransa’ya taşıyarak parasını Fransız bankalarına yatırdı. Ancak 1789 Devrimi ile servetini kaybetti. İstanbul’a döndüğünde İsveç elçisi sıfatıyla Fransız ihtilâl temsilcilerini destekledi ve İstanbul’daki “Jacobin”lerle sıkı ilişki içine girdi. Fransızlar 1789'da Mısır’a saldırınca Osmanlı idaresi de d’Ohsson’u “istenmeyen adam” ilân etti ve İsveç kralından İstanbul’a “hakiki bir İsveçliyi elçi” göndermesi istendi. 1799 Nisanında İsveç hükümeti tarafından geri çağrılan d’Ohsson, hayatının geri kalan kısmını Fransa’da geçirdi ve 27 Ağustos 1807’de Paris yakınlarında Biavre’de öldü. Mezarının nerede olduğu bilinmiyor. (TDV İslâm Ansiklopedisi, 1994, İstanbul, 9. Cilt, syf, 496-497)
  • Gravür... Villageoise Grecque - Yunan Köylüsü (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas De Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (**)
    • 340 x 230 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm)
    • Monogram: O
    (*) Nicolay, kadınlara ve kıyafetlerine ilişkin nesnel görüşe dayanarak resimler yaptığını anlatıyor: "Burada yaşayanların giyim-kuşam geleneklerine gelince, sizlere bir Rum, bir orta halli Türk kadını ve bir de yalnız bu kentte değil, bütün ülkede pek çok olan bir sokak kadınının modelden desenlerini çizdim. Erkekler ise ister Türk, ister Yahudi veya Hristiyan olsun, İstanbul, Trakya ve eski Yunanistan’ın başka kentlerindeki gibi giyiniyorlar." (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre kitap eline geçtiğinde, gravürün orijinal hali renkliydi. Kitap satışa sunulmadan önce – muhtemelen 1650 öncesi – elle renklendirilmiştir.

    —+—

    Yunan köylüsü gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • Nuri Abaç, Araba Vapuru. Çok nadir... Gravür, Sanatçı Edisyonu (E/A), 24x29 cm. (çerçeveli, 44x49 cm.), imzalı, 1992.
    Değerlendirme notu: Nuri Abaç (1926-2008), takriben 1972 yılı itibarile vapur, kaz, taka, Karagöz benzeri temalara odaklandı. Çok sayıda eser üretti. Bununla birlikte çok nadir de olsa eserlerini önceleyen kimi yerde de sonrasını test eden gravürler yaptı. Müzayedeye sunduğumuz gravür, çok seyrek görülen örneklerden biridir. Mevcut bilgilerimize göre gravür baskının devamı de yoktur. Yani bir adet kendisi için baskı yaparak, eseri (E/A) ibaresiyle imzalamıştır. Sanat yazarı Kaya Özsezgin, Abaç'ın sanatını şöyle anlatıyor: "Hem biçimsel hem de konusal yönden geleneksel gölge oyununa göndermeler yapılmış olması, Abaç’taki yöreselliğin geleneksel kaynaklı olduğunu ortaya koymaktadır. "(“Nuri Abaç, 1998)
       
  •   Gravür... Pellerins mores revenans de la Mecque - Geleneksel kıyafetleriyle Mekke'den dönen hacılar İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas de Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (*)
    • 340 x 230 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm.)
    (*) Koleksiyoner S.E’nin verdiği bilgiye göre gravürün kitap içindeki orijinal hali renklidir. Kitap satışa sunulmadan önce – muhtemelen 1650 öncesi – elle renklendirilmiştir.
  • Gravür... Kadıasker (Cadilesguer, Cadilescher) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas de Nicolay, Türkiye Seyahatnamesi (Le Navigationi et Viaggi, fatti nella Turchia, di Nicolo de’Nicolai... Venetia, 1580. i92 (Londra, Victoria and Albert Museum)
    • Gravürcü: Louis Danet veya Leonard Thiry
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 310 x 210 mm
    • Monogram: BL
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle renklendirme, pigment boya (**)
    • Monogram: B
    • 330 x 210 mm. (Çerçeveli: 445 x 335 mm.)
    (*) 1580 Venedik baskılarında, kitaba 7 desen - gravür daha eklenir. İlave gravürler arasında "kadıasker" deseni de vardır. Kadıasker gravüründe II. Henri’nin izin belgesine uygun davranılmadığını söyleyebiliriz. Ancak gravürün Nicolay'ın Türkiye Seyahatnamesinde yayınlanmış olması sebebiyle "Nicolay gravürü" olarak adlandırmayı tercih ediyoruz. (**) Koleksiyoner S.E'nin verdiği bilgiye göre gravürün kitap içindeki orijinal hali renklidir. Kitap satışa sunulmadan önce - muhtemelen 1650 öncesi - elle renklendirilmiştir. —+— İlgilisine not: Kadıasker gravürü, dünyada ilk kez yukarıdaki bilgilerle müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.

