• K. Serkisoff Constantinople... 14 Karat altın, (264) 517 numaralı Osmanlı zenne saat. Osmanlıca porselen kadran. altından imal edilmiş dakika puntoları. Remontoir, üç kapaklı, Cylindre, 10 rubis. Ön kapağın içinde Squirrel hallmark ve 14K işareti ile 517 kasa seri numarası yeralıyor. Arka kapağın içinde 14 K işareti ve 264517 kasa seri numarası mevcut. Orta kapakta “Remontoir Cylindre 10 Rubis” ibaresi bulunuyor. Faal, sorunsuz, bakımlı. 3.5 cm. çapında, 30 gram. ağırlığında... Saatin ön ve arka kapağı kalem işi bitkisel süslemelerle dekorlu. 1800'lerin sonu, 1900'lerin başında imal edildiği değerlendirilmektedir.
    Provenance: S. S koleksiyonu. Aile yadigarıdır.
    Kondisyon: 8/10. (Arka kapakta 7 mm.'lik altın plaka kaybı mevcut)
    Değerlendirme notu: "14 K - 14 Karat 1880", Swiss Act ile saat kasaları için tanımlanmış bir standarttır. Avrupa kıtasında uzun yıllar kullanılan ve çok popüler olan bu standarta göre 14 K kasalarda kullanılan altın oranı ya da başka bir deyişle kasanın saflık derecesi 583‰ olarak ifade edilir. Bu saflık derecesi tek squirrel (sincap) tanımlayıcı işareti ile onaylanır. "Remontoir" saat mekanizmasının kurma işleminin gövde üzerindeki bir kurma kolu aracılığıyla yapıldığını ifade etmektedir. "Cylindre" saatin eşapman tipini yani saatin uygun hızda çalışmaya devam etmesi için yayın gücünü ayarlayan parçaları ifade etmektedir. "10 rubis" ise mekanizmanın içinde hareket sırasında sürtünmeyi azaltmak için yatak görevi gören 10 yakut mücevher olduğu anlamına gelir. Osmanlı pazarı 19.yüzyılda Batılı endüstri ülkeleri için iyi bir pazardı. Osmanlı devletinin Batı ile kolayca ilişki kurabilen Batı lisanlarını konuşabilen gayrimüslim vatandaşları Avrupa’da üretilen sanayi ürünlerini başta Osmanlı Sarayı ve İstanbul olmak üzere Anadolu'nun diğer kentlerinde pazarlamak için distribütörlükler kurdular. Bunlardan birisi de K. Serkisoff Constantinople şirketidir. İstanbul’da saat ithalatı ile uğraşan Rus asıllı Konstantin Serkisoff tarafından kurulmuştur. Şirket önce 1865 yılında İsviçre’de Georges Favre-Jacot tarafından kurulmuş olan Billodes marka saatlerin ithalatını gerçekleştirdi. Saatlerin üzerinde ilk dönemde Billodes markası ve ardından şirketin isim değiştirmesi nedeniyle Zenith markası yer aldı. Daha sonra ise Zenith mekanizması ile K. Serkisoff Constantiople marka işaretine sahip ve Osmanlıca kadranlı saatler üretilerek Serkisoff Constantiople şirketi tarafından Osmanlı pazarına sunuldu. Literatür: Donald Quataert, Sanayi Devrimi Çağında Osmanlı İmalat Sektörü(Ottoman Manufacturing in the Age of the Industrial Revolution), İletişim Yay., Ist. 1999. Otto Kurz, Sultan İçin Bir Saat Yakındoğu'da Avrupa Saat ve Saatçileri(European Clocks and Watches in the Near East), Kitap Yay., Ist. 2005. Philip Priestley, Watch Case Makers of England A History and Register of Gold and Silver Watch Case Makers of England 1720-1920, NAWCC Bulletin Supplement, Columbia, 1994. Britten's Old Clocks and Watches and Their Makers...., eds: G.H. Baillie, C. Clutton et.al., Bonanza Books,New York,1956.
     
  • Osmanlı Sarayında Uygulanan Protokol İle İlgili Belgeler (1996) - T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Bu eser, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerine ait saray protokollerini ve günlük yaşamını aydınlatan, içerisinde orijinal belgelerin benzerlerinin basımlarını barındıran özel bir yayındır. Kitap, hem içeriği hem de deri cilt işçiliğiyle, dönemine ait birincil kaynaklara erişim sağlayan önemli bir referans niteliği taşır. Sayfalarda görülen el yazısı notlar, eserin asıl değerini oluşturur. Menüdeki Osmanlıca ve Fransızca metinlerin bir arada bulunması, dönemin saray diplomasisi ve kültürlerarası etkileşimini gösterir. Özel bir akademik yayın olması ve artık kolayca bulunamaması sebebiyle koleksiyonculara hitap eder. Kondisyon: 10/10 Ölçüler: 29,5 x 21 cm
  • Fesli bir beyefendi ile küçük çocuğun kabin fotoğrafı (paspartulu kart üzerine monte edilmiş fotoğraf). Arka yüzde Osmanlıca ve Fransızca olarak Pohotographie Phebus, Constatinople ve adres bilgi bulunmaktadır. Albümin baskı. 18x12 cm.
    Kondisyon:7/10 Kartonda yaşa bağlı sararma, köşelerde hafif aşınmalar, arka yüzde hafif lekelenmeler vardır. Baskı genel olarak kontrastını korumaktadır. Belirgin yırtık veya büyük kayıp gözlenmemektedir.
    Değerlendirme notu: Fotoğrafta fesli, kalın bıyıklı bir erkek ile yaklaşık iki-üç yaşlarında küçük bir çocuk görülmektedir. Erkek figür, kıvrımlı sırtlıklı beyaz boyalı Thonet tipi bir sandalyeye oturmakta; çocuk ise yetişkinin dizinde oturmaktadır. Çocuk işlemeli açık renk elbise, koyu çorap ve bağcıklı bot giymektedir. Erkek koyu renk takım elbise, beyaz gömlek, kravat ve feslidir. Arka planda dönemin stüdyo fotoğrafçılığına özgü boyalı dekor fonu ve desenli stüdyo halısı yer almaktadır. Kartonun arka yüzünde Art Nouveau üslubunda hazırlanmış oldukça gösterişli bir stüdyo reklamı bulunmaktadır. Fotoğraf; II. Meşrutiyet dönemi İstanbul stüdyo portreciliğini, Osmanlı kentli orta sınıf aile temsilini, erken XX. yüzyıl çocuk giyim kültürünü ve Beyoğlu fotoğrafhanelerinin Art Nouveau grafik anlayışını yansıtan nitelikli bir örnektir. Osmanlıca "Fotoğrafhâne Phoebus" ve latin harfleriyle fransızca olarak aşağıdaki adres yer almaktadır. PHOTOGRAPHIE PHOEBUS CONSTANTINOPLE 359 Grand'Rue de Péra En face du Bon Marché Kompozisyonda stilize çiçek motifleri, kıvrımlı çizgiler ve ışınlar içerisinde Apollon/Phoebus göndermesi yapan alegorik figürlü bir bezeme kullanılmıştır. Stüdyonun Art Nouveau üslubundaki baskılı kartonu, dönem fotoğrafçılığının kurumsal kimlik ve ticari tasarım anlayışını belgeleyen önemli bir unsur olarak değerlendirilmelidir.
  • Fildişi  "V" şeklinde manikalı, gümüş kılıflı, oymalı geleneksel el yapımı, 20. yüzyıl başlarından, Argyrobounialaki olarak adlandırılan gümüş Girit gelin hançeri... Yapım yeri, Hanya (Girit) olarak tespit edilmiştir. Malzemesi (gümüş), yapım şekli ve yöntemi, tarihi önemi ve kasasına işlenen semboller nedeniyle değeri yüksek bir sanat eseri. Stent (Kılıf) yılan-ejderha biçimli bir kafa ile bitmektedir. Üzerinde çiçek desenleri ve dekoratif illüstrasyonu vardır. Stent’in bitişi, oyulmuş halkalardan oluşmaktadır. Halkaların hemen altında bulunan uça zincir ile madeni paralar asılmaktadır. Müzayedeye sunduğumuz eserde zincir ve madeni paralar eksiktir. Kabza (Manika) V şeklinde fildişi kollardan oluşmaktadır. Kolların arasında kılıfla aynı desenleri taşıyan gümüş süslemeler vardır. Bıçağın ve kabzanın birleştiği yerde süslü gümüş kıvrımlar vardır. Bıçak kısmı tek parça çeliktir. Bıçak ucundaki eğri ve keskin nokta karakteristik özellik olarak kataloglanmıştır . Uzunluğu 19 cm., ağırlığı 43 gramdır.
    Provenance: Y.C. koleksiyonu.
    Kondisyonu: İyi (6 /10)
    Değerlendirme notu: Girit hançerleri, çeşitli gelenek ve göreneklerle ve hatta metafizik değerlerle ilişkilendirildiği için toplumsal bir öneme sahiptir. Eski dönem inançları hançerlere büyülü ve doğaüstü güçler atfettiği için insanı şeytanlardan korumanın bir yolu olarak bugün bile Girit hançeri düğünlerde ve vaftizlerde hediye olarak sunulmaktadır. Girit'teki evlilik geleneklerinden biri, müstakbel damadın nişanlısına diğer hediyelere ek olarak küçük bir gümüş hançer, (argyrobounialaki) sunmasını gerektiriyordu. Giritli kadın giysisinin bir parçası olan bu küçük hançer, müstakbel gelin tarafından tüm kutlamalarda tıpkı erkekler gibi uzun mavi-kırmızı ipek kuşağın içine sıkıştırılarak bele takılırdı. Hançerin kök ve kabzası 20. Yüzyıl başlarına kadar altı iğne (pertsinia) ile sabitleniyordu. 20. yüzyıl başlarından itibaren ise 3 iğne ile sabitlendi. Bu nedenle gelin hançerinin 20. yüzyıl babında üretildiği düşünülmektedir. Hançerin kabzasına “manika” denir. Hançerler üç yaygın manika türüyle yapılır: kuş gagası, V-şekli ve antik Girit hançerlerinin klasik stili. Manikalar sadece hayvan boynuzu, beyaz kemik veya fildişinden yapılır. Hançerler, manikanın rengine göre adlandırılır. Siyah veya koyu renkli saplı olanlar mavromanika, siyah sap olarak adlandırılır ve nadir bulunmaları nedeniyle çok istenir. Beyaz saplı olanlara ise aspromanika denir. Girit hançerleri Osmanlı döneminden bu yana, Hanya'da yapılmaktadır. İlk zanaatkârlar adaya yerleşen Türklerdi, ancak kısa süre sonra uzmanlaşan ve sanatlarının istisnai örneklerini yaratan Giritli zanaatkarlar ortaya çıktı. Girit hançerleri bugüne kadar korunan özgün formunu 18. yüzyıl sonunda kazandı. Hanya’da hala geleneksel Girit hançerleri el yapımı olarak üretilmektedir.
     
  • İbahim Pacha (İbrahim Paşa) gravürü. Gravürcü; Henri Hendrickx (1817-1894). Metal baskı, elle renklendirme. 22.5x14,5 cm. (çerçeveli, 42x34 cm.)
    Kondisyon: 10/10
    Değerlendirme notu: Gravürde resmedilen şahsiyetin Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın büyük oğlu Kavalalı İbrahim Paşa olması muhtemeldir. Sanatçının yaşadığı dönemde İbrahim Paşa Avrupa’da efsanedir. Mora - Girit isyanlarını bastırmış, padişahın sözünü tutmaması sebebiyle Mısır'ın Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Osmanlı saltanatını devralmak üzere Kütahya'ya kadar gelmiştir. Gravür tarzı ve sanatçıyla ilgili temel bilgiler itibariyle eserin 19'uncu yüzyıla tarihlenebileceği değerlendirilmektedir.  
          ressam, gravürcü, illustrator. Metal
  • Cornelis De Bruyn (1652-1727)
    • Voyage au Levant Reizen van Cornelis de Bruyn door de vermaardste deelen van Klein Asia...
    • Felemenkçe, 1698, 1. baskı
    • Gravür 38: Türklerin günlük kıyafeti
    • Gravür 39: Yeniçeri ve kıyafeti
    • Çok nadir
    • Bakır baskı
    • El (kök) boyası (*)
    • 31x 19 cm (çerçeveli 46 x 33.8 cm)
    (*) Kıyas yöntemiyle yaptığımız tespite göre gravürler 1700’lü yılların ilk yarısında elle renklendirilmiştir.
  • "Roth, 1892" imzalı Osmanlı dönemi resim. Trompette de Spahis. (Trompetçi Sipahi).. Kağıt üzerine suluboya, 24x16 cm. (Çerçeveli 36.5x28 cm.)
    Provenance: Y.C. koleksiyonu. Resim, 1980'li yıllarda ABD'de yerel bir müzayede evinden satın alınmıştır.
    Kondisyon: İyi (7/10) Çıplak gözle seçmek zor olsa da resmin sol orta bölümünde iğne büyüklüğünde bir delik mevcuttur.
    Değerlendirme notu: Resmin arkasında kurşun kalemle "Adolf von Roth" ibaresi yer almakla birlikte sanatçı isminde kesin teyide ulaşılamamıştır.
     