    ----+----

    Fransa Kralı II. Henri'nin izin belgesi

     
  • Gravür... Marchant Ragusej - Ragusalı tacir (*)
    İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas de Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Döneminde elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (**)
    • 340 x 230 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm.)
    • Monogram: Iiij
    (*) "Ragusalı tacir" gravürü Nicolay'ın dördüncü kitabında yeralıyor. Model temininde Barbaros Hayreddin Paşa’nın eski hadımlarından Ragusa’lı Zafer Ağa'nın desteğini aldığı belirtilmektedir. Ragusa, 14. yüzyılın başlarında (1358) bugünkü Hırvatistan'ın Dalmaçya kıyısındaki Dubrovnik şehrinde kurulmuş, 1808 yılından I. Napolyon döneminde Fransız ordularınca zapt edilinceye dek Osmanlı himayesinde kalmış şehir devletidir. (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre kitap eline geçtiğinde, gravürün orijinal hali renkliydi. Kitap satışa sunulmadan önce – muhtemelen 1650 öncesi – elle renklendirilmiştir. —+— Ragusalı tacir gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • İmzalı, 1999 tarihli gravür, 31/200. 36 x 25 cm. (49 x 38 cm.)

    Kondisyon: 10/10
    Provenance: A. Ç koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Hayati Misman, 1945 yılında Konya’da doğdu. 1961-1964 yılları arasında Konya Akşehir Öğretmen Okulu’nda öğrenim gördü. 1964-1965 yıllarında Erzincan Tercan’da ilkokul öğretmenliği yaptı. 1965-1968 yılları arasında Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim İş Eğitimi Bölümü’nde öğrenim gördü. 1970-1975 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı’ndan aldığı bursla Almanya’ya gönderildi ve Kassel Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde “Graphic Design” alanında ihtisas yaptı. 1975 yılında yurda döndü ve Gazi Eğitim Enstitüsü Resim İş Eğitimi Bölümü’nde göreve başladı. 1984 yılında aynı üniversitede sanatta yeterliliğini, 1987 yılında da doçentliğini aldı. 1987-2001 yılları arasında Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde öğretim üyeliği yaptı. 2001 yılında Hacettepe Üniversitesi’ne geçerek profesör oldu. 2005 yılında emekli olan sanatçı, halen Ankara'da kendi atölyesinde sanat çalışmalarına devam etmektedir. Aralarında 1992 Yunanistan - Türkiye Abdi İpekçi Dostluk ve Barış Ödülü ve Mısır’da düzenlenen 16. Uluslararası Akdeniz Bienali Ödülü de olan, on beş ödül kazandı

     
  • Amant Turc (*), Enfant Turc, Tchingui Danceur Turc, Tchinguis ou Danseuse Turque … Aşık Türk (*), Çocuk Türk, Erkek Dansçı, Kadın Dansçı… (1731) (**)
    • Sanatçı: Bernard Picart (1673-1733) (**)
    • Eser: Ceremonies et Coutumes Religieuses de Tous les Peuples du Monde Representees par des Figures Dessinees de la Main de Bernard Picard; avec une explication historique, & quelques dissertations curieuses, 5. cilt, gravür no:5, 1736 (***)
    • 402 x 252 mm.
    • Paspartulu
    • Bakır baskı.
    • Döneminde elle renklendirilmiştir.
    (*) Türk erkeklerinin aşık olduklarında kadına kendine kanıtlamak üzere kanını akıtması nadir sayıda gravüre konu olmuştur. Picart’a atfedilen bazı gravürler ölümünden sonra öğrencileri tarafından icra edilmiştir. Mevlevi gravürü, bizzat Picart tarafından hazırlanmıştır. (**) Osmanlı’nın günlük hayattan insan tiplerini çizen ilk sanatçı 16’ncı yüzyılda Nicolas de Nicolay’dır. Nicolay’ı 17’nci yüzyıl başlarında başarıyla takip eden ve geçen isim Fransız – Flaman Jean Baptiste Van Mour oluyor. Van Mour’u 18’inci yüzyıldaki halefi ise Picart’tır. (***) Picart’ın dünya haklarının gelenek ve dinleri üzerine hazırladığı “ansiklopedik eser” toplamda 10 cilttir. Eserin Fransızca ilk cildi 1727’de basılır. Picart’ın ömrü 4. cildi (1729) basmasına imkan verir.  Tek başına Osmanlılara ayrılan 5. cilt 1736’da basılırken Picart’ın hazırladığı kalıplar (proofs) kullanılır. Bu nedenle gravür 1731 tarihli olmasına rağmen yer aldığı eserin baskı tarihi 1736’dır. Eserde toplam 26 gravür bulunmaktadır.
    Kısaca "Aşık Türk" olarak adlandırdığımız gravür yukarıdaki katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.    
  • Dervish ou Moine Turc, Saka, Turc ... preire, Dervish… Mevlevi, Saka, Dua eden Türk, Derviş... (1731) (*)
    • Sanatçı: Bernard Picart (1673-1733) (**)
    • Eser: Ceremonies et Coutumes Religieuses de Tous les Peuples du Monde Representees par des Figures Dessinees de la Main de Bernard Picard; avec une explication historique, & quelques dissertations curieuses, 5. cilt, gravür no:3, 1736 (**)
    • 402 x 252 mm.
    • Paspartulu
    • Bakır baskı.
    • Döneminde elle renklendirilmiştir.
    (*) Gravür, 1731 tarihlidir. Picart’a atfedilen bazı gravürler ölümünden sonra öğrencileri tarafından icra edilmiştir. Müzayedeye sunduğumuz gravür, bizzat Picart tarafından hazırlanmıştır. (**) Osmanlı’nın günlük hayattan insan tiplerini çizen ilk sanatçı 16’ncı yüzyılda Nicolas de Nicolay’dır. Nicolay’ı 17’nci yüzyıl başlarında başarıyla takip eden ve geçen isim Fransız – Flaman Jean Baptiste Van Mour oluyor. Van Mour’u 18’inci yüzyıldaki halefi ise Picart’tır. (***) Picart’ın dünya haklarının gelenek ve dinleri üzerine hazırladığı “ansiklopedik eser” toplamda 10 cilttir. Eserin Fransızca ilk cildi 1727’de basılır. Picart’ın ömrü 4. cildi (1729) basmasına imkan verir.  Tek başına Osmanlılara ayrılan 5. cilt 1736’da basılırken Picart’ın hazırladığı kalıplar (proofs) kullanılır. Bu nedenle gravür 1731 tarihli olmasına rağmen yer aldığı eserin baskı tarihi 1736’dır. Eserde toplam 26 gravür bulunmaktadır.
    Kısaca “Mevlevi” olarak adlandırdığımız gravür yukarıdaki katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.  
  • Persan, Femme Persienne, Habillement... Barbaresque, Arabe... İranlı, Kadın İranlı, Berberi, Çöl Arabı… (1731) (*)
    • Sanatçı: Bernard Picart (1673-1733) (**)
    • Eser: Ceremonies et Coutumes Religieuses de Tous les Peuples du Monde Representees par des Figures Dessinees de la Main de Bernard Picard; avec une explication historique, & quelques dissertations curieuses, 5. cilt, gravür no:9, 1736 (***)
    • 402 x 252 mm.
    • Paspartulu