  • Osmanlı tapu...
    • Nazaroğlu Hacı Karabet kızı Serbuhi Hatun'a ait tapu (*)
    • Tekirdağ (Filyos) tarla tapusu 1/6 hisse
    • 59.5 x 33 cm.
    • Kondisyonu çok iyi durumdadır.
    (*) Karabet isim ya da soyadının Anadolu Ermenileri arasında yaygın olduğu dikkate alınarak, Serbuhi Hatun'un Türkiye Ermenisi olabileceği değerlendirilmektedir.
  • Laonicus Chalcondyles'in (Chalcondile, 1423?-1490?) 17'nci kehaneti... "İstanbul'un Fethi" Gravür, Blaise de Vigenere tercümesi "L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien..." isimli kitabın 1650, Paris baskısından çıkmadır. (*)
    • Döneminin el (kök) boyası. (**)
    • Çok nadirdir.
    • Bakır baskı.
    • 33.7 x 23 cm. (Çerçeveli, 44.5 x 33.5 cm.)

    ------+-----

    "Türk İmparatorluğu'nun Çöküşü - On Yedinci Figür" başlığını taşıyan gravür, Chalcondyles'ın Türk İmparatorluğu'nun geleceğine ilişkin 17 kehanetinden 17'ncisini ifade ediyor. Gravür başlığı altında (Chalcondyles'ın el yazmalarından alıntılanan) arkaik Grekçe ifadeler yeralıyor. Epigram (***) kısmı ise şaşırtıcıdır. Eski Türkçe (Osmanlıca) kelimeler Latin harfleriyle yazılmıştır. Epigramın günümüz Türkçesiyle transkripsiyonu şöyledir: "Padişahımız gelir, kafirun (kafirin) memleketi(ni) alır, Kızılelma’yı alır, kabzeyler (zapt eder) (,) yedi yıla dek gavur kılıcı çıkmaz ise on iki yıla dek onların beyliğini eder (,) evi yapar (,) bağı diker, bahçeyi bağlar, oğlu kızı olur (.) On iki yıldan sonra Hristiyan’ın kılıcı çıkar, o Türkü gerisine püskürtür." Türk mitolojisine göre -münhasıran Yeniçeri doktrininde- "Kızıl Elma", İstanbul'dur. Dönemin Avrupası, Osmanlı İmparatorluğu'nun (7 ve 12 yıl içinde) İstanbul'u fethederek nüfusunu (oğul - kız ) çoğaltacağını düşünüyor. Süreler, Havvas ilimlerinden Dawa(h) sistemiyle değerlendirdiğinde her yılın bir jübile (herhangi bir olayın ellinci ya da yüzüncü yıldönümü) yılına işaret ettiği düşünülüyor. Başka bir hesaba göre de kehanette yer alan her yılın güneş yılının sürdüğü kadar güne yani 365 yıla tekabül ettiği kabul ediliyor.

    Kitap ismi ile Kızıl Elma Kehaneti başlığı çelişmektedir. İstanbul'un fethine tanıklık etmiş olan Chalcondyles, el yazmalarında Yunan (Bizans - Doğu) İmparatorluğu çökerken, Türklerin İmparatorluk kuruluşunu anlatıyor. Gravür ise "Türk İmparatorluğu'nun çöküşü" başlığını taşıyor.

    Gravürün yorumunu katalog kaydındaki üçüncü isim olan Artus Thomas yapıyor. Thomas, 1600'lü yılların başındaki politik konjonktüre uygun olarak Osmanlı'nın Batı'ya ilerlemesini durduğunu düşünüyor. Elinde Kızıl Elma'yı tuttuğu halde bu durumdan hoşnut olmayan figür, 13'üncü (****) Osmanlı Padişahı III. Mehmet'e benzetiliyor. Topkapı Sarayı Müzesi kütüphanesinde Bağdat kitapları arasında yer alan Osmanlı Padişahları albümünde Çelebi Mehmed'den Sultan III. Murad’a kadar 8 padişahın elinde elma vardır. 9'uncu padişah III. Mehmet'tir ve elinde kızıl elma yoktur. III. Mehmed'in, (1595 - 1603) tahta çıkışından iki yıl önce başlayan Osmanlı - Avusturya savaşı 11 yıl sonra (1606) Zitvatorok Antlaşması'yla sonuçlanıyor. Sultan I. Ahmed ve Avusturya adına Arşidük II. Rudolf arasında imzalanan anlaşma, Osmanlı'nın daha fazla Batı'ya gidemeyeceğini ortaya koyuyor.

     

    (III. Mehmed, Cristofano dell'Altissimo, 16. yüzyıl.)

        (*) Kitap künyesi: ... Avec la Continuation de la mesme Histoire depuis la ruine du Peloponese jusques à présent 1612 par Thomas Artus, Laonicus Chalcondyles, Paris: Claude Sonnius & Denys Bechet 1650. II.Cilt: Bakır baskı başlık sayfası , [4], 196, [12], Michel Baudier’in kaleme aldığı “Histoire Generale Du Serrail et De La Cour Du Grand Seigneur, Empereur Des Turcs” bölümü,“La Ville de Constantinople” adlı katlanır gravür, 89, [3], 1-273 çift sütun olarak numaralandırılmış 137 s., [3] s., Nicolas de Nicolay’ın 1572’de Nürnberg’de yayınlanmış olan “Von der Schiffart und Rayß in die Turcken unnd gegen Oriennt.” adlı eserinden alınmış 60 + 4 (?) tam sayfa gravür, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşüne dair 17 kehanet gravürü, 116 s., [3] s. (**) Koleksiyoner S.E'nin verdiği bilgiye göre kehanet gravürünün kitap içindeki orijinal hali renklidir. Kitap satışa sunulmadan önce - muhtemelen 1650 yılı içinde - elle renklendirilmiştir. (***) Ortaçağ'da heykellerin üzerine yazılan yazılara "epigram" deniliyordu. (****) Chalcondyles ve Thomas'a göre 3. Mehmet'in padişahlık sıralamasındaki yeri 13 değil 17'dir. Chalcondyles, Trakya'da (Rumeli'de) ilk fetihlerin kahramanı olan Osmanlı Şehzadesi Süleyman Paşa ile Fetret dönemi 3 ismi de "imparator" olarak kaydediyor.

    ---+---

    On Yedinci Kehanet gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • Osmanlı dönemi 4 tabaklı ve kapaklı sefer tası. 19. yüzyıl. Bakır dövme tekniği ile yapılmış, kilitli mekanizmalı, tutamaklı, kilit mekanizması ve tutamakları pirinç. 18 x 19 cm.
    Kondisyon: 7/10
    Provenance: S. G. koleksiyonu
     
  • Asya'daki Büyük Hükümdarın Toprakları, İran İmparatorluğu, Özbekistan Ülkesi, Arabistan ve Mısır. (Etats du Grand-Seigneur en Asie, Empire de Perse, Pays des Usbecs, Arabie et Egypte.) 1753 tarihli. Kenar boşlukları dahil 76,5x55 cm boyutlarında. 1 : 7500000 ölçek. Sınırlar elle döneminde renklendirilmiştir. Nadir harita...
    Kondisyon: 9/10
    Provenance: S. E. koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Robert de Vaugondy'nin 1753 tarihli muhteşem "Pers, Arabistan ve Osmanlı İmparatorluğu" haritası, İmparatorluğun zirvede olduğu dönemi gösteriyor. Harita Karadeniz'den Arabistan'ın en güney uzantısına ve batıya kadar, Pers'i de içerecek şekilde Hindistan'ın batısındaki Moğol İmparatorluğu'na kadar uzanan toprakları içerir. Vaugondy, o dönemin en son coğrafi bilgilerini Fransızca ve Arapça yazılışları kullanarak birleştirmiştir. Haritada, Kızıldeniz ve Basra Körfezi'ndeki deniz tabanı sığlıklarını ve resifleri, dağ silsilelerini, gölleri, nehirleri ve tarihi bölgeleri içeren ayrıntılı bilgi sunulmaktadır. Sol alt köşede, son derece dekoratif bir başlık kartuşu, bir minder üzerinde oturan mağrur bir Osmanlı paşası ile karşısında oturan muhtemelen bir İran şahı veya bir Arap şeyhini tasvir etmektedir. Figürler, altın bir hilal ile taçlandırılmış bir kubbe altında oturmaktadır.  Sağ alt köşede ise beş mesafe ölçeği bulunmaktadır. Harita, 1753 yılında Robert de Vaugondy tarafından çizilmiş ve Atlas Universal'ın 1757 baskısında yayımlanmıştır. Atlas Universal, gerçek gözlemlere dayalı olan ilk atlaslardan biridir. Bu nedenle bu harita (o dönem için) oldukça doğrudur ve çoğu şehrin adını doğru bir şekilde içerir. Gilles (1688 - 1766) ve Didier (yak. 1723 - 1786) Robert de Vaugondy, 18. yüzyılın ortalarında Paris'te faaliyet gösteren harita yayıncısı, gravürcü ve kartograflardı. Baba ve oğul olan Vaugondy’ler, Sanson harita firmasının mirasçılarıydı. Firmanın bütün kaynaklarına hâkim olan baba-oğul sonrasında kendi büyük eserlerini üretmeye başladılar. 18. yüzyıl Paris'inde mevcut olan büyük kaynaklardan en doğru biçimde yararlanarak, her haritayı kendi üstün coğrafi bilgilerine, bilimsel araştırmalara, çağdaş kâşiflerin ve misyonerlerin günlüklerine ve doğrudan astronomik gözlem gibi kaynaklara dayandırdılar. Yine de, 18. yüzyıl Paris'inde coğrafi bilgi, özellikle kutuplar, Amerika'nın Pasifik kuzeybatısı ve Afrika ile Güney Amerika'nın iç bölgeleri de dahil olmak üzere keşfedilmemiş dünya bölgeleri hakkında son derece sınırlıydı.  Dönemin kartografları, haritalarındaki bilinmeyen alanları, coğrafik teorilerine dayalı spekülasyonlarla doldururlardı ve genellikle keşifçiler ve denizciler tarafından toplanan şüpheli birincil kaynak materyale dayanırlardı. Bu nedenle, Vaugondy’lerin de dahil olduğu 18. Yüzyıl haritacıları spekülatif coğrafyacılar olarak kabul edilirler. Bilineni bilinmeyeni doğrulamak için kullanmaya çalışan spekülatif coğrafya yaklaşımı, pek çok rekabeti doğal olarak beraberinde getirdi. Vaugondy'lerin diğer kartografçılarla, özellikle Phillipe Buache ile olan çatışmaları, her ikisinin de üyesi oldukları Academie des Sciences'e sunulan sayısız çelişkili belgelere neden oldu. Spekülatif coğrafyanın dönemi, Captain Cook, Jean Francois de Galaup de La Perouse ve George Vancouver'ın 18. yüzyılın sonlarında yaptığı keşiflerle sona erdi. Didier öldükten sonra haritaları Jean-Baptiste Fortin tarafından satın alındı ve 1787'de Charles-François Delamarche’a (1740 - 1817) satıldı. Delamarche, Vaugondy haritalarından faydalandı, ancak aynı zamanda Vaugondy'nin mirasçısı olan Marie Louise Rosalie Dangy'nin mirasını gasp ettiği ve onu öldürmüş olabileceği düşünülmektedir. Harita, Atlas Universel (Paris – 1757) içinden çıkmadır. Atlas Universal, Robert de Vaugondy firmasının en önemli eseridir. Atlas birçok açıdan devrim niteliğindedir; hem modern hem de tarihsel olarak geniş bir harita koleksiyonundan oluşur ve Vaugondy'nin "uygun, tam, birbirine uyan ve kullanışlı" ilkesini en iyi şekilde temsil eder. Olağanüstü kalitesiyle beğenilen bir eser olmasına rağmen, Atlas Universel, özellikle Philipppe Buache gibi diğer kartografçardan sert eleştiriler almıştır. 1757 ile 1788 arasında birden fazla baskıda yayınlanmıştır. 1786'den sonra yayımlanan son baskılar, Robert de Vaugondy firmasını ve Boudet'in yayın haklarını devralan Charles Delamarche tarafından yapılmıştır.
     
  • Ahşap, derin oyma çiçek ve yaprak desenleri ile süslenmiş, kündekari dönem kapısı. Osmanlı, 173 x 90 cm.
    Kondisyon: (8/10)
    Provenance: S. G. koleksiyonu
    Kündekari kelimesinin kökeni Osmanlıcadan gelmektedir. Kavramak ve anlamak anlamına gelir. Süsleme sanatı olan kündekari, küçük boyutlu geometrik parçaların birbirine geçmesiyle yapılan süsleme tekniğidir. Kündekari yapımı, beşgen, sekizgen, yıldız gibi geometrik şekillerde kesilmiş küçük ahşap parçaların herhangi bir yapıştırıcı veya vida kullanılmadan basitçe iç içe geçirilmesiyle yapılır ve bunun sonucunda düzgün yüzeyler elde edilir. Kündekari sayesinde ahşap levhalarda nem ve ısı değişiminden kaynaklanan eğilme, bükülme ve çarpılmaların önüne geçilir.
  • Aqueduc de l'Empereur Justinien, a quatre lieues de Constantinople - İstanbul'a 16 km mesafedeki (*) İmparator Jüstinyen (Mağlova) Su Kemeri (**)
    • Sanatçı: Antoine Ignace Melling (***)
    • Termin (gravürcü): Duparc
    • Voyage pittoresque de Constantinople et des rives du Bosphore d'après les dessins de M. Melling ... (1809-1819) (****)
    • Bakır baskı, 515 x 727 mm. (*****)
    • Kağıt türü: Ağır
    • Kondisyonu iyi. Sayfa katının alt kısmındaki 6.5 cm'lik kesik onarılmıştır.
    (*) Lig (lieues) bir kişinin bir saat içinde yürüyebileceği mesafe birimidir. Fransa'da 1812'den 1840'a kadar yani Melling'in kitabı hazırladığı dönemde metrik lig (lieue) kullanıldı. 1 metrik lieue tam olarak 4000 m veya 4 km. idi. Türkçe algı bakımından daha kolay görünen "dört fersah" ifadesini kullanmayı tercih etmiyoruz. Osmanlı denizcilik literatüründe 1 fersah 3 deniz miline yani yaklaşık olarak 5.556 metreye eşittir. Fersahın 12.000 adıma veya 1 saatlik yola denk geldiği kabul edilir. Bir Arap fersahı ~5,76 km, bir Fars fersahı ise 6,23 km'dir. (**) Melling, eserini "Jüstinyen Su Kemeri" olarak adlandırırken, Batılı seyyah ve tarihçilerin tipik klişelerine sadakat gösteriyor. Kitabın metin kısmında "bu asil Bizans yapısının tabiatın güzelliklerine duyarlı (olup) sanatın şaheserlerine ilgi göstermeyen Türkler tarafından ihmal edildiği" belirtiliyor. Böylece Mağlova Kemeri'nin (Türkçe kaynaklarda geçen adıyla) Doğu Roma İmparatoru Jüstinyen (d. yak. 482 - ö. 14 Kasım 565) tarafından inşa edildiği ifade ediliyor. Oysa kemerin Mimar Sinan tarafından yapıldığı yazılı kaynaklarca teyit edilmektedir. Evliya Çelebi'ye göre Kanunî Sultan Süleyman, İstanbul’un su ihtiyacını Belgrad ormanlarından karşılamak üzere Mimar Sinan'ı görevlendiriyor. Sinan, projenin tamamlanması için "yol boyunca altın  keselerinin uç uca dizilmesi gerekeceğini" arz ediyor. Fırtına ve seller yüzünden yıkılan Mağlova Kemeri'ni de kapsayan proje, 6 yılda (1560 yılında) tamamlanırken, harcama büyüklüğü 50.057.207 akçeye ulaşıyor. (***) "Boğaz manzaralarını konu edinen bütün Batılı ressamlar içerisinde görmenin ve seyretmenin zevklerini bana en çok tattıranı ve bana en inandırıcı geleni Melling'dir" (Orhan Pamuk: İstanbul Hatıralar ve Şehir). Melling'in "inandırıcılığı" üzerine pek çok Osmanlı tarihçisi hemfikirdir. Örneğin "harem" gravürünün bugüne kadar resmedilmiş en iyi tasvir olduğu düşünülmektedir. (****) Melling, İstanbul resimlerini (gravürlerini) çoğaltmak üzere 1809 yılında atölye kurar. Fasikül serisi olarak basılan gravürler abonelere gönderilir. Bunların sonuncusu 1819’da basılır. Türkiye'de en iyi baskılar Koç ailesinin koleksiyonunda tutulmaktadır. (*****) Kitabın büyük boy ilk baskısında (1809) çift sayfa gravürler 65 x 100 cm ebadındadır. Açık artırmaya sunduğumuz baskı, büyük boy baskının bir alt ebadındadır.
  • Deville & Cie of Charleville marka "Express" modeli 1910'lu yıllara ait Art Nouveau soba. Küçük boy çini, emaye - döküm odun sobası, 61 x 41 x 31 cm.
    Provenance: S. G. koleksiyonu
    Kondisyon: 8/10 (Mika izleme pencerelerinden biri eksik). Kullanıma elverişli...
    Değerlendirme notu: 1910'lardan 1930'ların başlarına kadar tarihlendirilebildi. 1930 Ardennes kataloğunda yer alan, önden yüklemeli odun sobası olması sebebiyle sıra dışıdır.
     
  • El oyması ve kabartma ağaç ve güneş desenleri ile bezeli, 19. yüzyıl ahşap Ege kapısı. 178x88 cm.
    Kondisyon: (8/10)
    Provenance: S. G. koleksiyonu
       
     
  • Orta ve üst bölümünde derin oyma, siyaha boyanmış güneş figürü, dört yanında dikdörtgen simetrik paneller olan, dış çerçevesi siyaha boyanmış,  19. yüzyıl sonu, Osmanlı, el oyması ahşap kapı. ölçüler***
    Kondisyon: 8/10
    Provenance: S. Güven koleksiyonu
    Değerlendirme notu: Kapının 1200 rakımda konuşlu Kayseri Talas bölgesine ait olduğu düşünülmektedir.
  • Fransız Art Nouveau, "Bert Paris" damgalı, zarif kabartmalı, dekoratif süslemelerin ön plana çıktığı porselen soba, 79 x 40 x 51 cm...
    Provenance: O. W.
    Kondisyon: Çok iyi (8/10)
    Değerlendirme Notu: Zarif, dekoratif süslemeler, kıvrımlar ve bitkisel desenlerin sıklıkla kullanıldığı Art Nouveau sanat akımının tipik bir örneği... 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarında etkili olmuş bu akım, Türkiye'de Yeni Sanat ya da 1900 Sanatı olarak adlandırıldığı gibi birçok Avrupa ülkesinde de bölgesel olarak değişik adlarla anılmış, adlara uygun olarak da uygulamaların niteliklerinde değişiklikler görülmüştür. Kullanılan abartılı barok stili benzeri dekoratif bezeme ve süslemeler sebebiyle Floral Style (Doğal Stil), Style Coup De Fouet (Kamçı Vuruşu Stili) ve Style Anguille (Yılanbalığı Stili) olarak da anılmıştır.
     
  • Willem Janszoon Blaeu'nün (1571 - 21 Ekim 1638) "Turcicum Imperium" (Türk İmparatorluğu) başlıklı haritası, özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun 17. yüzyıldaki topraklarına odaklanır; sınırlarını, büyük şehirlerini ve diğer önemli coğrafi özelliklerini gösterir. Ayrıca, Hollandalı hükümet yetkilisi, tüccar ve bilim adamı (1588-1658) David de Wilhem'e ithaf edilmiştir. “Doğu Akdeniz'i ve Arabistan ile Ortadoğu'yu kapsayan antik Osmanlı İmparatorluğu haritası.” Basım tarihi: 1640 Bakır gravür, kağıt üzerine basılmıştır. El boyaması Boyut: 45.5 x 58,5 cm.
    Kondisyon: Çok iyi (9/10) Kağıdın yaşına bağlı olarak sayfa kenarlarında kısmi ve rahatsız etmeyecek seviyede sararmalar mevcut.
    Değerlendirme notu: Willem Janszoon Blaeu (1571 - 21 Ekim 1638); Hollandalı haritacı, atlas yapımcısı ve yayıncıdır. Oğlu Johannes Blaeu ile birlikte Blaeu ailesi, 16. ve 17. yüzyıllardaki altın çağını yaşayan Hollanda ve Hollanda haritacılık ekolünün en önemli figürüdür. Willem Blaeu, ilk kartografik çalışması olan bir küreyi 1599'da, ilk basılı haritasını -Hollanda haritası- 1604'te yayınladı. Ayrıca, deniz haritacılığında da uzmanlaşan Blaeu, Het Licht der Zeevaert (Zeevaert'in Işığı) pilot kılavuzunun ilk baskısını 1608'de yayınladı. Otuz yıl kitap, duvar haritaları, küreler, çizelgeler ve pilot kılavuzlar yayınladıktan sonra, 1630’da çıkardığı ilk atlası, Atlas Eki ile birlikte Blaeu'nun büyük atlas yapımı geleneği başlamış oldu. 1633’te Doğu Hindistan Şirketi’nin (Dutch East India Company - VOC) hidrografçısı olarak atandı. Böylece, en güncel haritalara erişim imkanı ile neredeyse kusursuz haritalar, atlaslar basılmasına olanak sağlandı. Blaeu'nun haritaları; doğrulukları, ayrıntılı dekoratif unsurları ve titiz haritacılık özellikleri ile büyük saygı görüyordu. Genellikle Blaeu'nun hem bilimsel hassasiyete hem de estetik çekiciliğe olan bağlılığını sergileyen süslü kartuşlar, illüstrasyonlar ve süslemeler içeriyordu. Referans: Van der Krogt 2, 8100:2.
     
  • 1880'li yıllarla tarihlenen Osmanlı Parmak Terazisi. Latin harfleriyle “İskender Arabian Constantinople” ibaresi mevcut. Ermeni işi. 1005 numaralı ya da model terazi… Çok nadir, pirinç. Uzunluk; 100 mm. Sikke pulu (coin pan) çapı; 24 mm. Sikke pulu üzerinde Brevet S.G.D.G ibaresi yeralmaktadır. (S.G.D.G, ticari patentli – tescilli Fransız markasıdır.)
    Kondisyon: (9/10)
    Değerlendirme notu: Fransa’da Osmanlı pazarı için imal ve ihraç edildiği tespit edilmiştir. Terazi, Osmanlı ve Avrupa ağırlık standartlarına göre ikili sistemde ölçüm yapmaktadır. İlk örneklerine antik Mısır’da tesadüf edilmiştir. Romalılar bronz parmak terazileri imal ederken, Osmanlı’daki kullanımı 20. yüzyıl başlarına kadar devam etmiştir. Parmak terazisi, Osmanlı’da kuyumcular tarafından kullanılırdı. Ok yönünde (saat yönünde) hareket ettirilen pul, altın gibi değerli madenlerin ağırlıklarına göre sikke değerlerini (fiyatlarını) göstermektedir. Cep terazisi de denilen “parmak terazisi” hakkında sağlıklı akademik yayın yok denecek kadar azdır. Ülkemizde ve uluslararası müzayedelerde nadiren görülmektedir. Tespit edilebildiği kadarıyla önceki müzayedelerdeki tanımlar eksik ya da yanlıştır. İskender Arabian hakkında kesin bilgi bulunmamıştır. Edindiğimiz bilgiler, İskender’in Fransa’da yaşayan bir Ermeni bir usta olduğuna işaret etmektedir.
     
  • Abdullah Biraderlerden nadir "albümin gümüş baskı" Osmanlı dönemi İstanbul fotoğrafları (1880-1900). 25x18 boyutlarında üç fotoğraf, 76x33 dönem çerçevesi içine yerleştirilmiş. Abdullah Freres imzalı. Yukarıdan aşağıya ilk fotoğraf,  Atmeydanı ve Sultan Ahmet Camii’nin geniş kadrajlı çekimidir. Fotoğrafta meydanın sol tarafında Dikilitaş ve çevresinde sahipleri tarafından gezdirilen iki at görünmektedir. İkinci fotoğraf Rumeli Hisarı’ndan Aşiyan’a inen ve “Aşiyan Yolu” olarak bilinen yolu göstermektedir. Üçüncü fotoğraf ise Sultan II. Mahmut Türbesi’nin içinde bulunan II. Mahmut ve Abdülaziz’in sandukaları ve rahle başında arkası dönük olarak Kuran okuyan molla kavuklu şahsı göstermektedir.
    Kondisyon: 7/10
    Değerlendirme notu: Abdullah Biraderler / Freres ticari unvanıyla anılan Ermeni asıllı Viçen (1820–1902), Hovsep Abdullahyan (1830–1908) ve Kevork (1839–1918) kardeşler, Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk fotoğrafçılarındandır. Dönemi itibariyle ressam olarak anılan Biraderler, Osmanlı’da Harem’e girme imtiyazına ve “Ressam-ı Hazret-i Padişahî” unvanına sahiptir. Abdullah Kardeşler, 40 küsür yıl boyunca İstanbul ve Anadolu’da tarihî eser ve manzaralar ile insan portrelerini fotoğrafladılar. Halkın mahallî kıyafetlerini ihtiva eden albümlerini 1867 yılında Paris Sanat Sergisi’ne yolladılar. Maarif koleksiyonunun ayırt edici özelliklerinden biri de 150 yıl önce Paris Sergisi’ne gönderilen insan portrelerini ihtiva etmesidir. Sultan Abdülmecid, fotoğraf çektiren ilk Osmanlı padişahı olarak bilinir. Resmi Abdullah Biraderler çekmiştir. Abdullah Biraderler fotoğraflarını çektikleri ecnebi hükümdarlardan 8 nişan ve 3 madalyadan başka çok sayıda tebrik ve takdir alırlar. Sultan 2. Abdülhamit Abdullah Biraderler fotoğraflarının önemli kısmını Yıldız sarayındaki fotoğraf albümlerinde toplar. Osmanlı’nın tanıtımı ve devlet siyasetinde fotoğrafı etkin şekilde kullanan 2. Abdülhamit, 51 albümü 1893 yılında Amerikan Kongresi’ne gönderdi. Amerikan Kongre Kütüphanesi de Abdullah Biraderler arşivini ilk kez 2015 yılında dünya kamuoyuna açtı. Abdullah Biraderler başta olmak üzere Sebah & Joillier gibi sanatçılara ait 911 albüm ve 36 bin 585 kare fotoğraftan oluşan Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonu 2019 yılı için ’UNESCO Dünya Belleği Mirası Listesine’ Türkiye’nin iki adayından biri olarak belirlendi.
     