    • Bakır baskı.
    • Döneminde elle renklendirilmiştir.
    (*) Picart’a atfedilen bazı gravürler ölümünden sonra öğrencileri tarafından icra edilmiştir. Gravür, 1731 tarihlidir. Persan gravürü, bizzat Picart tarafından hazırlanmıştır. (**) Osmanlı’nın günlük hayattan insan tiplerini çizen ilk sanatçı 16’ncı yüzyılda Nicolas de Nicolay’dır. Nicolay’ı 17’nci yüzyıl başlarında başarıyla takip eden ve geçen isim Fransız – Flaman Jean Baptiste Van Mour oluyor. Van Mour’u 18’inci yüzyıldaki halefi ise Picart’tır. (***) Picart’ın dünya haklarının gelenek ve dinleri üzerine hazırladığı “ansiklopedik eser” toplamda 10 cilttir. Eserin Fransızca ilk cildi 1727’de basılır. Picart’ın ömrü 4. cildi (1729) basmasına imkan verir.  Tek başına Osmanlılara ayrılan 5. cilt 1736’da basılırken Picart’ın hazırladığı kalıplar (proofs) kullanılır. Bu nedenle gravür 1731 tarihli olmasına rağmen yer aldığı eserin baskı tarihi 1736’dır. Eserde toplam 26 gravür bulunmaktadır.
    Kısaca “Persan - İranlı” olarak adlandırdığımız gravür yukarıdaki katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.  
  • Emir de Arabes, Criminel garde en Perse au Carcan, Dervish qui Voigeau, Religieux ... Edhemites... Arap Emiri, Boyunduruk, Seyyar Derviş, Edhemiyye tarikatı mensubu (*)
    • Sanatçı: Bernard Picart, (1673-1733) (**)
    • Gravürcü: J.Folkema, (***)
    • Eser: Ceremonies et Coutumes Religieuses de Tous les Peuples du Monde Representees par des Figures Dessinees de la Main de Bernard Picard; avec une explication historique, & quelques dissertations curieuses, 5. cilt, gravür no: 18 (1731), 1736 (****)
    • 402 x 252 mm.
    • Paspartulu
    • Bakır baskı.
    • Döneminde elle renklendirilmiştir.
    (*) Vâhidî (ö. 1528), Edhemiler’i sünnete uydukları için bıyıkları kısa, sakalları uzun, sırtlarında yeşil hırka, boyunlarında tesbih, ilâhi okuyup coşan bir zümre olarak tasvir eder. Edhemiler’in Belh’ten (Balık - Büyük Uygur uygarlığının bugün Afganistan sınırları içinde kalan antik kentinden) geldiklerini anlatır. Vâhidî’nin verdiği bilgilere göre insanı âlemle mukayese eden Edhemiler, alemde bulunan her şeyin insanda da var olduğuna inanırlar. (**) Osmanlı’nın günlük hayattan insan tiplerini çizen ilk sanatçı 16’ncı yüzyılda Nicolas de Nicolay’dır. Nicolay’ı 17’nci yüzyıl başlarında başarıyla takip eden ve geçen isim Fransız – Flaman Jean Baptiste Van Mour'dur. Van Mour’u 18’inci yüzyıldaki halefi ise Picart oluyor. (***) Edhemiler gravürünün kalıbı Picart'a ait olmakla birlikte icra eden öğrencisi Folkema'dır. (****) Picart’ın dünya haklarının gelenek ve dinleri üzerine hazırladığı “ansiklopedik eser” toplamda 10 cilttir. Eserin Fransızca ilk cildi 1727’de basılır. Picart’ın ömrü 4. cildi (1729) basmasına imkan verir.  Tek başına Osmanlılara ayrılan 5. cilt 1736 yılında basılırken, Picart’ın hazırladığı kalıplar (proofs) kullanılır. Bu nedenle gravürü Picart'ın icra ettiği 1731 yılıyla tarihlememizin doğru olacağı görüşündeyiz. Osmanlılara ilişkin 5. ciltte toplam 26 gravür vardır. Müzayedeye sunduğumuz gravür 18 numaralıdır. Katalog notu ---------------------------- Kısaca “Edhemiler” olarak adlandırdığımız gravür, yukarıdaki katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • Gravür… Tombeau pres de Mylasa - Milas'ta antik lahit
    • Marie-Gabriel-Florent-Auguste de Choiseul-Gouffier (1752 – 1817)
    • Voyage-Pittoresque de la Gréce, 1782, Paris
    • Sanatçı: J. B. Hilair (1753 – ?)
    • Gravürcü: Lienard
    • Bakır baskı
    • Döneminin el (kök) boyası
    • 31×42.5 cm., paspartulu
    • Kondisyon: Tamir edilmiş iki parça kesik mevcut (Kesikler, rahat farkedilebilsin düşüncesiyle aydınlatılarak fotoğraflanmıştır.)
     