  • Osmanlı'nın ilk jeoloji kitabı... (*) Çok nadir (**)... Kitabın girişinde bulunan ve yerkürenin kesitini gösteren renkli levhanın kondisyonu çok iyidir. Eserin naif cildinde olması ayrıca önem arzetmektedir.
    • Arapçadan Osmanlıcaya çeviren: Seyyid Mehmed Ali Fethi (***)
    • Yayınevi: Dar üt-Tıbaat ül-Amire, 1853
    • Yayın Yeri: İstanbul
    • 142, 9, 6 s.
    • 22 x 15 cm.
    • Özege-09015
    • Sırtı deri, altın varaklı, gofre baskılı cilt... (Cilt ön yüzünde soyulma vardır.)
    (*)  "(Prof. Dr.) Kemal (Erguvanlı) Bey’den geriye proje ile ilgili daktiloyla yazılmış ve yer yer el yazısıyla düzeltilmiş “Türkiye’de İlk Jeoloji Kitabı” başlıklı dört sahife not kalmıştı." (Prof. Dr. Celal Şengör, Osmanlı Bilimi Araştırmaları XI/1-2 [2009-10]) (**) "Kemâl Bey bu bilgiyi o sırada yeni bitirmiş olduğu bir makaleye bir dipnot olarak koymak için iznimi istedi. Olumlu cevabım üzerine bu bilgi, rahmetlinin “Dünyada mühendislik jeolojisi kitapları ve dergileri” başlıklı makalesinin sonunda benim buluşum olarak yer aldı." (Prof. Dr. Celal Şengör, Osmanlı Bilimi Araştırmaları XI/1-2 [2009-10]) (***) Prof. Şengör'ün buluşunun tescil edildiği makale için bkz. Erguvanlı, “Dünyada mühendislik jeolojisi kitapları ve dergileri,” Mühendislik Jeolojisi Türk Milli Komitesi Bülteni, VII, 7 (1985): 28-32. Erguvanlı’nın makaledeki notu (s.32) şöyledir: “Şubat 1985’te jeoloji ve kitapları tutkunu Dr. A. M .C. Şengör’ün İstanbul’da sahaflardan aldığı ‘Géologie Elémentaire Appliquée à l’Agriculture et à l’Industrie avec un Dictionnaire des Termes Géologiques ou Manuel de Géologie’ adlı kitabının ilk baskısının Paris’te 1832’de, elimizdeki bu 4. baskısının ise 1843’te yapıldığı, ... şekil ve içeriğinin incelenmesinden bu kitabın Fransızca’dan Arabça’ya ve Arabça’dan Türkçe’ye çevrilen ilk jeoloji (ilmü tabakatülarz) kitabının Fransızca orijinali olduğu tespit edilmiştir. Buradan, bugün kullandığımız ‘jeoteknik’ teriminin bu kitapta ilk kez kullanıldığı ve ilk yayımlanan kitabın da mühendislik jeolojisi olduğu belgelenmiştir.”    
  • Üç perdelik opera (Osmanlıca) ... Çok nadirdir... (*)
    • Beste: Camille Saint-Saens (1835 - 1921) (**)
    • Fransızca libretto: Ferdinand Lemaire (1832 - 1879)
    • Osmanlıca libretto: Dr. Rıza Nur (1879 - 1942) (***)
    • Baskı tarihi: 1921 (R. 1337)
    • Yayın yeri: Sinop
    • Özege - 17491
    • 92 sayfa.
    • 195 x 125 mm.
    • Kondisyonu iyi durumda...
    (*) Naif kağıt kapağında Camille Saint-Saens'ın fotoğrafı yeralmaktadır. (**) “Saint-Saens’ın 3 perdeden ibaret olan Samson ile Dalila Operası’nın librettosu Ferdinand Lemaire tarafından hazırlanmış ve eser ilk olarak Almanya’da Weimar’da 20 Aralık 1877 yılında oynanmıştır” (Altar, 1989 s. 490). (***) Tıp doktoru olan Rıza Nur, II. Abdülhamid'in iltifat ettiği aydınlar arasındadır. Müzayedeye sunduğumuz Samson ile Dalila çevirisinin (1921) önsözünde (s. 14 -15) dünya görüşünü şöyle anlatır: "Bir milletin bir-iki ferdini ölümden kurtarmakla ömür tüketecek yerde onu bırakıp, milletin içtimaî derdine derman bulmaya savaşacak bir zamandayız. Millet giderse, kurtarılmış birkaç fertten ne çıkar. Millet kalırsa giden fertleri yeniden doğurur."
    Samson ile Dalila operası hakkında kısa bilgi: "M.Ö. 1136 yılında Filistin’in Gazze bölgesinde geçer. İsrail’in ünlü kahramanı uzun saçlı, güçlü Samson halkının özgürlüğü için valiyi öldürüp zafer kazanmıştır. Ancak güzel Filistinli kız, Dagon Tapınağı’nın Rahibesi Dalila, Samson’u kendisine âşık ederek onun gücünü nereden aldığını öğrenir. Uzun saçları kesilince gücünü yitiren Samson’un gözleri de oyularak hapse atılır. Son perdenin ikinci sahnesinde Dagon Tapınağı’ndaki halk sevinç içinde şarkı söylemekte, adını şarap tanrısı Baküs’tan alan ve giderek bir orjiye dönüşen Bakanal (Bachanal) dansıyla zaferlerini çılgınca kutlamaktadır. Samson’un Tanrı’ya yakarışının kabul edilmesi ve Dagon Tapınağı’nın yıkılmasıyla biten opera..." (Aktüze, Eylül 2003, s.1969).
  • Dört ayaklı bir kaide üzerine oturan, Kütahya çinili bir haznesi bulunan, gövdesi hilaller ile süslenmiş kahve köz ocağı. Y. 52 x Ç.18 cm.
    Provenance: S. G. koleksiyonu (S.G 11 yıl önce vefat ettiği halde ailesi bugüne kadar koleksiyonu muhafaza etmiştir.)
    Kondisyon: Çok iyi (9/10)
    Değerlendirme notu: Osmanlı madeni el sanatı ürünlerini mükemmel bir işçilikle yeniden canlandıran Kahramanmaraşlı Cemil Sarılmış’ın bir diğer eseri. Cemil Sarılmış, ne yazık ki 2020'de vefat etmiştir.
     
  • Denizatı biçiminde üç ayak üzerinde duran, haznesi hindistan cevizinden yapılmış, gövdesi stilize yaprak bezemeleri ile süslü, gövdesi yapraklara uyumlu desenlenmiş, akik taşları ile süslenmiş nargile Osmanlı dönemi saray nargilelerinin reprodüksiyonu. Y: 53,5 x Ç: 25 cm.
    Provenance: S.G. koleksiyonu (S.G 11 yıl önce vefat ettiği halde ailesi bugüne kadar koleksiyonu muhafaza etmiştir.)
    Kondisyon: Çok iyi (9/10)
    Değerlendirme notu: Kahramanmaraşlı bakırcı ustası Cemil Sarılmış tarafından yapılmıştır. Osmanlı madeni el sanatlarının nadide örneklerindendir.
     
  • Topkapı Sarayı'nda mevcutlu kuş kafesinin reprodüksiyonu... Kahramanmaraşlı bakır sanatçısı / ustası Cemil Sarılmış (1959-2020) tarafından imal edilmiştir. El yapımı, Y. 106 x Ç. 52 cm.
    Kondisyonu: Çok iyi (10/10)
    Provenance: S.G koleksiyonu (S.G 11 yıl önce vefat ettiği halde ailesi bugüne kadar koleksiyonu muhafaza etmiştir.)
    Değerlendirme notu: Osmanlı madeni el sanatı ürünlerinin reprodüksiyonları ne yazık ki giderek daha nadir hale geliyor. Müzayedeye sunduğumuz eser, Cemil Sarılmış'ın mükemmel işçiliğiyle göz dolduruyor.
     
  • Osmanlı İmparatorluğu, 19. yüzyıl, saray işi, gelin – çeyiz bohçası.
    Atlas bohça, Abdülhamit dönemi (1876-1909) Anadolu ve Rumeli Kazaskerliği görevlerinde bulunmuş önemli bir devlet adamının aile mirasıdır. Çeyiz sandığından çıkmadır. Ailenin hassasiyeti sebebiyle detaylar sertifika beraberinde sunulacaktır. İpek atlas üzerine, neo barok tarz nakış işlenmiştir. Dival işlemeli, altın klaptan… Nakışlar, pirinç çekilerek altın yaldız vurulmuş ince metal iplikle yapılmıştır. 69 x 72.5 cm. (Maundan imal 87x87 cm. ebadınd,a el yapımı çerçevesiyle satışa sunulmaktadır.)
    Kondisyon: 7/10 (İpekte sıyrılmalar mevcuttur.)
    Değerlendirme notu:
    • İpek atlas üzerine altın klaptan ve dival işlemeli bohça ya da örtüler “saray işi” olarak anılır.
    • “Dival” işi tersi ile yüzü farklı görünümde olan bir nakış türüdür. Cülde veya gergef tezgâhta üstten çok katlı sırma ve sim ile işlenir. Alttan mumlanmış iplikle karşılıklı tutturulur. Dival işleme ön yüzden sarma, tersten hristo teğelini andırır. Alt iplik üstten, üst iplik alttan görünmez.
    • Dival işi nakışın maliyeti yüksektir.  Osmanlı masraf çizelgelerinde ciddi tutarlarda paralar harcandığı görülür. Yapılışı zahmetli olduğu için günlük kullanımdan ziyade düğün gibi özel günlerde tercih edilir.
    • Altın klaptan, pirinç, bakır, kalay vb. madenlerden çekilerek gümüş ve altın yaldız vurulmuş ince metal ipliktir. Pamuk ipliğine sırma katılarak eğrilir
    Kaynak:
    • Ayten Sürür, Türk işleme sanatı, Akbank, 1976
    • Burton Berry, Old Turkish Towels, 1938
    • Celal Arseven, Sanat Ansiklopedisi, İstanbul, 1950
  • Çok nadir... Kesele sandık (*), Osmanlı / Ermeni işi, 60 x 96 x 55 cm. Tay derisi kaplı, önyüzüne halı çakılı, üstü, kenet ve köşebentleri işlemeli pirinç, kapağı dışbükey... İki yanda stilize yaprak desenleri ile işlenmiş hareketli pirinç kulplar. Üst kapakta pirinç üzerine işlenmiş iki hilal ve bir Osmanlı güneşi yer alıyor. İki kademeli, şifreli çalışan üç anahtar + 27 cm uzunluğunda özel tasarım anahtar ve kilit sistemi bulunuyor. Birinci kademe, bütün anahtarları birbirinden farklı olan iki kilit ve bir merkezi şifre kilidinden oluşuyor. Şifre kilidi doğru sayıda çevrilmediği sürece kilit mandalları açılmıyor. İkinci kademede, sandığın ön yüzünde ve kapak kısmında bulunan 4 halkadan geçen ve özel bir anahtarla kilitlenen, üstü Ermenice yazılı devasa büyüklükte üç parçalı bir asma kilit kullanılıyor. Sandığın içi kök boya ile desenlenmiş. Sonradan kadife ile kaplandığı için sadece kenar motifleri görünüyor. Sandığın yapımında kullanılan malzeme, zarif işlemeleri ve yapılışındaki özen önemli birisi için yapıldığını ya da yaptırıldığını ifade ediyor. Tüm anahtarları ve asma kilidi mevcut ve çalışır halde. Eşsiz antika bir parça. (*) Günay, Reha (1999). Türk ev geleneği ve Safranbolu evleri, İstanbul: Yem yayınları
    Provenance: S. G koleksiyonu (aile yadigarı)
    Kondisyon: Tay derisi kısımların bir kısmı kaybedilmiştir. Halı iyi kondisyondadır. Üst dışbükey, kenet ve köşebentlerin kondisyonu iyi durumdadır.
    Değerlendirme notu: Kesele sandık, Osmanlı'da uzun yol seyahatlerinde kıymetli eşya ve materyal taşımakta kullanıyordu. Çok nadir görülmektedir.
     
  • Gravür… Pehlivanlar (Pleuianders Luyteurs) (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas de Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (**)
    • 340 x 230 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm.
    (*) Bu gravür, tespit edebildiğimiz tüm kaynaklarda "güreşçiler" adıyla anılmaktadır. Türkçe çevirilerdeki hatanın sebebi Latin - Batı dillerinde, "yağlı güreş" ve "pehlivan" tabirinin karşılığı olmamasıdır. (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre kitap eline geçtiğinde, gravürün orijinal hali renkliydi. Kitap satışa sunulmadan önce – muhtemelen 1650 öncesi – elle renklendirilmiştir. —+— Pehlivanlar gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • Osmanlı dönemi kumaş üzerine işlenmiş hat yazısı... 42x60 cm. (çerçeveli 72x90 cm.) Tuğra formunda besmelesiyle dikkat çekiyor. 100 yıldan daha yaşlı olduğu değerlendiriliyor.
    Kondisyon: 7/10 (Gümüş boyaması zamana bağlı olarak büyük ölçüde kaybedilmiştir. Sağ alt köşede kumaş kaybı da mevcuttur.)
    Provenahce: C.O. koleksiyonu   Varakları büyük ölçüde dökülmüş
  • Gravür… Pleuianders Luytants / Pehlivanlar (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas De Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (**)
    • 340 x 230 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm)
    • Monogram: D iij
    (*) Bu gravür, tespit edebildiğimiz tüm kaynaklarda “güreşçiler” adıyla anılmaktadır. Türkçe çevirilerdeki hatanın sebebi Latin – Batı dillerinde, “yağlı güreş” ve “pehlivan” tabirinin karşılığı olmamasıdır. (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre kitap eline geçtiğinde, gravürün orijinal hali renkliydi. Kitap satışa sunulmadan önce – muhtemelen 1650 öncesi – elle renklendirilmiştir. —+— Pehlivanlar gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • Gravür... Azamoglan Rusticque - Taşra acemi oğlanı (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas De Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (*)
    • 340 x 230 mm.
    (*) Nicolay desenlerinde ince detaylara yer verir. Gravürdeki acemi oğlanı "taşralı - kaba saba" nitelemesiyle tarif ediliyor.  Osmanlı askere alma mevzuatına göre her dört yılda bir Hıristiyan çocuklardan acemi oğlan devşiriliyor. Acemi oğlanların en yakışıklıları Padişahın emri ile saray hizmetinde kullanılmak üzere haremağaları tarafından eğitiliyor. Yeteneklerine göre meslek sahibi olmaları veya sanat faaliyetlerinde bulunmaları için uygun tarzda yetişmeleri sağlanıyor. Bu tür bir yetişme programına uygun olmayanlar ise sarayın dışına, Anadolu’ya gönderiliyor. “Kaba saba” mizaca sahip bu çocuklar, Türkçeyi öğrenirken tarım ve hayvancılıkta çalıştırılıyor. Taşra acemi oğlanı, dört yıllık süre sonunda İstanbul’a gönderilerek acemi oğlanlar ağasına veya yeniçerilere teslim ediliyor. (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre gravürün kitap içindeki orijinal hali renklidir. Kitap satışa sunulmadan önce –muhtemelen 1650 öncesi– elle renklendirilmiştir. ----+---- "Taşralı acemi oğlan" gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • 1740 dolaylarında, Philipp Franz Gudenus tarafından resmedilen ve Johann Gottfried Thelott tarafından gravürize edilen 'Üsküdar, Dolmabahçe ve Tophane manzarası' başlıklı İstanbul'un orijinal el boyaması folyo gravür. 'Üsküdar, Dolmabahçe ve Tophane Manzarası, Konstantinopolis" VUË DE TERS=HANA ET KASSIM=PACHA, FAUXBOURGS DE CONSTANTINOPLE ET DE LEURS ENVIRONS SITUÉS À L`ORIENT DE LA VILLE PRINCIPALE Çok nadir, 32,5 x 44 cm. İsveç Kraliyet Kütüphanesi'nde haritalar ve el yazmaları koleksiyonunda, ancak 1963 yılında gün yüzüne çıkarılan bir 18. yüzyıl İstanbul panoraması. 3.74 m uzunluğunda ve 30 cm yüksekliğinde, 10 folyodan oluşan, surlarla çevrili Osmanlı başkentinin Asya kıyısındaki Üsküdar (Scutari) ve Pera'dan Galata'nın yamaçlarının resmedildiği panoramadır. Optik gravür, kağıt üzerine basılı...
    Provenance: S. E.
    Kondisyon: Kondisyon: 6/10 (Gravürde kağıdın yaşına bağlı lekeler bulunmaktadır.)
    Değerlendirme notu: Panoramanın-sanatçının bakış açısından çizildiği konum; klasik İsveç Sarayı tarzında inşa edilmiş olan İsveç büyükelçiliği ikametgahının çatısıdır. 11 Ağustos 1740 - 4 Mayıs 1741 tarihleri arasında Avusturya büyükelçiliğinde görevli askeri ressam olarak İstanbul’da bulunmuş olan Philipp Franz Gudenus’un 14 Şubat 1741 tarihli notlarında, İsveç büyükelçiliği ikametgahına yaptığı ziyaretlerden, Büyükelçilik residans çatısından, muhtemelen bu tarihler arasında bir dönemde çizildiği ileri sürülmektedir. Ana görünümün doğusunda yer imlemede kullanılan rakamlardan örnekler;
    1. Kız Kulesi
    2. İmparatorluk dökümhanesinin bulunduğu Tophane yakınlarında bulunan ağaçlar tarafından kapanmış geniş bir Mezarlık
    3. Eski bir İmparatorluk Sarayı; Kremesi -Kiacheque, Roage Köşkü
    4. Tophane Camii.
    İsveç Kraliyet Kütüphanesi'nde haritalar ve el yazmaları koleksiyonunda, ancak 1963 yılında gün yüzüne çıkarılan bir 18. yüzyıl İstanbul panoraması. 3.74m uzunluğunda ve 30 cm yüksekliğinde, 10 folyodan oluşan, surlarla çevrili Osmanlı başkentinin Asya kıyısındaki Üsküdar (Scutari) ve Pera'dan Galata'nın yamaçlarının resmedildiği panoramadır. Panoramada yer alan gravürler hakkındaki genel bilgi, bizzat çalışmanın kendisinde bulunabilir: elle boyanmış gravürler, tüm başlıklar benzeri bir düzenle ancak farklı kişilerin elinden çıkmıştır. Referans: Maximilian HARTMUTH, www. univie.ac.at/iefn 2012 JAHRGANG 23 • HEFT 1 + 2
     
  • Basra Körfezi ve Kızıldeniz'den Akdeniz ve Hazar Denizine kadar uzanan, Kıbrıs’ın merkezde yer aldığı Osmanlı İmparatorluğu'nun 18. Yüzyılda hüküm sürdüğü toprakların haritası. “Türk İmparatorluğu'nun Avrupa, Asya ve Afrika'daki Vergiye tabi Toprakları” Imperium Turcicum in Europa, Asia et Africa Regiones Propias, Tributarias Clientelares sicut et omnes ejusdem Yapım tarihi: 1720 Basım tarihi ve yeri: 1737, Nuremberg Bakır gravür, kağıt üzerine basılmıştır. Kenar boşlukları dahil 62 x 53,5 cm. El boyaması (orijinal renkli)
    Kondisyon: İyi (8/10) Kağıdın yaşına bağlı kısmi ve rahatsız etmeyecek düzeyde sararmalar vardır.
    Değerlendirme notu: Osmanlı İmparatorluğu'nun (1737) ve vasallarının yanı sıra komşu toprakların (İtalya, Macaristan, İran vb.) renklendirilmiş bir haritası. Ünlü Alman coğrafyacı ve haritacı Johann Baptista Homann (1664-1724) tarafından 1720’de yapıldı. Johann Matthias Hase (Johannes Hasius, 1684-1742) tarafından 1737’de güncellendi. Harita, figürlerin yer aldığı büyük bir kartuşla süslendi. Johann Baptista Homann (1663-1724), ünlü Homann Heirs yayınevini kuran Alman haritacıdır. Hayatının tamamını Bavyera'da, özellikle Nürnberg'de geçirdi. Homann, 1702'de gravür konusunda uzmanlaşmış bir yayınevi kurdu. Firma büyüyerek Almanya'nın önde gelen harita yayıncısı ve Avrupa harita pazarında önemli bir kuruluş haline geldi. J. B. Homann 1715'te, VI. Charles tarafından Kutsal Roma İmparatorluğu'nun İmparatorluk Coğrafyacısı seçildi ve Prusya Bilimler Akademisi'nin üyesi oldu. Kişisel itibarı ve bağlantıları ona, yayınlarını koruyan ve onu müşterilere tavsiye eden imparatorluk basım ayrıcalıklarını kazandırdı. Homann, en çok 1716'da yayınlanan Grosser Atlas Über die Ganze Welt (Büyük Dünya Atlası) ile tanınır. J. B. Homann, 1724'te öldükten sonra, Homann Heirs yayınevi, oğlu Christoph Homanni'ye (1703-1730) geçti. Yayınevi, 1848 yılına kadar Homann Erben adıyla faaliyetine devam etti.
     
  • Les Yurongnes - Sarhoşlar (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas de Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (*)
    • 340 x 230 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm)
    • Monogram: E ij
    (*) Gravürde ,sarhoş üç Osmanlı askeri resmediliyor: Azamoglan (Acemi oğlan), Leventi (Levend), Azappi (Azap - piyade - askeri) (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre gravürün kitap içindeki orijinal hali renklidir. Kitap satışa sunulmadan önce –muhtemelen 1650 öncesi– elle renklendirilmiştir. ----+---- Osmanlı Askerleri Ne İçiyor? Nicolay şöyle anlatıyor (The Navigations, 1585, s.9oa, 90b): "İçkileri, dünyadaki bütün canlıların içtiği doğal su. Buna karşın kentin her yerinde satılan kendi yaptıkları çeşitli içkileri var. Bunlardan bazıları, bizim biramız gibi arpa suyu ile yapılmış, bazısı şeftali veya elma suyundan veyahut, erik, üzüm, şeftali, armut, incir suyu ile birlikte karıştırılarak yapılmış ki buna sorbet (şerbet) diyorlar. Yazın, buz ve karla soğutulup içiliyor. Yemekle ve yemekten sonra, archent (Arap rakısı) dedikleri bir tür rakı içiyorlar." Türkler Hangi Şarabı Sever? "Şarap Müslümanlıkta yasak. Buna rağmen sık sık ve öyle çok içiyorlar ki, çoğunlukla da kaldıramıyorlar. Genellikle de bedava olsun diye Hristiyanlardan alıyorlar...Huylarını iyi bildiğinden, lezzetli yemeklerle birlikte Malmasies ve Muscadel şarapları da sunuluyor. O kadar çok yiyip içiyorlar ki, evlerine dönerken kentin en geniş caddesi bile onlara dar geliyor. Kendilerine ziyafet verene teşekkür bile etmiyor, sadece sarhoş oluncaya kadar içiyorlar. Önce de söylediğim gibi, kendi kanunları özellikle şarap içmeyi yasaklamış, ama başkalarının cebinden içerek daha az günaha giriyorlar. (Malmesies: Mora yarımadasında (Monemvasia kentinde) yapılan kuvvetli tatlı şarap. Muscatel: Bir çeşit misket üzümünden yapılan tatlı şarap)" Hristiyan Teba, Hangi Askerden Korkuyor? "Şarap içmeden sarhoş olmak için başka bir şeyleri daha var: Afyon. Beyaz bir tozdan yapılan afyonu başkaları da kullanıyor... Bu afyondan bir dragma (dirhem) kadar alıp, kendilerinden geçiyor ve caddelerde, başka sarhoşların yaptığı gibi birbirlerine tutunarak, ayılar gibi korkunç nağralar atarak dolanıyorlar. Bu durumda bir Hristiyan veya bir Yahudi ile karşılaşmasınlar, onu sopa (ve) yumruk (la) dövüyorlar. Bunların arasında en çok korkulanları acemioğlanlar (azamoglans) leventler (leventis) ve azaplar (azappis). Hristiyanlıktan dönme ve bütün Hristiyanların can düşmanı olduklarından en çok zararı bunlar yapıyor." ----+---- "Sarhoşlar" gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • Gravür... Giomailer Religieux Turc - Gezgin Dindar Türk İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas de Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1632.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (*)
    • 340 x 230 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm)
    • Monogram: F ij
    (*) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre gravürün kitap içindeki orijinal hali renklidir. Kitap satışa sunulmadan önce –muhtemelen 1650 yılı öncesi– elle renklendirilmiştir.  
  • Willem Janszoon Blaeu'nün (1571 - 21 Ekim 1638) "Turcicum Imperium" (Türk İmparatorluğu) başlıklı haritası, özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun 17. yüzyıldaki topraklarına odaklanır; sınırlarını, büyük şehirlerini ve diğer önemli coğrafi özelliklerini gösterir. Ayrıca, Hollandalı hükümet yetkilisi, tüccar ve bilim adamı (1588-1658) David de Wilhem'e ithaf edilmiştir. “Doğu Akdeniz'i ve Arabistan ile Ortadoğu'yu kapsayan antik Osmanlı İmparatorluğu haritası.” Basım tarihi: 1640 Bakır gravür, kağıt üzerine basılmıştır. El boyaması (orijinal renkli) Boyut: 58 x 50,5 cm.
    Kondisyon: İyi (8/10) Kağıdın yaşına bağlı kısmi ve rahatsız etmeyecek seviyede sararmalar vardır.
    Değerlendirme notu: Willem Janszoon Blaeu (1571 - 21 Ekim 1638); Hollandalı haritacı, atlas yapımcısı ve yayıncıdır. Oğlu Johannes Blaeu ile birlikte Blaeu ailesi, 16. ve 17. yüzyıllardaki altın çağını yaşayan Hollanda ve Hollanda haritacılık ekolünün en önemli figürüdür. Willem Blaeu, ilk kartografik çalışması olan bir küreyi 1599'da, ilk basılı haritasını -Hollanda haritası- 1604'te yayınladı. Ayrıca, deniz haritacılığında da uzmanlaşan Blaeu, Het Licht der Zeevaert (Zeevaert'in Işığı) pilot kılavuzunun ilk baskısını 1608'de yayınladı. Otuz yıl kitap, duvar haritaları, küreler, çizelgeler ve pilot kılavuzlar yayınladıktan sonra, 1630’da çıkardığı ilk atlası, Atlas Eki ile birlikte Blaeu'nun büyük atlas yapımı geleneği başlamış oldu. 1633’te Doğu Hindistan Şirketi’nin (Dutch East India Company - VOC) hidrografçısı olarak atandı. Böylece, en güncel haritalara erişim imkanı ile neredeyse kusursuz haritalar, atlaslar basılmasına olanak sağlandı. Blaeu'nun haritaları; doğrulukları, ayrıntılı dekoratif unsurları ve titiz haritacılık özellikleri ile büyük saygı görüyordu. Genellikle Blaeu'nun hem bilimsel hassasiyete hem de estetik çekiciliğe olan bağlılığını sergileyen süslü kartuşlar, illüstrasyonlar ve süslemeler içeriyordu. Referans: Van der Krogt 2, 8100:2.
     