  • Gravür… Vue d'un Aquedue pres d'Ephese – Efes'te su kemeri (*)
    • Marie-Gabriel-Florent-Auguste de Choiseul-Gouffier (1752 – 1817)
    • Voyage-Pittoresque de la Gréce, 1782, Paris
    • Sanatçı: J. B. Hilair (1753 – ?)
    • Gravürcü: J. Mathieu
    • Bakır baskı
    • Döneminin el (kök) boyası
    • 33×44 cm., paspartulu
    • Kondisyonu çok iyi
    (*) Çok nadir
  • Vue de la montagne des tombeaux aux pres de Telmissus Fethiye yakınlarındaki kaya mezarlarının görünümü (*)
    • Marie-Gabriel-Florent-Auguste de Choiseul-Gouffier (1752 - 1817)
    • Voyage-Pittoresque de la Gréce, 1782, Paris
    • Sanatçı: J. B. Hilair (1753 - ?)
    • Gravürcü: J. Aliamet
    • Döneminin el (kök) boyası
    • 32x43 cm., paspartulu
    • Kondisyonu iyi durumdadır. Ancak - ön yüzden seçilememekle birlikte - arka yüzde az sayıdaki ezik kısım - sayfa kesiğine dönüşmemeleri için- onarılmıştır.
    Bugün Muğla - Fethiye sınırları içinde yeralan Likya antik kenti Telmessos'daki Amintas kaza mezarlarının görünümü... Şehrin güneyindeki dağın eteklerinde yearalan mezarlar M.Ö. 350 yılında inşa edilir ve adını "Amyntou tou Ermagiou" yazılı yazıttan alır.  Yazıt, antik Yunanca'da "Hermagios'un (Herpamias'un) oğlu Amintas" anlamına geliyor. Yüze yakın düzgün basamakla Amintas’a çıkılır. İki katlı ön yüzünde dörtgen, ahşap kirişleri andıran oymalar ve gotik stili kemerli bir kapağı bulunmaktadır. Kapağın her iki yanı savaşları resmeden fresklerle bezenmiştir. Doğal kayaya oyulmuş mezarlar haşmetli büyüklüktedir. (**) (*) Gravürün bir kopyası Victoria & Albert (V&A) müzesindedir. (**) https://muze.gov.tr/
  • Vue des ruines de Millet et cours du Meandre Milet'in kalıntıları ve Büyük Menderes nehrinin görünümü... (*)
    • Marie-Gabriel-Florent-Auguste de Choiseul-Gouffier (1752 – 1817)
    • Voyage-Pittoresque de la Gréce, 1782, Paris
    • Sanatçı: J. B. Hilair (1753 – ?)
    • Gravürcü: J.B. Tilliard
    • Döneminin el (kök) boyası
    • 32×43 cm., paspartulu
    • Kondisyonu çok iyi.
    (*) Milet (Klasik Yunanca: Μίλητος, Milētos, Latince: Miletus, Hititçe: Millawanda) Büyük Menderes (Meander) nehrinin ağzında konuşlu antik liman şehridir. Neolitik çağdan (M.Ö 2000) beri önemli yerleşim yeridir. Tarihte, İyonlalılar, Persler, Romalılar, Selçuklular ve Osmanlı arasında el değiştirmiştir. Bugün Aydın'ın Didim İlçesinde Akkoy'un 5 km. kuzeyinde ve Balat köyü yakınında harabe halde olup limanı Büyük Menderes tarafından doldurulduğu için yaklaşık 10 km denizden içeride kalmıştır.
  • Gravür... Tenedos... Bozcaada... (*)
    • Marie-Gabriel-Florent-Auguste de Choiseul-Gouffier (1752 – 1817)
    • Voyage-Pittoresque de la Gréce, 1782, Paris
    • 43×32 cm
    • Bakır baskı
    • Döneminin el (kök) boyası
    • Kondisyonu çok iyi
    (*) Tek sayfada iki gravür bulunmaktadır. Sayfanın üst kısmındaki gravür, Bozcaada Kalesi ve adanın denizden görünümünü verir. Kale içindeki cami ve minarelerin yıkılmış olması dikkat çekicidir. Alt kısımda ise Kum Kalesinin denizden görüntüsü resmedilmiştir.
  • Mosquee de Tchardak ... Denizli - Çardak Cami... (*)
    • Marie-Gabriel-Florent-Auguste de Choiseul-Gouffier (1752 – 1817)
    • Voyage-Pittoresque de la Gréce, 1782, Paris
    • 43×30 cm
    • Bakır baskı
    • Döneminin el (kök) boyası
    • Kondisyonu çok iyi
    (*) Tek sayfada iki gravür bulunmaktadır. Sayfa üstündeki gravür, Çanakkale - Lapseki'den deniz manzarasıdır. Dönemin tekne modelleri açısından önemli vesikadır. Alt kısımdaki gravür ise Denizli - Çardak'taki cami önünde cirit oynayan yerel halkı anlatmaktadır.