  • "Kendi bölgeleri yanında vergi ödeyen ve bağımlı bölgeler ve genel valilikleri içeren, Avrupa, Asya ve Afrika’yı Kaplayan Büyük Türk İmparatorluğu'nun en doğru ve özenli haritası: Matthaus Seutter, İmparatorluk Baş Coğrafyacısı." "Magni Turcarum Dominatoris Imperium per Europam, Asiam et Africam, se extendens Regiones tam proprias, quan tributarias et clientelares ut et omnes Beglerbegatus sive Praefecturas Generales oculis sistens accuratissima cura delineatum per Matthaus Seutter, S.C. Maj. Geogr. Aug. Yapılma tarihi: 1727 Basılma tarihi: 1740 62,5 x 51,5 cm. boyutlarında. Elle renklendirilmiş. Nadir bulunan orijinal antika harita. Atlas Novus'ta (1740) yayınlanmıştır.
    Kondisyon: İyi (8/10) Kağıdın yaşına bağlı rahatsız etmeyecek seviyede  sararmalar vardır.
    Değerlendirme notu: Harita, Osmanlı İmparatorluğu'nun uzun hükümranlığı süresince kontrolü altına aldığı çeşitli bölgeleri göstermek üzere renklendirilmiştir. Sol alt köşede, Augsburg’lu gümüşçü Abraham Drentwet'e atfedilen büyük dekoratif bir başlık kartuşu bulunmaktadır. Haritanın sağ alt köşesinde ise harita için bir anahtar ve açıklamalar bulunmaktadır. Haritanın ilk yapılma tarihi 1727’dir ve “Matthäus Seutter Chalcogr.” İmzasıyla, Atlas Novus’un 1730 baskısında yer almaktadır. Müzayedeye sunduğumuz haritanın sol alt köşesinde bulunan başlıkta ise Seutter’in adı 'S.C. Maj Geogr. Aug.' ünvanıyla birlikte yer almaktadır.  Bu imza, haritayı Seutter’in diğer eserlerinden farklılaştırır. Zira bu ünvanın yer aldığı pek az örnek vardır. Bu örneklerden bir diğeri de British Museum'da bulunmaktadır.
    Georg Matthaus Seutter kimdir? Augsburg’lu harita yayıncısı Georg Matthaus Seutter tarafından yapılan bu muhteşem harita,  Osmanlı İmparatorluğu’nun kendi bölgeleri yanında vergi ödeyen ve bağımlı bölgelerini ve Genel Valilikleri içermektedir. Batıda İtalya’dan doğuda Hazar Denizi’ne kadar olan bölgeyi tasvir eder. Kırım ve Kafkaslar: Gürcistan, Çerkesya ve Ermenistan da dâhil edilmiştir. Güneye doğru Arabistan’ın tamamını ve Afrika Boynuzu’nun kuzey ucunu içerecek kadar genişletilmiştir. Genel olarak doğru olmakla birlikte, bazı kartografik anormallikler içerir. Örneğin Ölü Deniz fazla büyük ve şekilsiz görünmektedir; Nil Delta’nın hemen batısında büyük ve var olmayan bir göl bulunmaktadır. Sol alt köşede yer alan kartuşta Osmanlı İmparatoru, gösterişli bir şekilde giyinmiş ve tahtta tasvir edilirken, önünde iki adam eğilir ve ona hazine sunar. Başlığın sağ tarafındaki resimler daha çok simgesel göndermelere sahiptir ve bir Avrupalı bir küre tutarken, yanında bir aslan, Asclepius’un Asası, Medusa başlığı kalkanı ve mızrak bulunur. Üstte melekler trompet çalmaktadır. Haritanın sağ alt köşesinde ise harita için bir anahtar ve açıklamalar bulunmaktadır. Matthäus Seutter (1678 - 1757), 18. yüzyılın en önemli ve üretken Alman harita yayıncılarından birisidir. Seutter, bir altın işçisinin oğlu olarak doğmuştur. Kariyerine bir bira üreticisinin yanında çıraklık yaparak başlamıştır. Bira işinden memnun olmayan Seutter, Nürnberg'e taşınarak, Ünlü gravürcü J. B. Homann'ın çırağı oldu. Daha sonra Augsburg'a dönerek önemli sanat yayıncısı Jeremiad Wolff (1663 - 1724) için haritalar ve diğer baskılar kazımaya devam etti. Bir süre sonra Augsburg'da kendi bağımsız kartografik yayıncılık firmasını kurdu. İlk yıllarında zorluk çekmesine rağmen, kazıma becerisi ve harita üretimine olan bağlılığı, Seutter'ı zamanının en üretken yayıncılarından biri yaptı. 1731/32 yıllarında Seutter, Alman İmparatoru Karl VI tarafından "imparatorluk coğrafyacısı" unvanı verilerek onurlandırıldı ve 1741 yılında haritaları için bir baskı ayrıcalığı elde etti. Bu iki önemli olay, haritalarının tarihlemesine yardımcı olmaktadır. Seutter'ın en erken haritaları sadece adıyla imzalanmıştır, daha sonra "Chalcographus" (kazıcı) ifadesini imzasına eklemiştir. 1731/32'den sonra ise haritalarında kendisini genellikle "imparatorluk coğrafyacısı" olarak tanımlamıştır. Bu ifade genellikle "Sac. Caes. Maj. Geogr." veya "S.C.M.G." (Latince) veya "I.R.K.M.G." (Almanca) şeklinde kısaltılmıştır. 1741'den itibaren ayrıca "Cum Gratia et Privilegio S.R.I Vicariatus in partibus Rheni, Franconici et Sueviae Iuris" ifadesi haritalarına eklenmiştir. Ölümüne dek kartograflığı ve harita yayıncılığını sürdürdü. Ölümünden sonra firma oğlu Albrecht Carl’a miras kaldı. 1762’de Albrecht de ölünce, firma damadı Tobias Conrad Lotter ve Johann Michael Probst tarafından satın alındı. Abraham Drentwett (1647 - 1729) ise önemli bir Augsburg’lu sanatçı ve gümüş ustasıdır. En iyi bilinen eserleri büyük ölçüde günümüze kadar gelmiş olan ustalıklı gümüş işlemeleridir. Drentwett, zaman zaman Matthaus Seutter ve diğer Augsburglu harita yayıncıları için dekoratif süslemeler ve kartuşlar yapmıştır.
     
  • Gravür... Torlaqui rcligievx Turc, Torlak (*) Türk Dindar - Derviş (**) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas de Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (***)
    • 340 x 230 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm)
    • Monogram: G
    (*) Nicolay, "torlak" kelimesini acemi, toy anlamında kullanmaktadır. Günümüz sözlüklerinde "derviş" kelimesini de karşıladığı ifade edilmektedir. Gravüre göre toy derviş, el falı bakmaktadır. Kadının yüzünün saklanmamış olması dikkat çekicidir. (**) Türk dervişin kıyafeti bugünkü kavrayışımızla garip gelebilir. Nicolay, 450 yıl önce Türk dervişini şöyle tarif eder: "Bunlar köy ve kentlerde, duvarları öküz, keçi, geyik, ayı, kurt gibi türlü vahşî hayvan postlarıyla kaplı dükkânlarda yaşar, duvarlara bu hayvanların boynuzlarını ve birçok yağ kandili asarlar. Bu kutsal odanın ortasında, yeşil bir bezle örtülü ayakçak ve üzerindeki mumsuz şamdan, Kur’an’a olan inançlarını göstermek içindir. Bundan başka, duvara boyalı bir eğri kılıç da asıyorlar." (***) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre kitap eline geçtiğinde, gravürün orijinal hali renkliydi. Kitap satışa sunulmadan önce – muhtemelen 1650 öncesi – elle renklendirilmiştir. —+— Torlak Derviş gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • Gravür... Religeux - Derviş (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas de Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (**)
    • 340 x 230 mm.
    • Monogram: G
    (*) Türk dervişin görünümü, kıyafeti bugünkü kavrayışımızla garip gelebilir. Ancak 450 yıl önce Nicolay, Türk dervişini şöyle tarif eder: “Bunlar köy ve kentlerde, duvarları öküz, keçi, geyik, ayı, kurt gibi türlü vahşî hayvan postlarıyla kaplı dükkânlarda yaşar, duvarlara bu hayvanların boynuzlarını ve birçok yağ kandili asarlar. Bu kutsal odanın ortasında, yeşil bir bezle örtülü ayakçak ve üzerindeki mumsuz şamdan, Kur’an’a olan inançlarını göstermek içindir. Bundan başka, duvara boyalı bir eğri kılıç da asıyorlar.” (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre kitap eline geçtiğinde, gravürün orijinal hali renkliydi. Kitap satışa sunulmadan önce – muhtemelen 1650 öncesi – elle renklendirilmiştir.
  • Yunan okullarının kullanımı için 1859'da Atina’da basılmış Asya haritası. 51 x 44 cm. (çerçeveli, 55,7 x 48 cm.)
    Provenance: V. K.
    Kondisyon: Çok iyi (9/10)
    Değerlendirme notu: Orijinal Yunancadır. Dönem çerçevesi içindedir. Oyma plakadan baskı yöntemiyle yapılmış ve sınırlar elle boyanarak renklendirilmiştir. Sol alt köşesinde Yunanistan’da okulların kullanımı için hazırlanan bir atlasta yer almak üzere G. Coleman’dan oyulduğu bilgisi yer almaktadır. Atina’da Christos Christodolou tarafından basılmıştır. Asya Kıtasındaki ülkeler yanında Hint Okyanusu ve Pasifik Okyanusu’ndaki ülkeleri göstermektedir. Haritanın ilginç yanlarından birisi 1859 yılında Osmanlı İmparatorluğu topraklarını Türkiye olarak adlandırmasıdır.
     
  • Gravür… Yeniçeri savaşa giderken İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas De Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572. (*)
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: BL
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (**)
    • 320 x 220 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm)
    (*) Nicolay'ın seyahatnamesi bir cilt içinde toplanmış dört küçük kitaptan (libri) oluşur. Kitabın 3. bölümü Yeniçeri ocağına ayrılmıştır. (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre kitap eline geçtiğinde, gravürün orijinal hali renkliydi. Kitap satışa sunulmadan önce – muhtemelen 1650 öncesi– elle renklendirilmiştir. —+— Yeniçeri Savaşa Giderken gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • İstiklal Marşı bugüne kadar Sülüs / Cel-i Sülüs nizamında ilk defa hattat Bekir Er tarafından yazıldı. Altı ayda tamamlanan eser dev boyutlarıyla dikkat çekiyor. Tezhip sanatının en güzel örneklerinden birini oluşturan ay yıldız motifleri ile Esma'ül Hüsna'ya atfen 99 selçuklu yıldızında 22 ayar altın kullanıldı. Müzayedeye sunduğumuz eserin temel vasıfları şöyledir: Hattat: Bekir Er Tezhip: Füsun Er, Gülten Aslantaş, Serap Ekizler Sönmez Yazı türü: Sülüs / Cel'i Sülüs Ebat: 225 x 150 cm. (Çerçeveli, 248x173 cm.) Tarih: Hicri 1439 (2018) Sülüs nizamındaki İstiklal Marşı, el yapımı, asitsiz, yumurtayla aharlanmış ve elle boyanmış özel kağıda yazıldı.  Çerçeve ve camı da özel imalatla elde edildi.
    Provenance: Bekir Er
    Kondisyon: Çok iyi (10/10)
    Değerlendirme notu: Hattatlar, yazacakları ibareyi uzun denemelerden sonra uygun yazı çeşitleriyle en güzel terkip haline getirmeyi varlık sebepleri olarak görüyor. Harflerin baş, gövde veya uzantılarının satır çizgisi üstünde yahut altında yer alması kaidelerle belirleniyor. Buna “hattın satıra oturtulması” deniliyor. Satır nizamında zaruret dolayısıyla harflerin birkaçı esas yerine göre daha üste veya alta alınırsa bu uygulama istif niteliğiyle değerlendirilmiyor. Sülüs veya celî sülüsle istif hazırlanırken bina inşaatında temelden yukarıya doğru katların yükselişi gibi harf ve harf gruplarının da âdeta kat üstüne kat bindirilerek tertiplenmesine dikkat ediliyor. Sülüs ve celîsinde istif yapabilme melekesini kazanmak ayrı bir kabiliyet gerektirir. Bu sebeple sülüs ve bilhassa celî sülüsle uğraşanlar için ayrı bir ihtisas konusu olan istif celî sülüsün tamamlayıcısı olarak bu sanatın öğreniminde son merhaledir. Hattat Bekir Er, İstiklal Marşı hattıyla "son merhale" olarak adlandırılan seviyede çıtayı yükseltmiş görünüyor.
     
  • 1880’li yıllarla tarihlenen Osmanlı Parmak Terazisi. Latin harfleriyle “İskender Arabian Constantinople” ibaresi mevcut. Ermeni işi. 1005 numaralı ya da model terazi… Çok nadir, pirinç. Uzunluk; 100 mm. Sikke pulu (coin pan) çapı; 24 mm. Sikke pulu üzerinde Brevet S.G.D.G ibaresi yer almaktadır. (S.G.D.G, ticari patentli – tescilli Fransız markasıdır.)
    Kondisyon: 7/10 (Hafif kararma var.)
    Provenance: Ercüment Ulay koleksiyonu
    Değerlendirme notu:
    Fransa’da Osmanlı pazarı için imal ve ihraç edildiği tespit edilmiştir. Terazi, Osmanlı ve Avrupa ağırlık standartlarına göre ikili sistemde ölçüm yapmaktadır. İlk örneklerine antik Mısır’da tesadüf edilmiştir. Romalılar bronz parmak terazileri imal ederken, Osmanlı’daki kullanımı 20. yüzyıl başlarına kadar devam etmiştir. Parmak terazisi, Osmanlı’da kuyumcular tarafından kullanılırdı. Ok yönünde (saat yönünde) hareket ettirilen pul, altın gibi değerli madenlerin ağırlıklarına göre sikke değerlerini (fiyatlarını) göstermektedir. Cep terazisi de denilen “parmak terazisi” hakkında sağlıklı akademik yayın yok denecek kadar azdır. Ülkemizde ve uluslararası müzayedelerde nadiren görülmektedir. Tespit edilebildiği kadarıyla önceki müzayedelerdeki tanımlar eksik ya da yanlıştır. İskender Arabian hakkında kesin bilgi bulunmamıştır. Edindiğimiz bilgiler, İskender’in Fransa’da yaşayan bir Ermeni bir usta olduğuna işaret etmektedir.

     
  • Moeurs et Usages des Turcs, Leur Religion, Leur Gouvernement Civil, Militaire et Politique avec un Abregé de l’Historie Ottomane , (Tome second) / (*) Türklerin Gelenek ve Görenekleri, Dinleri, Sivil, Askeri ve Siyasi Yönetimi ile Osmanlının Kısa Tarihi, (II. cilt)
    • Jean Antoine Guer ( (1713-1764)
    • Paris, Merigot & Piget, 1747; (4), açılış sayfası (frontispice), VIII, 537, (2), (5) syf. (**)
    • 25 x 20 cm.
    • Giriş sayfası, siyah ve kırmızı renklerle basılmıştır.
    • Kitapta eksik gravür ya da sayfa bulunmamaktadır.
    • Eserin en çok aranan gravürü, 95 cm. uzunluğundaki Sarayburnu (Grand Serrail de Constantinople) görünümü iyi kondisyondadır.
    • Üç adedi katlanan 17 bakır baskı gravür mevcuttur. (***)
    • Orijinal altın varaklı maroken cildinde... (Sırtta ve arka kapakta soyulan kısım vardır.)
    • İç kapaklar orijinal ebru.
    • Atabey 534. Auboyneau 301. Blackmer 762. Weber II, 761. Chatzipanagioti-S. 382. Cohen/R. 465. Colas 1348. Hage Chahine 2000. Navari (Greek) 308. Sander 872. Cf. Aboussoan 308. Lipperheide Lb 31 (Mortier). Brunet II, 1783 (1746). Satınalma referans no: 33466
    (*) Guer'in eserine derleme olması sebebiyle önem atfedilir. Hayatında doğuya hiç gitmeyen Guer, dönemin belli başlı seyyahlarının kitaplarını biraraya getirir, süzülmüş bilgileri kullanır. Eser, çarpıcı gravürleri sayesinde döneminin en fazla aranan kitapları arasına girer. (**) Coustelier'in Paris'te yaptığı 1746 - 1747 tarihli baskısını aynı yıl içinde (1747'de) Mérigot ve Piget (Paris) baskısı takip eder. (***) Duflos, Boucher ve Halle'nin desen ve oymaları dönemi itibariyle göz kamaştırıcıdır. Bu nedenle Guer'in bugüne ulaşabilen nüshalarında gravürlerden en az birkaçının eksik olduğu gözlenmiştir. Müzayedeye sunduğumuz eser, hem sayfa hem de gravürleriyle eksiksiz nüshadır. Onlarca ilginç vinyet içerir: Mangala oynayan kadınlar, kanun çalan kadın, saka, ciğerci vb. Eserdeki tam sayfa gravürlerin listesi şöyledir:
    • Frontspiece: Padişahın tahta çıkış töreni
    • Osmanlı Sultanı
    • Haseki Sultan (Harem)
    • Kızlar Ağası
    • BaşVezir.
    • Bostancıbaşı
    • İstanbul Müftüsü
    • Başçavuş
    • Kapıcıbaşı
    • Padişahın (tehlikeli) kafesli penceresi - Kasr-ı Adi (Katlanır, 25 x 30 cm.)
    • Kazığa oturtulanlar
    • Yeniçeri Ağası
    • Sipahi
    • Kapudan Paşa (Kaptan-ı Derya)
    • Şehzade Mustafa'nın boğularak öldürüldüğü sahne (Kanuni Sultan Süleyman suikastçıları teşvik etmektedir)
    • Yeniçerilerin (Kapıkullarının) Genç Osman'a başkaldırı ve katletme sahnesi  (Katlanır, 25 x 30 cm.)
    • Sarayburnu'nun görünümü (Katlanır, (25 x 95 cm)

    • Paris, Merigot & Piget, 1747, (4), VIII, 537, (2), (5) pp. Second issue in the year of first publication.
    • This work is especially valued for its engravings of Turkish costume figures and genre scences by Duflos after Boucher and Halle, as well as for Its fine folding (95 cm.) panorama of Constantinople. The French writer and jurist Guer (1713-64) had not travelled. His work is based on a wide knowledge of historiography and travel literature. It is singled out by the high quality of its wealth of illustrations
    • The first edition was published by Coustelier in Paris, 1746-47; the same year saw the second edition (Merigot and Piget in Paris) as well as the third (Mortier in Amsterdam).
    • Atabey 534. Auboyneau 301. Blackmer 762. Weber II, 761. Chatzipanagioti-S. 382. Cohen/R. 465. Colas 1348. Hage Chahine 2000. Navari (Greek) 308. Sander 872. Cf. Aboussoan 308. Lipperheide Lb 31 (Mortier). Brunet II, 1783 (1746). N° de réf. du vendeur 33466
    The list of full page engravings:
    • Frontspiece, Frontispiece of the second volume of the book: The Sultan's enthronement.
    • The Ottoman Sultan.
    • Constantinople panaroma (Folding, 95 x 30 cm.)
    • The Haseki Sultana at her quarters (Harem).
    • Kizlar Agası, head of the eunuchs of the Sultan's palace.
    • The Grand Vizier.
    • Bostancıbaşı, head gardener and executioner, in ceremonial dress.
    • The Mufti of Istanbul.
    • Başçavuş, head of the ushers in the Sultan's palace.
    • Kapıcıbaşı, head of ceremonies in the Sultan's palace.
    • The niche from which the Sultan secretly watched the caucus of the Divan. Here, the Sultan is coming out to intervene. (Folding, 25 x 30 cm.)
    • Executions by impalement and gaunching.
    • The Aga of the Janissaries.
    • Spahi, cavalry soldier.
    • Kapudan Paşa, admiral of the Ottoman fleet.
    • Prince Mustafa assassinated in the campaign tent of his father, Suleiman I, is encouraging moreover the assassinators.
    • The Janissary corp overthrows Sultan Osman II. (Folding, 25 x 30 cm.)
  • Gravür… Azzappi (Azap, Azeb) (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolasde Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai... Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: BL
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (**)
    • 325 mm. x 223 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm)
    (*) Azap, Osmanlı klasik ordu teşkilatlanmasında eyalet - yerli kulu askeridir. Hafif silahlarla donanmışlardır. Yaya hareket ederler. Yıldırım Bayezid döneminde (1390) Gelibolu Tersanesi'nin inşası ile bir kısım kara azabı Donanma hizmetine alınır. İlk deniz kuvveti bu askerler tarafından oluşturulur. Deniz azapları da yeniçeri gibi başlarına börk  giyerlerdi. (**) Koleksiyoner S.E'nin verdiği bilgiye göre gravürün kitap içindeki orijinal hali renklidir. Kitap satışa sunulmadan önce -muhtemelen 1650 öncesi- elle renklendirilmiştir. —+— Azap askeri gravürü dünyada ilk kez yukarıdaki bilgilerle müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.  
  • Gravür… Femme Tvrqve Vestre a la Moresgvs (Türk Kadını) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas de Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572. (*)
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: BL
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (**)
    • 340 x 220 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm)
    • Monogram: M ij
    (*) Osmanlı toplumunu yazı ve resimleriyle Avrupa’ya derli toplu ve canlı biçimde tanıtan ilk isim Nicolas de Nicolay’dır. Kitap, Avrupa moda dünyasında referans olur. 16. yüzyılın ikinci yarısında basılan giyim-kuşam albümlerinin büyük bir bölümü Türk kıyafetlerine ayrılır ve Nicolay’ın gravürleri kopyalanır. Tipik örnekler için bkz. J.J. Boissard’ın Habitus... (Metz, 1581), Abraham de Bruyn’un, Omnium pene... (1581) J. Amman’ın Gynae-ceum... (1582), Cesare Vecellio’nun Habiti... Kadın gravürlerinin peçesiz çizilmesi dikkat çekicidir. (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre kitap eline geçtiğinde, gravürün orijinal hali renkliydi. Kitap satışa sunulmadan önce –muhtemelen 1650 öncesi– elle renklendirilmiştir. —+— Türk Kadını gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  • Waffenfabrik Mauser Oberndorf, C-96 Tabanca seri numarası: 577048 (**) Kabza seri numarası: 907 Yarı otomatik, 7.65mm. İmalat aralığı: 1923-1930
    Provenance: A. B. koleksiyonu. (Aile yadigarıdır)
    Kondisyon: Tabanca kondisyon: 10/9,5 Kabza kondisyonu: 10/10
    Değerlendirme notu: Yüksek kondisyonu ve seceresi itibariyle emsalsız antikadır.
    Silahın efsanesi: Mauser Alman tüfek firması Mauser (Mavzer) 1874 yılında, Prusya ordusuna tüfek üretmek amacıyla Paul Von Mauser tarafından kurulur. Üretilen ilk tüfek Mauser Model 1871, diğer adıyla Infanterie-Gewehr 71 (Almanca, piyade tüfeği) olur. Mauser, dönemi itibariyle Alman İmparatorluğu'nda standart piyade tüfeği haline gelir. Sonraki modeller bu tüfek üzerinden geliştirilir. Mauser'in C/96'yı sattığı ilk ordu Osmanlı ordusudur. Osmanlı ordusu, 1897 yılında 1.000 adet C/96 satın alır. Seri numaraları 1 ile 1000 arasında Arap rakamlarıyla numaralandırılır.
     
  • Tableau General de l’Empire Othoman..., Birinci baskı, 1. cilt (*) (Osmanlı arşivlerindeki belgelere göre D’Ohsson, 1792 yılında Padişah III. Selim’e sunar. Muhteşem gravürlerin Fransızca altyazıları padişah için tercüme edilir. Eseri çok beğenen III. Selim, “Musannifini Hak Teâlâ İslâm ile müşerref eyleye” temennisini ihtiva eden hatt-ı hümâyunu ile kendisine 5000 kuruş gibi büyük bir atıyye [ihsan - bahşiş] verir.) (**)
    • Ignace Mouradja d' Ohsson (1740, İstanbul - 1807, Bievres)
    • Paris, 1787
    • Açılış sayfası (frontspiece) dahil (vi), xii, 324, (2), dört tablo (A, AA, B ve C), 38 figür içeren 24 tam sayfa gravür (***)
    • Büyük (folyo) boy, 525 x 350 mm.
    • Kitapta eksik gravür ya da sayfa bulunmamaktadır.
    • Sırtı, orijinal altın varaklı dana derisi. Cilt köşelerinde yüzyıllara sari yıpranma mevcuttur.
    • İç kapaklar orijinal ebru.
    • Eserin en çok aranan muhteşem çift sayfa gravürü "Sultan Ahmet Camii'nde Mevlit Töreni" mevcuttur. (pl. 25, syf. 256)
    • Hz. Muhammed'e ilk vahyin ulaştırıldığı Hira Mağarası'ndaki görünümüne ilişkin "Mehhdy" isimli gravür dikkat çekicidir. Gravürde Hz. Muhammed'in Kuran-ı Kerim'i elinde tuttuğu görülüyor. (pl.7, syf. 88)
    • Eser, bütün olarak iyi kondisyondadır. Gravürlerin kondisyonu çok iyidir.
    (*) Eser, 1787 ile 1820 yılları arasında (büyük boyda) üç cilt halinde yayımlanır. Eserin en gösterişli ve önemli cildi olan 1. cildin ilk kısmı islâm tarihi ve hukukuna ayrılır. Namaz kılma usullerinden, Hazreti Muhammed'in kişiliğine pek çok değerli bilgi verilir. D'Ohsson birinci cildin ilk kısmında İslam bilginleri İbrahim el-Halebi’nin (ö. 956/1549) Mülteḳa’l-ebḥur’u ile Nesefi’nin (ö. 537/1142) Aḳaʾidü’n-Nesefi adlı eserlerinden faydalanır. Eserin ikinci kısmı ise başlangıçtan 1774 yılına kadar gelen Osmanlı tarihini ayrılır. Saray teşkilâtı, Osmanlı hânedanı, harem, harem hayatı ve harem kadınları hakkında yer alan bilgilerin saray hizmetkârları ve haremde yaşayan câriyelerden alınarak aktarıldığı ifade edilir. (**) III. Selim'in ödüllendirdiği eserin ilginç özelliklerinden biri de Halifeliğin Osmanlı'ya geçişiyle ilgili önemli bir rivayeti konu almasıdır. Tarihte ilk kez yazılı - basılı bir eserde (d'Ohsson tarafından) Yavuz Sultan Selim'in Hilafet kılıcının kuşanarak Hilafeti devraldığı anlatılmaktadır. Mısır ve Arap yarımadası Osmanlı hâkimiyetine girince, Yavuz “hâdimü’l-Haremeyni’ş-şerîfeyn” unvanına sahip olur.  Sonraki bazı kaynaklara göre son Abbâsî halifesi III. Mütevekkil-Alellah hilâfeti Yavuz Sultan Selim’e merasimle devreder. Yavuz Sultan Selim, İstanbul’a dönüşünde Eyüp Camii’nde veya Ayasofya Camii’nde özel bir tören yapıldığı ve hilâfet kılıcı kuşandığı rivayet olunur. Fakat Yavuz Sultan Selim dönemi kaynaklarında bu olayla ilgili herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Hoca Sâdeddin Efendi’de geçen, “Libâs-ı hilâfeti istihkak ile telebbüs eylemişken dervişâne kisvet ve libâsı ihtiyar etmişti” ifadesinden başka bir bilgi mevcut değildir. Modern tarihçiler, böyle bir merasimi belgeleyen orijinal belge bulunmadığından hareketle bilgilerin uydurma olduğunu ve Osmanlının hilâfetin mânevî nüfuzuna ihtiyaç duydukları dönemlerde geriye dönük olarak rivayet ettiklerini ileri sürerler (Bkz. Asrar, sy. 22 [1983], s. 91-100; Sümer, LVI/217 [1992], s. 675-701). (***) Eser, gravür ve sayfaların eksiksiz olması sebebiyle son derece nadirdir. Eserdeki 4 tablodan A ve AA harfleriyle kodlanan büyük boy (595 x 454 mm.) iki ayrı katlanan tablo, Hazreti Muhammed'in mensup olduğu Kureyş kabilesinden başlayarak halifeler, 12 imam vd. İslam önderlerinin soy ağacını içermektedir.  B harfiyle kodlanan büyük boy (970x265mm.) katlanan tablo, arapça harflerle dini takvimi göstermektedir. C harfiyle kodlanan tam sayfa gravürde ise Osmanlı hat türleri örnekleriyle resmedilmektedir. Ignace Mouradja d' Ohsson'un, Tableau General de l’Empire Othoman (1787) isimli eseri yukarıdaki katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz. __________ Ignatius Mouradgea d’Ohsson - Muradca Tosunyan (1740-1807) D’Ohsson, Osmanlı Devleti’nde doğup büyüyen, tahsil gören, Avrupa kültürü ve medeniyetiyle yoğrulan Levanten tipin ilk ve en parlak örneğidir. İstanbul Beyoğlu’nda Katolik Ermeni bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. Babası Johannes Mouradgea’nın (1721, İstanbul – 1787, İzmir) adı arşiv kayıtlarında “Ohannes veled-i Muradca” şeklinde geçer. “Muradca” isminin sonunda düşmüş bir “n” harfinin bulunduğu ve kelimenin Ermenice aslının “Muradcan” olduğu tesbit edilmiştir. Bu kayda göre d’Ohsonn’un büyük babasının adını aldığı anlaşılmaktadır. Meşhur olduğu d’Ohsson adı ise amcası veya dayısının lakabı olan “tosun” kelimesinin ileride kendisine İsveç kralı tarafından asalet pâyesi verildiğinde aldığı şekle dayanır. Bu durumda onun Osmanlı tebaası olarak adının Muradcan Tosunyan olduğu ortaya çıkmaktadır. D’Ohsson, İzmir’de 1735’te açılan İsveç Konsolosluğu’nun ilk tercümanlarındandı.  1738’den 1777’ye kadar bu görevde bulunan babasının yanında çalıştı. 1763’te İstanbul’daki İsveç Elçiliği’nin tercümanlık hizmetine girdi, 1768’de baş tercüman oldu. İstanbul’da Fransisken ve Dominiken papazlarından Batı tarzı eğitim aldı. Tercümanlık hizmeti yanında Doğu dillerini ve tarihini Avrupa-i metotlarla yakından incelemeye başladı. İslâm dünyasının tarih ve medeniyetine karşı büyük ilgi duyan D’Ohsson 22 yıl boyunca birincil kaynaklar üzerinde çalıştı. Osmanlı ulema ve ricalinden isimlerini vermediği iki kişinin devletin hukukî yapı ve teşkilâtıyla ilgili konularda kendisine çok yardımcı olduklarını belirten d’Ohsson, 1784’te Fransa’ya gitti. Bu arada diplomatlık mesleğinde de ilerleyen d’Ohsson, 1775’te İsveç kralından “kralın mahrem-i esrârı ve sır kâtibi” unvanlarını aldı ve 1783 tarihli İsveç-Osmanlı Ticaret ve Dostluk Antlaşması’nın gerçekleşmesindeki üstün katkılarından ötürü kendisine “Vasa nişanı” tevcih edildi. 1796 yılı sonunda İsveç elçisi olarak tayin edildi, 1801’de kendisine şövalye pâyesiyle asalet unvanı verildi. D’Ohsson’un süratli yükselişinde, Osmanlı sarayı ile iş yaptığı söylenen Ermeni sarraflarından Abraham Kuleli’nin kızı Eva ile evlenmesinin de önemli katkısı vardır. 1782’de kaybettiği bu ilk eşinden, ileride kendisi gibi diplomat olacak ve şarkiyat sahasında isim yapacak olan oğlu Abraham Constantin doğdu. İkinci evliliğini 1789’da Marie Antoinette Amelie Beilliard adlı bir Fransız ile yaptı; bu eşi de kendisinin Fransa ile olan ilişkilerini sağlamlaştırmasına yardımcı oldu. Osmanlı tebaası olan diğer Katolik Ermeniler hakkında ileri sürülen, servetlerini yurt dışına kaçırdıkları isnadını doğrularcasına servetini Fransa’ya taşıyarak parasını Fransız bankalarına yatırdı. Ancak 1789 Devrimi ile servetini kaybetti. İstanbul’a döndüğünde İsveç elçisi sıfatıyla Fransız ihtilâl temsilcilerini destekledi ve İstanbul’daki “Jacobin”lerle sıkı ilişki içine girdi. Fransızlar 1789'da Mısır’a saldırınca Osmanlı idaresi de d’Ohsson’u “istenmeyen adam” ilân etti ve İsveç kralından İstanbul’a “hakiki bir İsveçliyi elçi” göndermesi istendi. 1799 Nisanında İsveç hükümeti tarafından geri çağrılan d’Ohsson, hayatının geri kalan kısmını Fransa’da geçirdi ve 27 Ağustos 1807’de Paris yakınlarında Biavre’de öldü. Mezarının nerede olduğu bilinmiyor. (TDV İslâm Ansiklopedisi, 1994, İstanbul, 9. Cilt, syf, 496-497)
  • Gravür... Villageoise Grecque - Yunan Köylüsü (*) İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas De Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (**)
    • 340 x 230 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm)
    • Monogram: O
    (*) Nicolay, kadınlara ve kıyafetlerine ilişkin nesnel görüşe dayanarak resimler yaptığını anlatıyor: "Burada yaşayanların giyim-kuşam geleneklerine gelince, sizlere bir Rum, bir orta halli Türk kadını ve bir de yalnız bu kentte değil, bütün ülkede pek çok olan bir sokak kadınının modelden desenlerini çizdim. Erkekler ise ister Türk, ister Yahudi veya Hristiyan olsun, İstanbul, Trakya ve eski Yunanistan’ın başka kentlerindeki gibi giyiniyorlar." (**) Koleksiyoner (gravürün sahibi) S.E’nin verdiği bilgiye göre kitap eline geçtiğinde, gravürün orijinal hali renkliydi. Kitap satışa sunulmadan önce – muhtemelen 1650 öncesi – elle renklendirilmiştir.

    —+—

    Yunan köylüsü gravürü, okuduğunuz katalog bilgileriyle ilk kez müzayedeye çıkıyor. Bilgileri başka mecralarda kullanmanız halinde Maarif Sahaf Antika Galerisini referans göstermenizi öneririz.
  •   Gravür... Pellerins mores revenans de la Mecque - Geleneksel kıyafetleriyle Mekke'den dönen hacılar İlk baskı bilgileri:
    • Sanatçı: Nicolas de Nicolay (Der Erst Theil von der Schiffart und Raisz in die Türckey und Gegen Orient beschriben durch H.N.Nicolai… Nüremberg, 1572.
    • Gravürcü: Conrad Saldöerffer
    • İlk baskı tahta kalıptır. Tahta baskısı baskıdan sonra elle renklendirilmiştir.
    • 315 x 210 mm.
    • Monogram: LD
    Gravürün alındığı eserin bilgileri:
    • L’Histoire de la Décadence de l’Empire Grec, et Establissement de Celvy des Turcs par Chalcondile Athenien” Paris, 1650.
    • Bakır baskı
    • Elle (döneminde) renklendirme, pigment boya (*)
    • 340 x 230 mm. (Çerçeveli:445 x 335 mm.)
    (*) Koleksiyoner S.E’nin verdiği bilgiye göre gravürün kitap içindeki orijinal hali renklidir. Kitap satışa sunulmadan önce – muhtemelen 1650 öncesi – elle renklendirilmiştir.